Türkçe Kelime türleri:İsim, zamir, sıfat, zarf, edat, bağlaç, › İngilizce: Word types: Nouns, pronouns, adjectives, adverbs, prep
Adıl(Zamir) Önad (Sıfat) Belirteç (Zarf) İlgeç (Edat) Bağlaç Ünlem 2- Fiil (Eylem) *Sözcükler cümlede kullanılışlarına göre görev (tür) değiştirebilirler. Bu elbise iyi olmuş. (Zarf) İyi bir elbise almışsın. (Sıfat) Burada önemli bir ayrıntıyı bilmemiz gerekiyor: İsim ve Fiil Farkı:
2) Sıfat (Önad) 3) Zamir (Adıl) 4) Zarf (Belirteç) 5) Edat (İlgeç) 6) Bağlaç 7) Ünlem B)FİİLLER (Eylemler) 1)Adlar: Varlıkları ya da kavramları karşılayan,onları tanımamızı sağlayan sözcüklere “ad” denir.Bir kelimeye -mek, -mak ya da -ma, -me olumsuzluk ekini getiremiyorsak o kelime addır.
UYARI “Yalnız” kelimesi isim, sıfat, zarf bağlaç ve edat olarak kullanılabilen bir kelimedir. Bu yüzden dikkatle incelenmelidir. > “Yalnız” kelimesi, yerine “sadece” sözcüğünü getirebildiğimiz durumlarda edattır. > “Yalnız” kelimesi, yerine “ama, fakat” sözcüğünü getirebiliyorsak bağlaçtır.
Edatlar bağlamda anlam ve görev kazanır. Bir kelime veya kelime grubuna bağlanan edat, onunla beraber isim, sıfat veya zarf görevi üstlenir. Bağlaç "Deniz kıyısında simit ve çay keyfi yaptık." "Filmi seyrettim ama pek beğenmedim." Bunları cümle dışında kullandığımızda bir anlamları olmadığını görürüz.
Vay Tiền Nhanh. İsim İsimler veya adlar; özel-genel cins, canlı-cansız, somut-soyut tüm varlık, kavram ve olayları karşılayan sözcükler. Sıfat, zarf, zamir gibi sözcük grupları isim soylu sözcükler olarak kabul edilir. Türkçede isimler genel olarak kabul edilen dört farklı şekilde sınıflandırılırlar Oluşlarına maddelerine göre Verilişlerine göre Sözcük yapısına göre Sayılarına göre Varlıkların oluşlarına göre isimler Varlıkların oluşlarına göre isimler iki ayrı ana grupta incelenirler; bunlar soyut ve somut isimdir. Soyut isim Soyut isimler veya mana isimleri klasik tanımla beş duyu organlarıyla algılanamayan, zihinsel veya somut olarak ispatı mümkün olmayan kavramları karşılayan isimlerdir. Sevgi, saygı, inanç, korku, yiğitlik, cesaret, sevinç, aşk gibi. Somut isim Beş duyudan herhangi biriyle algılayabildiğimiz, kavrayabildiğimiz varlık ve kavramların isimleridir. Yani somut varlıkları karşılayan isimlere somut isimler denir. Bu isimler, herkes tarafından görülen, bilinen, hissedilen, cismi olan, varlığı kişiden kişiye değişmeyen varlıkları karşılarlar. Su, toprak, ağaç, ses, televizyon, rüzgâr, sarı, mavi, duman, koku gibi. Varlıkların verilişlerine göre isimler Varlıkların verilişlerine göre isimler iki farklı grupta incelenirler; bunlar özel ve cins isimlerdir. Özel İsim Sadece tek bir varlığı karşılayan sözcüklere özel isim denir. Pamuk, Tekir,Deniz,Ankara,Karadeniz,Merve,Furkan,Nesil vb. Cins İsim Cins isimler, aynı cinsten olan varlık,kavram veya olguların birini, bir bölümünü veya tamamını karşılayan isimlerdir. Odun, ağaç,kereste, masa, saat gibi. Cins isimler özel isimlerin aksine; çoğu kişinin aklında aynı görüntüyü imaj canlandırır; Örneğin Merve ismi Merve adında birini tanımayan bir kişi için anlam ifade etmezken, koyun ifadesi çoğu kişinin zihninde aynı varlığa karşılık gelir. Bu anlamda cins isimler daha genel bir anlam belirtirler. Cins isimlerin görevleri; Canlıların genel tanımlarını karşılar; İnsan, kuş, sürüngen, amip, Eşyaların tanımlarını karşılar; Masa, sandalye Mekân ve yön tanımlarını karşılar; Oda, sınıf, kuzey, odunluk, sol Sayıların tanımlarını karşılar; On, yedi, otuz Akrabalık adı olur; Teyze, nine, amca gibi Mana isimlerinin hepsi bu kapsama girer; saygı, ihtiras, cesaret Yapılarına göre adlar Yapılarına göre isimler üç ayrı grupta incelenir; Basit İsim, Türemiş İsim, Birleşik İsim Basit isim Yapı olarak kök hâlinde bulunan isimlere Basit İsim denir. Un, sıra, kına, ağaç, saat gibi. Türemiş ad Yapım eki almış isimlere Türemiş İsim denir. seçim, uçak, tuzluk, oduncu, vb. Birleşik isim Birden fazla ismin birleşip kalıplaşması ve yeni anlam kazanmasıyla oluşan isimlerdir Pamuk+kale, açık+göz, kuş+burnu, kara+fatma, ana+yasa, uyur+gezer, can+kurtaran, beşi+bir+yerde, hanım+eli, beş+parmak+otu Varlıkların sayılarına göre isimler Tekil isim İsimlerin -ler, -lar çoğul eki almamış halidir. Yalın hal de denir Çoğul isim İsimlerin ünlü uyumuna göre -ler, -lar çoğul eki almasıyla yapılır bulut+lar, keçi+ler, melek+ler, Ali+ler,çocuk+lar,insan+lar Topluluk ismi Biçim bakımından tekil göründüğü halde çokluk ya da topluluk anlamı veren adlardır. Ordu, alay, sürü, kurultay, meclis, takım,aile,grup kelimelerdiler Türkçede fiil Vikipedi, özgür ansiklopedi Atla kullan, ara Oluş Fiilleri Adından da anlaşılabileceği gibi, belli bir zamana bağlı olarak, hiç kimsenin etkisi olmadan, zaman içinde, kendiliğinden oluşan olayları anlatan fiiller, oluş fiilleridir. Zamanla meydana gelen olayları anlatırlar. Aynı zamanda oluş fiilleri nesne de almazlar. Örnek İnsanlar, gün geçtikçe yaşlanıyorlar. Onu yaşlanmak ifadesi olmuyor. Yani nesne almamış ve eylemin gerçekleşmesi zaman içersinde kendiliğinden olmuştur. İş Kılış Fiilleri Kılış fiilerine yani iş fiillerine ne, neyi, kimi soruları sorulur eğer bu sorulara cevap verirse kılış fiilidir ama cevap vermezse ya durum ya da oluş fiilidir. Bu fiillerin gerçekleşebilmesi için bir nesneye ihtiyaç vardır. Yani bir nesneye bağlı olarak yapılan hareketleri anlatan fiiller iş fiilleridir. İş fiilleri ile durum fiillerini karıştırmamak için, "onu" kelimesi kullanılır. Bu kelime, Türkçe'deki canlı veya cansız, tüm varlık ya da nesnelerin yerine kullanılabilir. Örnek Şanlıurfa gezisinde Balıklıgöl'ü gördük. Durum Fiilleri Bu fiillerde belirtilen eylemi yapabilmek için bir nesneye ihtiyaç duyulmaz. Yani durum fiilleri, nesneye ihtiyaç duymayan fiillerdirler. Bunun yanı sıra gerçekleştirilen eylem öznenin üzerinde gerçekleşir ve işin gerçekleşmesinde öznenin bir etkisi vardır. Durum fiillerini bulabilmek için fiilin önüne "onu" kelimesi getirilir. Eğer anlamsız oluyorsa o fiil durum fiilidir. Örnek Dün gece çok fazla uyudum. nesne almamıştır ve belirtilen eylem öznenin üstünde gerçekleşmiştir. Fiillere Gelen Kip Ekleri Haber kipleri Bildirme Zaman anlamı kipleri için, oluşun veya hareketin zaman ve şahsa bağlı olarak meydana geldiğini bildiren kiplerdir. Bunlara bildirme kipleri de denir. Görülen Bilinen Geçmiş Zaman Kipi Geçmişte meydana gelen, öznenin de gördüğü olaylar anlatılırken görülen bilinen geçmiş zaman kullanılır. Görülen geçmiş zaman eki fiil kök ve gövdelerine büyük ünlü uyumu kuralı ve ünsüz benzeşmesi kuralına bağlı olarak -dı,-di,-du,-dü,-tı,-ti,-tu,-tü şeklinde eklenir. Fiil kök ya da gövdesi + -dı,-di,-du,-dü,-tı,-ti,-tu,-tü gör - dü - m gör - dü - n gör - dü - X gör - dü - k gör - dü - nüz gör - dü - ler Duyulan Öğrenilen Geçmiş Zaman Kipi Geçmişte olup da, ilgili öznenin göremediği, başkalarından duyarak veya okuyarak öğrendiği olayları anlatmak için kullanılır. Duyulan geçmiş zaman eki, fiil kök ya da gövdelerine "-mış,-miş,-muş,-müş" şeklinde bağlanır. Fiil kök ya da gövdesi + -mış,-miş,-muş,-müş Atatürk, Samsun'a çıkmış. → Atatürk'ün Samsun'a çıktığı, bir yerden öğrenilerek anlatılıyor. Bu sebeple öğrenilen geçmiş zaman kullanılır. Gelecek Zaman Kipi Henüz gerçekleşmemiş, fakat sözün söylendiği andan sonra gerçekleşeceği düşünülen durumları anlatırken gelecek zaman ekini zaman ekinden sonra, ünlü harfle başlayan bir ek geldiğinde, "-k" harfi "g" veya "ğ"'ye dönüşür. Buna ünsüz yumuşaması denir. Yani "-ecek, -acak", "-acağ, -eceğ" şekline dönüşür. Fiil kök ya da gövdesi + -ecek, -acak Koşacağım Ben, Vikipedi'ye madde yazacağım. Şimdiki Zaman Kipi Hareketin yapıldığı an ile, aktarıldığı an aynı ise, şimdiki zaman eki kullanılır. "-yor" ekinde bulunan -y harfi, ünlü daralması olayına yol açar. -y harfinin önüne gelen -a, -e geniş ünlüleri -y harfi nedeniyle daralmaya uğrar ve -ı, -i, -u, -ü'ye dönüşür. Buna ünlü daralması olayı denir. Taşla'yor → Taşlıyor Geniş Zaman Kipi Geçmişte yapılmış olan, an itibariyle yapılıyor olan ve gelecekte de yapılması düşünülen hareketleri anlatabilmek için geniş zaman kullanılır. Geniş zaman eki, fiil kök ya da gövdelerine "r,-ar,-er" şeklinde eklenir. Bazen geniş zaman eki "-ır,-ir,-ur,-ür" karşımıza çıkar. Aslında buradaki "-ı,-i,-u,-ü" ünlüleri kaynaştırma harfidir. Fiil kök ya da gövdesi + -r,-ar,-er Dilek Kipleri Zaman anlamı vermezler.-sa, -se'dirBir eylemin yapılması ya da bir oluşun harekatının bildirimi anlatan kiplerdir. Dörde ayrılır. Gereklilik Kipi Eyleme -meli/ -malı eklerinden birini getirmek suretiyle yapılır. Zorunluluk, kural ve olasılıkları anlatır. Haftada bir kitap okumalıyım. Onu bulmalısın. Sınavdan iyi not almalıyım. Sınava iyi çalışmalıyım. İstek Kipi Bir iş, oluş veya hareketin yapılmasının, olmasının istendiğini belirten kiptir. Ekleri ses uyumuna göre "-e, -a" dır. Şimdi affını yazayım. Şu konuyu öğreneyim. Buradaki e harfi istek kipidir. öğren-e-yim öğren-e-sin öğren öğren-e-lim öğren-e-siniz öğren-e-ler Fiile gelen -sa,-seekleri ile yapılmasını koşula bağlı olarak eylemin bağlı olduğu durumlarda kullanılır. Şart Kipi Fiili şarta ve dileke bağlayan kiptir. Şart kipini alan fiil yalnız başına bir anlam ifade etmez. Temel cümledeki yargının gerçekleşmesini şarta bağlayan yardımcı bir öğedir. İki anlamda kullanılır. Fiile -sa, -se ekleri getirilerek yapılır. Eğer, biraz çalışsa derslerden iyi not alacak Emir Kipi Bir iş, oluş veya hareketin olmasını, yapılmasını veya yapılmamasını emretmek için kullanılır. Eki yoktur. Bir bardak su ver. Kapıyı kapat. Zarf dilbilgisi Örnekler Yarın gideceğiz. Yukarı taşıdım. Koşa koşa geldi. Büyük düşünmek gerekir. Beş dakika bekledim. Neden sen de gitmiyorsun? Çok çalışıyorsun. Zarflar veya belirteçler; bir fiilimsinin, fiilin, sıfatın veya başka bir zarfın anlamını yer, yön, zaman, ölçü, nicelik, soru bakımından belirten, sınırlayan ve etkileyen kelimeler. Genellikle fiile yöneltilen neden, ne zaman, nereye, ne kadar ve nasıl sorularının cevaplarını oluştururlar. Aşağı, yukarı, nazikçe, çok, az, fevkalâde, en, ileri, geri, şimdi, geç gibi kelimeler cümle içerisinde zarf olarak kullanılabilirler. Zarf Çeşitleri Zaman zarfları Fiilde belirtilen eylem veya hareketin ne zaman yapıldığını bildiren kelimelere veya kelime gruplarına zaman zarfı denir. "Dün, bugün, yarın, akşam, kışın" gibi kelimeler, cümlede zaman zarfı görevinde kullanılabilirler. Fiile sorulan "Ne zaman?" sorusunun yanıtı zaman zarfıdır O, şimdi gelecek. Durum zarfları Fiillerin durumlarını anlatan; fiilde bildirilen hareketin nasıl yapıldığını anlatan kelimelere durum zarfı hemen bütün niteleme sıfatları zarf olarak da kullanılabileceğinden ötürü sayıları oldukça fazladır. "hızlı, tek tek, iyice, sora sora, geze geze, böyle, şöyle gibi." Durum zarflarının cümle içinde ayırt edilebilmesi için, cümle içindeki fiile nasıl sorusu sorulur, alınan cevap durum zarfıdır. Bir fiili, birden fazla durum zarfı niteleyebilir. Adam, koşa koşa yanımıza geldi. Miktar zarfları Fiilleri, sıfatları ve zarfları miktar, derece, ölçü bakımından etkileyen ve sınırlayan zarflardır biraz,fazla, çok, daha, en, pek, az vb.... "Başarılı olmak için çok çalışmalıyım" "Sütten az içtim." Cümlede nicelik zarfını bulmak için sıfat veya zarfa "ne kadar" sorusu sorulur. Yer-yön zarfları Fiilleri, yer-yön bakımından belirtirler. İsmin hâl eklerini almazlar. Aşağı indim. "Aşağıya" olursa "aşağıya" zarf olmaz Biraz öte git. "öteye" olursa zarf olmaz İleri doğru koşmaya başladı. "ileriye" olursa zarf olmaz Soru zarfları Fiilleri ve fiilimsileri soru yönünden etkileyen zarflardır neden, niye, niçin, nasıl, ne zaman, ne kadar bulmak için sorulan soruların tamamını kapsar. "Şehrimizi nasıl buldunuz? "Yolculuk ne kadar sürüyor? "Niçin gökyüzü bu kadar mavi? "Sizin bahçeniz niye bu kadar geniş? "Neden senin ağzın bu kadar büyük? "Buraya nasıl geldin? "Elbiseyi nasıl buldun? Bazı önemli konular Daha önce belirtildiği üzere sıfatların çoğu zarf olarak da kullanılırlar. "Eve yeni geldim" cümlesinde yeni kelimesi fiilin gerçekleştiği zamanı belirtmektedir ve zarftır. "Yeni eve geldim" cümlesinde ise evin yeni olduğunu belirtir ve sıfattır. Zarflar genelde fiilden hemen önce kullanılırlar "Fasülyeler iyice büyüdü" örneğinde olduğu gibi. Zarfların özneden önce kullanılması "bazen" anlam düşüklüğüne veya devrik cümleye neden olabilir. "Çok kahvehaneye gitmeye başladın" yerine "kahvehaneye çok gitmeye başladın" demek daha uygundur. Son yıllarda en, çok, az gibi azlık-çokluk zarfları yerine felaket, acayip, korkunç, dehşet gibi kelimeler zarf olarak kullanılmaya başlanmıştır. "Genç kız korkunç güzel piyano çalıyordu" gibi bir cümle dilbilgisi kurallarına göre hatalıdır. korkunç yerine çok veya oldukça gibi çok daha uygun bir zarf kullanılabilir. Zamir veya adıl, isim olmadığı halde cümlede varlıkların adları yerine kullanılabilen ve adların yerine getirdiği tüm işlevleri yerine getirebilen isim soylu kelime. Ben, sen, o, biz, siz, onlar; kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, kendileri; bu, şu, o; kim, ne; biri kelimeleri zamirlere örnek gösterilebilir. Anlamlarına ve görevlerine göre zamirler Şahıs kişi zamirleri Kişi adlarının yerine kullanılan ben, sen, o, biz, siz, onlar, bunlar gibi kişi adının yerine geçen sözcüklerdir "Bunu ancak ben yaparım." "Yarın onlara da uğrayacağız." Şahıs zamirlerinin belirtme sıfatlarından olan işaret sıfatları ile karıştırılmamaları gerekir. İşaret sıfatlarından sonra bir isim gelir ve sıfat tamlaması oluşturur. Şahıs zamirleri ise tek başına anlamlıdır. "O, bu işe ne diyecek dersin?" şahıs zamiri "O çocuk seni bu hale getirdi." "hangi çocuk" sorusuna yanıt niteliğinde olan "o" işaret sıfatıdır Dönüşlülük zamiri Cümledeki eylemin, özne tarafından bizzat yapıldığını bildiren, vurgulayan zamirdir. Dönüşlülük zamir kendi sözcüğü ve iyelik eki almış halleridir kendim, kendin, kendisi, kendimiz, kendiniz, kendileri. Dönüşlülük zamiri bazı kaynaklarda şahıs zamiri olarak geçer. Ödevlerini kendin yapmalısın. Kendi zamirinden sonra bir isim gelirse kelime grubu isim tamlamasına dönüşür ve kendi, "tamlayan" olur. Ankara'ya kendi arabamla gittim. İşaret zamirleri Varlıkların yerini gösteren zamirlerdir "bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, beriki, öteki, orası" vb. Yakındaki varlıklara işaret ederken bu ve bunlar; biraz uzaktaki varlıklara işaret ederken şu ve şunlar; en uzaktaki varlıklara işaret ederken o ve onlar kullanılır "Şunu deneyeyim, bu biraz küçük geldi." Buna, şuna, ona, öteki, beriki, böyle, şöyle, öyle kelimeleri de işaret zamiri olarak kullanılırlar "Şuna bak, kendini bir şey sanıyor!" "Gel de böylesi ile ortaklık kur..." "Öteki daha güzeldi, keşke onu alsaydık." O ve onlar insanlar için kullanıldığında "şahıs zamiri" olarak adlandırılırlar "Ahmet'i soruyorsan, o yarın burada olacak." şahıs zamiri "Onları en alt çekmeceye koy." işaret zamiri Bu, şu, bunlar, şunlar işaret zamirleri şahıslar için de kullanılabilirler. "Karşı takımı bunlarla mı yeneceğiz?" "Şu, daha uzun duruyor." İşaret zamirleri belirtili isim tamlamalarında tamlayan veya tamlanan olarak kullanılabilirler "Bunun sonucuna katlanacaksın." "bu" tamlayan "Öğrencinin böylesi insanı çileden çıkarır." "böylesi" tamlanan Soru zamirleri Cümlede adların yerine kullanılan soru sözcüklerine soru zamiri denir. Soru zamiri ile oluşturulmuş soru cümlelerinin cevabı yine bir isim veya zamirdir. "Nereye gidiyorsun?" Ankara'ya, okula, ona vs. "Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?" Nazan, teyzem vs. "Hangisini giyeceksin?" şunu, bunu, uzun kollu olanı vs. "Ödülü kime verdiler?" sana, Orhan Pamuk'a vs. Bazı soru zamirleri cümledeki eylemi etkilediklerinde "soru zarfı" olurlar "Ne aval aval bakıyorsun, yesene!" soru zarfı "Yarın ne giyeceksin?" soru zamiri Bazı soru zamirleri cümledeki isimleri nitelediklerinde veya belirttiklerinde "soru sıfatı" olurlar. "Hangi kalem seninki?" soru sıfatı "Hangisi senin?" soru zamiri Soru zamirleri bir belirtili isim tamlamasında tamlayan veya tamlanan olarak kullanılabilirler "Bunların hangisi sana vurdu?" "bunlar" işaret zamiri ve tamlayan, "hangisi" soru zamiri ve tamlanandır "O çocuk babanın nesi oluyor?" tamlanan "Kimlerin kalbi daha sağlıklı, belli olacak." tamlayan Belgisiz zamirler Cümlede varlıkları isim, sayı, miktar ve ölçü yönünden belli belirsiz karşılayan zamirlere belgisiz zamir denir Hepsi, kimse, tümü, herkes, hepimiz, kimisi, kimileri, kimi, biri, birisi, birileri, birkaçı, bazısı, bazıları, çoğu, birçoğu, birçokları, başkası, birazı, fazlası, bir kısmı, şey vb gibi "Dünkü eğlenceye kimse gelmemiş." "Kimi rakı sever, kimi şarap." "Başkası görse, seni kesin rapor ederdi." "Bana aklı başında birisini gönder." Belgisiz zamirler bir isim tamlamasında tamlayan veya tamlanan olarak kullanılabilirler "Herkesin iyiliği için böyle olması gerekiyor." tamlayan "Çocuklardan birkaçı firar etmiş." tamlanan Şahıs ve işaret zamirleri ikileme oluşturacak şekilde birlikte kullanılırlarsa, "belgisiz zamir" olurlar "Onun bunun lafıyla dolduruşa gelme." "Seni beni dinler mi o hınzır." "O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır." "Şey" sözcüğü varlıkların adlarını veya diğer zamirleri belli belirsiz karşıladığından belgisiz zamirdir "Bugün pazardan şey aldım." İlgi zamiri İlgi zamiri eki -ki'dir. Senin çizimin benimkinden çok daha güzel oldu. benim çizimimden İlgi zamiri, bağlaç olan ki ile karıştırılmamalıdır. Bağlaç olan ki ayrı yazılır ve kaldırıldığında cümlenin anlamı pek değişmez. İlgi zamiri kaldırıldığında ise cümle ya devrik hale gelir ya da apayrı ve kastedilmeyen bir anlam kazanır "Her gün gel ki bir şeyler öğrenesin." bağlaçtır "Ne ki bu?" bağlaçtır "Evimizinki akıyor." evimizin çatısı, suyu vs. -ki kaldırıldığında cümle anlamsız hale gelir. İlgi zamiri, isimden sıfat türeten -ki eki ile de karıştırılmamalıdır. Genellikle ilgi zamiri olan -ki'den önce -im, -in gibi aidiyet bildiren ekler gelir. Sıfat türeten -ki eki ise doğrudan bir isime eklenir, ve ilgi zamiridir, ikincisi ise sıfat türeten bir ektir "Yarınki yarışmaya katılıyor musun?" -ki isimden sıfat üretir "Yarınki çok zorlu olacak." yine "yarınki yarışma" kastedilmektedir ancak tamlanan kelime olan yarışmanın görevini -ki ilgi zamiri üstlenmiştir İyelik zamirleri İyelik zamirleri -im, -in, -i, -imiz, -iniz ve -leri'dir. Bu ekler Türkçedeki ses kurallarına göre ufak değişikliklere uğrayabilirler. Kitabını masanın üzerine koy. -ın Evinizi buradan görebiliyorum. -iniz İyelik zamirleri bazı kaynaklarda zamir olarak kabul edilmezler. Yapılarına göre zamirler Basit yalın zamirler Yapım eki almamış, kök durumunda olan zamirlerdir. Sadece çekim eki alabilirler ben, anne, bunda, bazıları, kim, onlardan, onudaonda,şunda, sana vb gibi. Bileşik zamirler İki sözcüğün birleşiminden veya bir arada kullanımından oluşmuş zamirlerdir birçoğu, birkaçı, hiçbiri vb. Öbekleşmiş zamirler Birden fazla ayrı kelimenin anlam ilişkisi oluşturacak şekilde öbekleşerek meydana getirdikleri zamirlerdir Öteki beriki, falan filân, şundan bundan, şu bu, her biri, herhangi biri, ne kadarı vb. Ek halindeki zamirler Ek halindeki zamirler sonuna geldikleri sözcükleri zamire dönüştürürler. Türkçede ek halindeki zamirler ilgi zamiri "-ki" ve iyelik zamirleridir. Edat Edat veya ilgeç, farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilgisi kurmaya yarayan dil bilgisi öğesidir. Edatların tek başlarına anlamları yoktur; ancak diğer sözcüklerle birlikte, cümle içinde görev kazanırlar. Türkçede kullanılan başlıca edatlar gibi kadar sanki için ile -den dolayı -den ötürü -den beri -mek üzere -e karşın -e doğru -e değin denli -den öte -den sonra -den önce Başlıca edatlar ve kullanımları İle Ek biçiminde de yazılabilen bu edatla oluşturulan edat öbeklerinin başlıca kullanımları şunlardır İşin, eylemin, hangi araçla vasıtayla yapılacağını, yapıldığını bildirebilir. Örnek "İstanbul’a uçakla gideceğim." İşin, eylemin kimle yapıldığını, yapılacağını bildirebilir. Örnek "Bu oyuncağı küçük kardeşimle yaptım." İşin, eylemin nasıl yapıldığını, yapılacağını bildirerek durum zarfı olabilir. Örnek Çocuk, büyük bir sevinçle yanıma geldi. Durum Zarfı İşin, eylemin nedenini bildirerek edat tümleci olabilir. Örnek Arabanın devrilmesiyle yol trafiğe kapandı. Türk Dillerinde Edat kelimesi "artınçı" , Tuva Türkçesi "tatak", Çuvaş Türkçesi "şılav", Kazak Türkçesi. Bağlaç Bağlaçlar veya rabıt edatları, sözcükleri, sözcük gruplarını veya cümleleri biçim veya anlam yönüyle birbirine bağlayan edatlardır ve, veya, ile, ama, de da, ancak, belki, çünkü, eğer, hâlbuki, hiç değilse, ise, ki, lâkin, meğer, nasıl ki, öyle, öyle ki, sanki, şu var ki, tâ, üstelik, yahut, yalnız, yani, yoksa, zira gibi. İfadeleri, ilgi ve önem sırasına koyarak düzenlememize yardımcı olurlar. Bağlaçların kendi başlarına anlamları yoktur. Yer aldıkları cümlenin çeşitli bölümleri arasında anlam ve biçim bakımından bağlantı kurarlar. Cümlelerde sıralama bağlaçlar sayesinde yapılır. Cümleler arasında konu ve anlatım bütünlüğü sağlamak için kullanılırlar. Yapılarına göre bağlaçlar Yalın bağlaçlar Yalın bağlaçlar, herhangi bir ek almamış ya da bir sözcükle birleşmemiş basit sözcüklerdir. Kök halindeki ve, ama, ile, eğer, de, hem, yani gibi sözcükler bu tür bağlaçlardır. Türemiş bağlaçlar] Türemiş bağlaçlar, isim ya da fiil soylu sözcüklerden türetilmişlerdir üstelik, örneğin, kısacası, gerçekten, anlaşılan vb. gibi. Bileşik bağlaçlar Bileşik bağlaçlar öyleyse, yoksa, nitekim, sanki, oysa, kim bilir gibi sözcüklerdir ve bunlar iki ayrı sözcüğün birleşmesinden oluşur. Bileşik bağlaçları oluşturan sözcüklerin her zaman bağlaç türünden olmaları gerekmez. Örneğin kim bilir bağlacındaki "kim" zamir, "bilir" ise bir çekimli fiildir. Sanki bağlacı ise "san" san-mak fiil kökü ile "ki" bağlacının birleşmesinden oluşmuştur. Öbekleşmiş bağlaçlar Öbekleşmiş bağlaçlar ayrı ayrı sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla ortaya çıkar. Bazen ya da, hem de gibi iki bağlacın yan yana kullanılmasıyla da öbekleşmiş bağlaç oluşabilir. Bazen ki bağlacıyla birlikte bir bağlaç öbeği oluştuğu da olur; nerde kaldı ki, değil mi ki böyle oluşmuş bağlaçlardır. Başka bir deyişle, sözün kısası, bir bakıma gibi tamlamalar bağlaç işlevi de görürler. Gel gelelim, ne bileyim, zorla değil ya gibi bazı kısa cümleler de kalıplaşarak bağlaç niteliği kazanabilir. Öbekleşmiş bağlaçlardan yinelemeli bağlaçlar da çok yaygın olarak kullanılır. Bunlara ya ... ya ..., hem ... hem ..., ister ... ister ..., gerek ... gerekse ..., ne ... ne ..., ama ... ama ... gibi bağlaçlar örnek gösterilebilir. Örneğin "ister gel ister gelme", "ya bugün gel ya yarın", "ne sevdiğin belli ne sevmediğin". Ünlem Başlığın diğer anlamları için Ünlem anlam ayrımı sayfasına bakınız. Sevinç, üzüntü, kızgınlık, korku, şaşkınlık gibi duyguları belirten, doğa seslerini yansıtan veya bir kimseyi çağırmak için kullanılan sözcüklere ünlem denir. Ünlemler tek başına kullanıldıklarında genelde bir anlam ifade etmezler. Türkçe'de Ünlem Olan Sözcükler Türkçe'de ünlem olan sözcükler temelde ikiye ayrılırlar Bir Kimseye Seslenmeye Yarayan Ünlemler Be,eee,ha,haydi,hı,hey,hişt gibi. Örnek Oradan çekilsene be!/Ha, evet, anladım!/Hişt, buraya bakar mısın? Sevinç, üzüntü, kızgınlık, korku, şaşkınlık gibi duyguları belirten ünlemler A, aaa, aman, bravo, ay, ey, eyvah, hoppala, oh, oooh, of, üf gibi. ÖrnekAy, başım çok ağrıyor!/ Hoppala, bu da nereden çıktı!/Vah vah, evlerine hırsız girmiş.
Zamir Adıl Konu Anlatımı BÖLÜM SÖZCÜK TÜRLERİ İsimler - Zamirler - Sıfatlar - Zarflar - Edatlar - Bağlaçlar - Ünlemler - Fiiller Bir cümlede geçen “kimi” sözcüğü “bazısı” anlamındaysa belgisiz zamir, soru anlamı taşıyorsa soru zamiri olur, ancak bir ismi belirtiyorsa belgisiz sıfat TYT AYT 2022 YKS 2022 Uzaktan Eğitim Sınavlara CANLIDERSHANE. Fatih DEDİLOĞLU - İsim, Zamir ve Sıfat Soru Çözümü - Ek Ders. e Dönüşlülük Zamiri ''Kendi'' sözcüğüdür. Tüm zamir çeşitleri gibi çekim eklerini alabilirler. Kaan stylaBartın obsNefes filmi full izleRüyada kustuğunu görmek diyanetKaan stylaAy yıldız simgesi kopyalaMilano da saat kaç Jun 16, 2021 2021 TYT Türkçe Zamir Adıl Testi Çöz-1. Zamir Adıl Testi TYT, Zamir Adıl Testi TYT Çıkmış Sorular, Zamir Adıl Testi Çöz, TYT Zamir Lihat profil Syahmi Zamir di LinkedIn, komuniti profesional yang terbesar di dunia. Syahmi menyenaraikan 3 pekerjaan disenaraikan pada profil mereka. Anasayfa Kitaplar TYT TÜRKÇE 2. Baskı İsim Soylu Sözcük Türleri İsim, Zamir, Sıfat, Zarf, Edat, Bağlaç, Ünlem Test Seçimi. Menü. Hocalara Geldik. Üniversite Hazırlık; Türkçe Tarih Edebiyat Coğrafya TYT Coğrafya AYT Felsefe Matematik 1 TYT Matematik 2 AYT Geometri Fizik – 1 Jan 18, 2022 TEST - 32 Zamir Adıl - 1. TEST - 33 Zamir Adıl - 2. TEST - 34 Sıfat Ön Ad - 1. TEST - 35 Sıfat Ön Ad - 2. Feb 28, 2022 Sözcük Türleri İsim, Sıfat, Zamir Zarf Cevaplı Test PDF İSİM-SIFAT-ZARF Bu test TYT ve KPSS düzeyindedir, tamamen güncel ve özgündür. ZAMİRLER 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, soru anlamı, bir zamirle sağlanmıştır ? 2. Bir cümlede özne olarak kullanılan belgisiz zamir, çoğul iyelik eki The Young Turks - Media Bias/Fact Check Oct 1, 2021 Zamir ya da adıl, bir adın yerini tutan kelimelerdir. ÖSYM, genellikle dil bilgisi sorularında bir ya da birkaç adet kelime türleri tyt türkçe belgisiz sıfat ve belgisiz zamir. tyt türkçe tyttürkçe tyttürkçenotları paragraftaktikleri paragraf belgisizzamirr yks2020tayfa dilbilgisi 2. Modül 6. BÖLÜM SÖZCÜK TÜRLERİ İsimler - Zamirler - SıfatlarModül; 6. 9, Sözcük Türleri-2 Zarf - Edat - Bağlaç Bu karma test ile isim, sıfat ve zamir konusunda kendinizi denemiş doğru ve yanlışlarınızı görerek eksiklerinizi sağlama yoluna girmiş olmalısınız. Gireceğiniz Date 17 September 2021. ZAMİR, ADIL *İsim olmadıkları halde, ismin yerine kullanılan kelimelerdir. *Kişi adlarının yerini tutan zamirlerdir. Ben-e Sen-e Bana Sana Benim elbisem, TYT Türkçe - Sözcük Halinde Zamirler TYT Türkçe 2022 hedefekoş000 Videoda Neler Var?016 Zamir Adıl239 Sözcük Halinde Zamirler; 19 Kadir GÜMÜŞ - Zamir - I TYT-Türkçe 2022. 869,643 views869K views. Aug 20, 2018. 15K. Dislike. Share. Save. Benim Hocam. Benim Hocam. ayt biyoloji notları pdfhalk ağzı ekmek parçası bulmacalimasollu naci ingilizce eğitim seti pdffb 1 gs 3azdiran sozler Kelime gezmece hız 9Bg hangi ülke plakası
SÖZCÜK TÜRLERİ KELİME ÇEŞİTLERİTÜM KONUGENEL BİLGİLER*Sözcüğün türü, o sözcüğün görevi ile ilgilidir.*Sözcük türleri iki ana gruba ayrılır1- Ad ve Ad Soylular*Sözcükler cümlede kullanılışlarına göre görev tür elbise iyi olmuş. Zarfİyi bir elbise almışsın. SıfatBurada önemli bir ayrıntıyı bilmemiz gerekiyorİsim-Fiil Farkıa Bir kök “-mek, -mak” eki alabiliyorsa bu kök, Bir kökün olumsuzu yapılabiliyorsa bu kök, fiil gelmek olurMaviymiş İsim mavimek olmazUçtu fiil Uçmak olurGüzeldi isim güzelmek olmazİkiz kök Hem fiil hem isim olarak kullanılabilen gül, al, varElindeki boyayla duvarı boya. İsim fiilElimde tebeşir var. İsim -İSİM AD*Varlıkları, kavramları, durumları… karşılayan sembollere, kelimelere “isim/ad” ÇEŞİTLERİAVARLIKLARA VERİLİŞLERİNE GÖRE ADLAR1Cins İsim Tür adı*Aynı türden varlıklara verilen hamsi, masa, kuş, beşik, taşNot Cins isim varlığın, bazen birini, bazen de hepsini kesmişler. Bir tek ağaçAğaç yaşken eğilir. Bütün ağaçlarNot Cins isimler, bazen özel isim olarak bugün rahatsız İsim*Tek bir varlığı karşılayan Fenerbahçe, Tercüman, Türkçe, AksiyonNot Özel isimlerin ilk harfi büyük OLUŞLARINA/NİTELİKLERİNE GÖRE ADLAR1 Somut İsim*Duyu organlarımızın herhangi biriyle algılayabildiğimiz kavramların yıldırım, su, bulut, hava, elektrik…2 Soyut İsim*Duyu organlarımızla algılayamadığımız kavramların kin, nefret, akıl, erdem, melek, cin…Not Eylemlere ek -mek, -me, -iş getirilerek “eylem adları” yürüyüş, yüzmekCVERİLDİĞİ VARLIĞIN SAYISINA GÖRE İSİMLER1Tekil İsim*Sayı bakımından tek varlığı karşılayan insan, çiçekNot Sayılamayan varlıkların isimleri de tekil isim şeker, su2Çoğul İsim*Sayı bakımından birden fazla varlığı karşılayan isimlerdir.*Çoğul eki alırlar. -ler, -larevler, insanlar, çiçekler3Topluluk İsmi*Görünüşte tekil olduğu halde, birden fazla varlığı ifade eden isimlerdir.*Çoğul eki almadan çokluk ordu, orman, sürü, meclis, desteNot Topluluk ismi gibi görünen bazı isimler tekil isim olarak sinemaya gittik. Topluluk İSİMLERDE KÜÇÜLTME*İsimlerde küçültme “-cek, -cik, -ceğiz” ekleri ile yapılır.*Bu ekler isme farklı anlamlar yüksek binaların arasında kalmıştı. küçültmeKuzucuk nereye gitti? sevgiKadıncağız yere düştü. acıma-ZAMİR ADIL*İsim olmadıkları halde, ismin yerine kullanılan bakkaldanekmek Adların aldıkları çekim eklerini Tamlama kalemim, öğrencilerin çoğuNot Zamirler, daha önce sözü edilen şeylerin yerini de eve yeni geldi. Buraya yeni SÖZCÜK BİÇİMİNDEKİ ZAMİRLER1Kişi Şahıs Zamiri*Kişi adlarının yerini tutan Sen, O, Biz, Siz, OnlarSiz yine bildiğinizi Ben ve sen kişi zamirleri ek alarak ses değişimine Sen-e Bana SanaNot Kişi zamiri, ad tamlaması kurar ve yalnızca tamlayan elbisem, senin çantanDönüşlülük Zamiri*“Kendi” kelimesi, dönüşlülük zamiri olarak kabul edilmektedir.*Kişi zamiriyle benzeşir. Farkı, iyelik eki tabloyu kendin mi yaptın?O kampanyaya başkanın kendisi soruyu ben kendim Zamiri*İsimlerin yerini işaret yoluyla tutan Şu, O, Bunlar, Şunlar, Onlar, Öteki, Beriki, Bura, şura, OraBu, bizim en büyük düzensizlikler yazı bir başka olur. Tamlama kurmuşKapının şurası kırılmış. Tamlama kurmuşNot İşaret zamirinden sonra isim gelirse, işaret sıfatı maç berabere biter. İşaret sıfatıNot O ve Onlar kelimeleri insan için kullanılırsa, “Şahıs Zamiri”;İnsan dışında varlıklar için kullanılırsa, “İşaret zamiri” memleketlerine gittiler. Şahıs zamiriOnlar yıkanmadan salataya doğranmaz. İşaret zamiriO, lavabo açmaya yarayan bir alettir. İşaret zamiriO, profesyonel bir sporcuydu. Şahıs zamiriNot O ve onlar dışındaki işaret zamirleri “insan” için bile kullanılsa yine “işaret zamiri” Zamir*Yerini tuttuğu ismin özelliklerini tam olarak karşılayamayan belirsiz bir şekilde karşılayan zamirlerdir.*Belirsizlik ve genelleme Kimi, Kimse, Kimisi, Biri, Birçoğu, Tümü, Çoğu, Azı, Hepsi, Bazısı, Birazı, Başkası, ŞeyHerkes, onun yaptıklarına birçoğu telef içleri hepsi bu yarışmaya bu işi daha iyi Belgisiz zamirden sonra isim gelirse, belgisiz sıfat insanlar espriyi öğrenci, kolay yoldan sınıf geçmeye Zamiri*Soru yoluyla isimlerin yerini tutan sözcüklerdir.*Soru zamirleri cevap olarak isim ya da isim soylu sözcükleri Kim, Neye, Nerede, Nereden, Hangisi, Kaçı, Ne, Kaça…Dün akşam nereye gittiniz?Arkadaşın nerede oturuyor?Öğrencilerin kaçı iyi aldı?Not Soru zamirinden sonra isim getirilirse, soru sıfatı “Ne” kelimesi “niçin” anlamında kullanılırsa, soru zarfı EK BİÇİMİNDEKİ ZAMİRLER1 İyelik Ekleri İyelik Zamirleri*Bir varlığın ya da kavramın kime, neye, kaçıncı kişiye ait olduğunu bildiren eklere iyelik zamiri denir.*Bu ekler “benim, senin, onun, bizim, sizin, onların” kelimelerinin anlamını ekler aynı zamanda tamlanan arabamız daha İyelik ekleri ile tamlama kurulduğunda; eğer anlam belirsizliği olmuyorsa, tamlayan durumundaki zamir düşürülebilir.Benim Elbisem kirlendi.Onun, Kendi, Ali’nin vs. Kardeşi henüz bulunamadı.Parantez içindekilerden herhangi biri mutlaka getirilmelidir2 İlgi Zamiri -ki*Adların yerini tutan –ki ekidir.*Bu ek, isim tamlamasında, tamlanan ismin yerini tutarak, tamlayana eklenen ek gömleğim kirli, seninkini giyebilir miyim? -ki=gömlekBizim tarlamız, sizinkinden daha geniş. -ki=tarlaNot Bu eki sıfat yapan –ki ve bağlaç olan ki eki ile karıştırmamak toplantıda görüşürüz. Sıfat yapan –kiBitişik yazılırÇalış ki, sen de iyi bir bölümü kazanasın. Bağlaç olan kiÇoğu zaman ayrı yazılır. Bitişik yazıldığı durumlar Halbuki, çünkü, mademki, oysaki, belki…-SIFAT ÖN AD*Varlıkları niteleyen ya da belirten sözcüklere sıfat denir.*Bir isimle kullanılıp isme sorulan soruya cevap verirler.*Bir sözcüğün sıfat olabilmesi için;aMutlaka bir isimden önce gelmesi ve tamlama kurması bizim İsimMavigömleğimi daha çok İsimÜçgenvücutlu olmak İsimSınava kırköğrenci katıldı. Sıfat İsimBazıinsanlar bencil İsimHangiyürek dayanır bu acıya?Sıfat İsimSıfatbÇekim eki almaması bir süre daha devam edecekmiş. Sıfat değildir. Çekim eki almış.Yeşiller giymiş üzerine. Sıfat değildir. Çekim eki almış.Bunlara daha sonra “adlaşmış sıfat” diyeceğiz.İstisna İyelik eki alan sıfat Sıfat olan sözcük tek başına kullanıldığında, isim ya da zamir gibi farklı bir sözcük türünden Bir sıfat birden fazla ismi ucuzelma, portakal, havuç aldım. sıfat isim isim isimNot Birden fazla sıfat bir ismi mavi gözlü, sarı saçlı, yakışıklıbirgençti. sıfat sıfat sıfat sıfat isimNot Sıfat ile nitelediği ismin arasına noktalama işareti konmaz. Ancak, istisna olarak, birden fazla sıfat, bir ismi niteleyeceği zaman, sıfatlardan sonra virgül ÇEŞİTLERİANİTELEME SIFATLARI*Varlıkların renklerini, biçimlerini, durumlarını bildiren sıfatlardır.*İsme sorulan “nasıl?” sorusuna cevap gözlerle etrafına paragraflar zor ördek gibi daldım SIFATLARI*Varlıkları çeşitli yollarla belirten Gösterme Sıfatı*İsmin bildirdiği varlığı, işaret yoluyla belirten Şu, O, Öteki, Beriki, Öbür, Öyle, Şöyle, Böyle, Diğer…Not “Bunlar, Şunlar, Onlar” sözcükleri sıfat olarak kullanılmaz. Çünkü çekim eki bahaneleri çok adamı bir yerden daireye bakıp, karar daha öyle kelimeler soruyu diğer öğrencilere de soralım.*Şunu bir yerden bakıp karar cümlelerdeki “Şunu” ve “Öteki” kelimeleri işaret zamiri olur. Çünkü sonrasında isim Sözcük türlerini bulurken noktalama işaretlerine dikkat adam değil. İşaret zamiriBu adam, değil. İşaret sıfatıNot “İşte” kelimesi de işaret sıfatı olarak hendek, işte deve….2Sayı Sıfatı*Varlıkları nicelik sayısal özellikleri yönüyle belirten sıfatlardır.*Asıl sayı sıfatı, Sıra sayı sıfatı, Kesir sayı sıfatı, Üleştirme sayı sıfatı olmak üzere dörde elma Asıl sayı sıfatı, varlığın kaç tane olduğunu bildirir. Doğal sayılarla ifade edilir.Birinci elma Sıra sayı sıfatı, varlığın sırasını bildirir.Yarım elma Kesir sayı sıfatı, varlığın sayısını kesir sayıları kullanılarak bildirir.Birer elma Üleştirme sayı sıfatı, varlığın kaçar ayrıldığını bildirir.Son elma Sıra sayı sıfatıİlk elma Sıra sayı sıfatıÇeyrek elma Kesir sayı sıfatıNot “Bir” sözcüğü asıl sayı sıfatı olarak da, belgisiz sıfat olarak da elma yedim. Asıl sayı sıfatıBir gün sen de anlarsın. Belgisiz sıfat “Herhangi” anlamında kullanılmış*Her soruda sözcüğün sıfat özelliğini gösterip, göstermediğine dikkat sekiz öğrenci katıldı. Asıl sayı sıfatıKardeşim üçüncü oldu. İsim3Belgisiz Sıfat*Belirttikleri ismin özelliklerini tam olarak veremeyen sıfatlardır. Belirsizlik söz bir, hiçbir, birkaç, bütün, kimi, birtakım, nice, başka, birçok, tüm, az, çok, bazı…Az zamanda, çok işler paramı onun için kalem zaman o da beni anlayamaz.*Bazıları tembel olur. Belgisiz zamir4Soru Sıfatı*Varlıkları soru yoluyla belirten kaç, hangi, ne kadar, kaçıncı, kaçar, neNasıl bir araba bakmıştınız?Kaç öğrenci ödevini yapmadı?Bu bilgiyi hangi kitaptan öğrendin?Kaçıncı koltuk size ayrılmıştı?Yarışmayı kaçar puanla bitirdiniz?Daha önce ne iş yapıyordun?*Kaçı ödevini yapmadı? Soru ZamiriHangisi çalışmaya gelmedi? Soru ZamiriCUNVAN SIFATLARI*İnsanların rütbesini, lakabını ya da sosyal durumunu bildiren sözcükler, isimle beraber kullanılırsa, unvan sıfatı olur.*İstisna olarak unvan sıfatları isimden önce de, sonra da Mustafa Kemal, Ümit Bey, Sevda Hanım, Yüzbaşı Recep, Atilla Dayı, Kel MahmutNot Unvan sıfatları büyük harfle PEKİŞTİRME*Sıfatlarda pekiştirme, anlatımı çekici hale getirmek, anlamı kuvvetlendirmek için çeşitli yollarla yapılıra Pekiştirilecek sözcüğün ilk ünlüye kadar olan kısmı ünlü dâhil alınır. “p,r,s,m” harflerinden uygun olan biri getirilir. Daha sonra sözcüğün tamamı >> Sa-p-sarıBeyaz >> Be-m-beyazTemiz >> Te-r-temizKatı >> Ka-s-katıb İlk maddeye ek olarak, “p,r,s,m” harflerinden sonra “e,a” harflerinin getirilmesi ile >> Sa-p-a-sağlamYalnız >> Ya-p-a-yalnızc İkilemelerle pekiştirme kara bulutlarYüce yüce dağlarUzun uzun kavaklard “mi” soru edatı ile pekiştirme mi güzel arabaHoş mu hoş kokuGeniş mi geniş odae Kuralsız olarak gerçekleşen pekiştirmeler KarmakarışıkSIFATLARDA KÜÇÜLTME*Sıfatlarda küçültme, -cik, -ce, -cek, -imsi, -imtrak, -su, ekleriyle çukur Dikkat edin, derine yakın ama derin değil!!!SIFATLARDA ADLAŞMA ADLAŞMIŞ SIFAT*Sıfatlarda adlaşma birkaç şekilde oluşabilira Sıfat tamlamasında isim düşürülerek oluşabilir. Böyle durumlarda sıfat ismin yerini hızla yanıma yaklaştı. Genç adamMavi, sevmediğim bir renktir. Mavi renkb Sıfat durumundaki kelimeye, çekim ekleri getirilerek yardım etmeyi severdi. Yoksul insanlaraKısaları şuraya ayır. Kısa parçalarıc Sıfatla isim arasına noktalama işareti getirilerek hizmetçiyi yanına adama BELİRTEÇ*Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ya da kendi türünden sözcükleri anlamca etkileyen sözcüklerdir.*Çekim eki almazlar. Zaman zarfı hariç Alırlarsa adlaşırlar.*Zarfların Fiilleri Nitelemesi;*Zarfların Fiilimsileri Nitelemesi;Hızlı yürürken düştü. Yürürken zarf-fiildir. Yani fiilimsidir.*Zarfların Sıfatların Derecesini Bildirmesi;En güzel araba. Burada “en” kelimesi “güzel” sıfatının derecesini bildirdiği için zarf olur.En güzel, daha güzel, pek güzel, çok güzel, gayet güzel*Zarfların yine Zarfların Derecesini Bildirmesi;Çok hızlı yürüyorsun. Burada “çok” kelimesi “hızlı” zarfının derecesini bildirdiği için zarf olur.En hızlı, daha hızlı, pek hızlı, çok hızlı, gayet hızlıNot Görüldüğü gibi zarflar, fiilleri ve fiilimsileri niteleyebilir; sıfat ve zarfların derecesini Derece bildiren zarflara “derecelendirme zarfı” da ÇEŞİTLERİ1 Durum Hal Zarfı*Fiillerin, fiilimsilerin durumunu, niteliğini bildiren zarflardır.* Nasıl?” sorusuna cevap ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. Nasıl çıkacaksın?Bebek mışıl mışıl uyuyor. Nasıl uyuyor?Malzemelerini düzenli kullanır. Nasıl kullanır?Anlayabilmem için yavaş konuş. Nasıl konuş?Ucuz gördüklerini aldı. Nasıl gördüklerini?Öfkeyle kalkan, zararla oturur. Nasıl kalkan?, Nasıl oturur?Not Zarfın, etkilediği kelimeden hemen önce gelmesi şart yerine oturdu. araya “yerine” kelimesi girmiş.Not Bazı durum zarfları “niçin?” sorusunun cevabı yere göğe Olasılık, kesinlik veya dilek bildiren kelimeler durum zarfı olarak ele kesinlikle, galiba, sanırım, mutlaka, hiç, belki …Belki o da bir gün beni Zaman Zarfı*Fiilin ya da fiilimsinin gerçekleştiği zamanı bildiren zarflardır.* “Ne zaman?, Ne zamandan beri?, Ne zamana kadar?” Sorularına cevap sınava daha ciddi hepimiz için daha iyi nedeniyle eve geç eskiden, su içerdik düşündüğümü sonra Zaman bildiren sözcük, eylemi etkilemeden kullanılırsa, “isim” mevsimi kurak geçeceğe karanlığı bizleri Zaman zarfları diğer zarflardan farklı olarak “hal eki” yola gideceğimiz yere Yer-Yön Zarfı*Eylemin genellikle yönünü belirten zarflardır.* “Nereye?” sorusuna cevap veren “ileri, geri, içeri, dışarı, aşağı, yukarı, öte, beri” sözcükleri yer-yön zarfı kabul yukarı çıktı. Yer-yön zarfıMasayı geri çekelim. Yer-yön zarfıİleri git de, biz de oturalım. Yer-yön zarfıNot Bu tür zarfların hal eki almaması gerekir. Alırlarsa adlaşırlar. Bazen de sıfat olarak karşımıza beni korkutuyor. isimAşağı yoldan gidelim. sıfatGeri vitese alıp, gaza bastı. sıfatNot “Sağa-sola” kelimeleri yer-yön bildiriyor gibi görünse de, ek aldıkları için yer-yön zarfı Miktar Zarfı*Miktar veya derecelendirme bildiren zarflardır.* “Ne kadar?” sorusuna cevap verirler.*Bunların derece bildirenlerine “derecelendirme zarfı” da denmektedir.daha, en, pek, epey, gayet, oldukça, böylesine vs.Verileni az görmeni kabul güzel insanlarla beraberim. Derecelendirme yapmış.En yavaş yürüyen oydu. Derecelendirme yapmış.Daha yaşlısını görmedim. Derecelendirme yapmış.Pek sevimli bir çocuk olmuş. Derecelendirme yapmış.Gayet samimi bir ortam oluştu. Derecelendirme yapmış.Oldukça kolay bir sınavdı. Derecelendirme yapmış.Az zamanda çok mesafe aldı. SıfatAzı, bizim yaptıklarımızı fark etti. Zamir5 Soru Zarfı*Zarfları bulmak için kullandığımız “Nasıl?, Ne zaman?, Ne kadar?, Nereye?, Niçin?, Niye?” gibi soru kelimeleri fiili ya da fiilimsiyi etkilediğinde soru zarfı nasıl geldiniz?Son kitabı ne zaman çıkmıştı?Bunları bana niçin yapıyorsun?Maça girebilmek için ne kadar beklediniz?Bu saate kadar neden uyumadınız?* “Ne” sözcüğü “niçin” anlamında kullanılırsa soru zarfı bakıyorsun yüzüme?Not Yanıt ifade eden “evet, hayır, peki, yok” sözcükleri, farklı görüşlere göre “zarf, edat, ünlem” olarak İLGEÇ*Kendi başlarına anlamı bulunmayan; başka söz ya da söz öbekleri ile birlikte kullanılarak anlam kazanan sözcüklerdir.*Farklı anlamlarda kullanılabilirler.*Cümlede belli anlam ilgileri kurmaya yararlar.*Eklendiği sözcük ile birlikte sıfat, zarf gibi görevlerde kullanılabilirler. Yani anlam ve görevi cümle içinde belirir.*Genelde kendilerinden önceki kelimeye hal eki ile bağlanırlar.*Cümleden çıkarıldıklarında, cümlenin anlamı EDATLARile, yalnız, ancak, gibi, mi, için, sanki, üzere, -e göre, -e kadar, -e doğru, -e karşı, -e karşın,-e rağmen, -e dek, -e değin, -den sonra, -den önce, -den yana, -den dolayı, -den beri, -den başka,-den ötürü, sade, sadece, tek, bir, denli, değilNot Bazı kelimeler kendi anlamı dışında “sadece” anlamına gelecek şekilde kullanılırsa edat ancak sana göre doğru kadar durmadan doğru uyuyup başkası bu olayı karşı top atışları duyulmaya haftadan sonra işe önce bu işi beri başımda bir ağrı rağmen adım mı tatlı bir bakışı sonuna dek sizinle beraber değin, gözüm karşın batı cephesi ağır darbe dolayı onunla Edatlar ilgeçler başka kelimelerle birlikte kullanılarak söz öbeği oluşturabilirler. Buna “edat öbeği” denir.*Bu öbek farklı türlerde görev gibi bir saat geçirdik. sıfat-BAĞLAÇ*Kendi başlarına anlamı bulunmayan; sözleri, sözcük öbeklerini, bazen de cümleleri birbirine bağlayan sözcüklerdir.*Cümleden çıkarıldıklarında, cümlenin anlamı bozulmaz fakat daralabilir.*Bazen anlamlı sözcükler de kendi anlamını yitirip, bağlaç olarak BAĞLAÇLARVe, veya, yahut, ile, ama, fakat, oysa, lakin, dahi, ya da, ancak, çünkü, belki, meğer, yani, zira, yoksa, ayrıca, öyleyse, bile, ise, üstelik, yalnız, örneğin, nitekim, hatta, halbuki, ne var ki, mesela, ki, de, mademki, yeter ya…………. , ne…………… ne……………. ,hem…………. hem……….. , ister…………. İster………….. ,gerek………… gerek…………… , …………..olsun ……………olsunSon kez baktı ve gel veya gelme, biz Ahmet yahut Ali’de elma ile portakal isterim ama midem fakat sevmezdi, oysa ben onu çok tembeldir, lakin iyi Ahmet dahi ya da tıbbı ancak param yatıp uyumalıyım; çünkü çok yarın, belki yarından da kızmıştım, meğer suçlu o betimleyici öğeler çoktu, yani, bolca sıfat içindeydi, zira çok acı gelmiyorsun, yoksa bana küstün mü?Bağlaçlar sözcükleri bağlar, ayrıca, cümleleri de öyleyse, o da yarışmaya uyuyordu, bizse, harıl harıl de Veli de zayıf aldı; üstelik ikisi de severim; yalnız, bu konuda şairler hicvetmeyi sever; örneğin, Nef’i takım böyle gitmez dedim, nitekim söylediklerimde haklı lambamız, hatta mumumuz bile üçüncü baskıyı bile yapamadı; hâlbuki büyük ümitlerle onu sevmiyordu, ne var ki, o bunu görmezlikten ele aldığımız da, mesela, elmada her tür vitamin geldin, otur kadar çok yemek yedim ki, karnım patlayacak. Ne kızı verir, ne dünürü makine hem yıkar, hem inan, ister olsun, Mehmet olsun iyi şiiri, gerekse düz yazıyı çok başına anlamı olmayan; sevinç, korku, heyecan, kızma, şaşma, acı, ürperme gibi duygular içeren ya da seslenme bildiren Ben ne yaptım böyle. PişmanlıkAh ah! ÖzlemÖf! Bu ne koku. İğrenmeÖf be! KızmaVah vah! AcımaEyvah! Korku,şaşmaOh be! RahatlamaAy! Canı yanmaEy! SeslenmeHey! SeslenmeHişt! SeslenmeBravo! SeslenmeAman! ŞaşırmaVay vay! İğnelemeTüh! PişmanlıkEh! Fena değilOf! Canı sıkılmaYoo! Kabul etmemeNot Farklı türdeki sözcüklerde ünlem olarak kullanılabilir. Burada ses tonu önem Var ol!Vatandaşlarım!Yandım!Dur!Sus!Yandım!Arkadaş!Güzel!Yaşasın!Sen!Ya Rabbim!Allah Allah!Not Ünlem kelimeleri ek alıp, isim olarak tuttu, adamın. Ahı >> isim-BAZI ÇOK KULLANILAN EDAT VE BAĞLAÇLARIN İNCELENMESİİLE*Edat, Bağlaç, Zarf olarak kullanılabilir.*Kendinden önceki sözcüğe bağlanıp, “-le, -la, -yle, -yla” şeklini “ve” anlamında kullanılırsa, “BAĞLAÇ” gitmesi bir ile Hasan sinemaya kâğıdı al; yazmaya “araç, vasıta” ya da “birliktelik” anlamı katarsa, “EDAT” uçakla gideceğiz. vasıtaMaçı arkadaşlarla seyrettik. birliktelikLütfen, ekmeği bıçakla kesin. araçHaberi anonsla tüm halka duyurdu. vasıtaİle “durum” bildirip, “nasıl?” sorusuna cevap veriyorsa, “ZARF” “sadece” anlamında kullanılırsa, “EDAT” kalan yalnız sen soruyu yalnız o “ama, fakat” anlamındaysa, “BAĞLAÇ” araba güzel, yalnız, çok tür eserleri okurum; yalnız pek “ismi nitelerse” , “SIFAT” “Yalnız Kovboy” insanlara, sahip “fiili nitelerse” , “ZARF” “Tek başına kullanılıp”, “İSİM” “benzetme, karşılaştırma, olasılık tahmin, hemen” anlamları katabilir.*Sıfat, zarf, isim olarak gibi havada dışarı mı çıkılır? Benzetme, Sıfat grubunda yer almış.Yapılan yemeği kurt gibi yedik. Benzetme, Zarf grubunda yer almış.Onun gibi çalışkan olmak isterdim. Karşılaştırma, Sıfat grubunda yer almış.İyice yıkayınca sakız gibi oldu. Benzetme, Zarf grubunda yer almış.Sınavı kazanacak gibi. Olasılık, EdatOnun gibisini az bulursun. İsim olarak kullanılmış.Güreşçi rakibini tuttuğu gibi yere yıktı. Hemen, Zarf grubunda yer almış.ANCAKAncak “sadece” yada “olsa olsa” anlamında kullanılırsa, “edat” yaptıklarına ancak o katlanır. sadeceAncak, ona inanırım. sadeceBu kömür ancak bir ay yeter. olsa olsa, en fazlaBu araba ancak onbeşbin lira eder. olsa olsaAncak “ama, fakat” anlamında kullanılırsa, “BAĞLAÇ” anlattım, ancak “henüz, şu an” anlamında kullanılırsa, “ZARF” bakıyorsun, ancak “yönelme” bildirirse “EDAT” “ZARF” olarak inince, doğru okula “SIFAT” olarak “İSİM” olarak o da bizimle doğru parçası “hariç” anlamında kullanılarak “EDAT” başka tüm şairler bu konuyu ele “SIFAT” olarak insanları da düşünmek “ZAMİR” olarak bu iyiliği “ZARF” olarak senin başka başka “gibilik, eşitlik, katılma, pekiştirme, dahi, bile, istek vb.” anlamlar katar.*Bağlaç olan “de” kelimeden ayrı olarak de güvenemez oldum. dahi, bileKonuş da ne olduğunu anlayalım. istekHazırlanacak da, biz de gideceğiz. İğnelemeToplantıya Mine de geldi. diğerleri gibi anlamı katmış.Gitmem de gitmem diyordu. pekiştirme.Not Hal eki olan –de, kelimeye bitişik yazılır, bulunma ve yer bildirir.
Answer 1 bir gün bir çocuk varmış bu çocuğun adı aliymiş ali bir gün parka gitmiş parkta oynarken yerde bir bileklik bulmuş bilekliği gidip annesşnne vermiş anneside oğlum sahibini bulmamız lazım demiş aliyle annesi parka geri gidip gelen bütün çocuklara şu soruyu sormuşlar ;bu bileklik sizin mi ? ve akşama kadar bilekliğin sahibi çıkmamış ve annesşyle ali parkın kenarına bırakıp gitmişler
Konumuz Edat Bağlaç Farkı, Edatlarla Bağlaçlar Arasındaki Farklar, Edat Bağlaç Örnekleri, Edat Bağlaç Farkı, Edatlarla Bağlaçlar Arasındaki Farklar, edat bağlaç örnekleri, edat, bağlaç, edat bağlaç konu anlatımı, edat ve bağlaç birbirinden nasıl ayırt edilir, edat bağlaç nedir, edat nedir, edat örnekleri, edat bağlaç test, zarf edat bağlaç, edat ve bağlaç birbirinden nasıl ayırt edilir, zarf edat bağlaç, edat bağlaç farkı örnekler, edat test, bağlaç test DİLBİLGİSİ KONULARI KOLAY ERİŞİM ÇİZELGESİ Dilbilgisi Dil-Anlatım Yazım Bilgisi > Kompozisyon, Yazım Kuralları, Noktalama İşaretleri Anlam Bilgisi > Sözcükte Anlam, Cümlede Anlam, Paragrafta Anlam Yapı Bilgisi > Tamlamalar, Anlatım Bozuklukları Ses Bilgisi Sözcük Bilgisi > Yapım Ekleri, Adlar, Sıfatlar, Zamirler, Zarflar, Edatlar Ünlemler, Eylemler, Eylemsiler Nasıl yazılır? Atasözleri ve Deyimler Türkçe Göktürkçe Edebiyat Yazım Kılavuzu SÖZLÜKLERİMİZ Bağlaçların edatlardan farkı, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar. Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir. Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz, ama daralabilir. Bağlaçlar ile hariç önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Bitişik yazılanlar bağlaç değil, ektir. Edat, TDK'ya göre, tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türüdür. Edat olan kelimeler tek başına bir anlam ifade etmiyor yani. Bağlaç ise cümleleri veya aynı görevdeki kelimeleri birbirine bağlayarak, bu sözcükler arasında bir anlam ilgisi kuran kelimelere deniyor. Edat ve bağlaç arasındaki en önemli farklardan biri, edatların cümleden çıkarıldıklarında cümlenin anlamının bozulması; ancak bağlaçta bu durumun olmamasıdır. Yani bir bağlacı, cümleden çıkarttığımızda anlamda bir bozulma meydana gelmez. Bağlaçlar, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bir bağ kurmaktadır. Edatlar ise yepyeni bir anlam ilgisi kurarlar. Edatlar, cümlenin bir öğesi haline gelirken bağlaçlarda ise bir öğe özelliği yoktur. Edatlar cümleden atıldığında cümle anlamsızlaşıyor ancak bağlaçlar cümleden çıkartıldığında cümlede en fazla daralsa da cümle anlamsızlaşmaz. Bir örnekle ifade etmemiz gerekirse, "Onun gibisi çıkmadı" cümlesinde 'gibisi' kelimesini çıkardığımda anlamda bir bozulma meydana geliyor. Dolayısıyla bu kelime bir edattır. "Sevdim ama sevilmedim" cümlesindeki 'ama'yı çıkardığımızda ise geriye "Sevdim sevilmedim" kalıyor. Anlamda daralma olsa da yine de büyük bir bozukluk yaşanmıyor. Bu yüzden de bağlaç özelliği taşıyor. Cümle içinde aynı görevde olan ya da anlamca birbiri ile ilgisi bulunan sözcükleri, sözcük gruplarını, anlam bakımından birbiri ile ilgili cümleleri bağlayan sözcüklere “bağlaç” denir. Cümlede birden fazla özne, birden fazla sıfat, belirtili nesne, zarf, tamlayan, tamlanan, yüklem vb görev yapan her türlü kelime ve cümleleri birbirine bağlar. Genel olarak; Bağlaçlar tek başına anlamı olmayan ve cümlede bir görevi olan sözcüklerdir. Bağlama görevi yanında cümlede çeşitli anlam ilgileri de kurabilirler. Cümleden çıkarıldıklarında cümlenin anlamında bozulma olmaz; fakat daralma olabilir. Bağlaçlar kendinden önceki ve kendinden sonraki sözcüklerden ayrı yazılırlar. Bağlaçlara benzediğini ve bağlaç olduğunu düşündüğünüz birleşik yazılmış olanlar bağlaç değil ektir. Hiçbir cümle ögesi olmazlar. Bağlaçların yerine uygun olan bir noktalama işareti konulabilir. En sık kullanılan bağlaçlar şunlardır ama, fakat, lâkin, ancak, yalnız, oysa, oysaki, hâlbuki ve, ile ki de çünkü, zira madem, mademki veyahut, yahut, veya, ya da şayet, eğer, ise öyleyse, o halde, kısacası, demek ki, nitekim yoksa, anlaşılan ne……ne de, ya….ya da, gerek…gerekse, ha……..ha, ister…..isterse, kâh……….kâh, de…..de hatta, üstelik, ayrıca, hem, hem de, yine, gene meğer İLE BAĞLACI Çoğu zaman “ve” bağlacı ile eş görevli kullanılır. Ancak bu bağlaç cümleleri bağlama göreviyle kullanılmaz. ÖRNEKLER Güneş ile dünya arasındaki uzaklığı soruyor. İsimleri bağlar isim isim Gelmesi ile gitmesi bir oldu. Fiilimsileri bağlar Annesi ile teyzesi termal otelde konakladılar. Özneleri bağlar özne özne KARIŞTIRILABİLEN DURUMLAR İle sözcüğü cümlede sözcükler arasında anlam ilgisi kurarak edat olarak da görev yapabilmektedir, bu durumda bağlaç olan “ile”yle karıştırmamak gerekir. Bunun için cümledeki ile sözcüğü yerine “ve” bağlacı getirilir. Anlamda bozulma olmuyorsa ile sözcüğü bağlaçtır. ÖRNEK Bu para ile nasıl geçinebileceğimi bilmiyorum. Edat ile ≠ ve Amcası ile halası bahçede semaverin başındaydı. Bağlaç ile = ve VE BAĞLACI ÖRNEKLER Türkiye ve Hırvatistan bu sene şarkı yarışmasına katılmadılar. Özneleri bağlar Özne Özne Çarşıdan gazete ve ekmek aldım. Eş görevli sözcükleri bsiz. nesne bağlar Okuldan geldim ve dershaneye gittim. Cümleleri yüklem bağlar Bahçedeki otları yoldum ve bir köşeye yığdım. Cümleleri bağlar Yaramaz ve çalışkan çocuk. Sıfatları bağlar Pahalı elbiseler ve ayakkabılar aldı. Tamlananları aynı zamanda isimleri bağlamıştır diyebiliriz Bu yazıda, Çehov’u ve Sait Faik’i anlatıyor. Nesneleri bağlar AMA, FAKAT, LÂKİN, ANCAK, YALNIZ, OYSA, OYSAKİ, HÂLBUKİ BAĞLACI Karşıtlık anlamı kazandıran bağlaçlardır. Genellikle cümleleri bağlama görevi üstlenirler. ÖRNEKLER Gitar çalıyorum ama kemanı daha çok seviyorum. Cümleleri bağlamıştır. Kitabı daha bitiremedim ama keyifle okuyorum. Sevmek ama sevilmemek işte bütün mesele bu. Fiilimsiler bağlanmıştır. İyi koştu fakat birinci olamadı. Benimki aşk değil lakin onu çok seviyorum. Kimsesi yoktu ancak kendine bakabilecek kadar da güçlüydü. Oysa ne çok sevmiştim seni. Öncesinde başka bir cümlenin varlığı anlaşılıyor Paketi zamanında yerine ulaştıramadım oysaki yola çok erken çıkmıştım. Arabayla gideceğini biliyordu halbuki. Öncesinde başka bir cümlenin varlığı anlaşılıyor KARIŞTIRILABİLEN DURUMLAR Ancak kelimesi “sadece” anlamında kullanılırsa edat, “olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle” anlamlarında kullanılırsa zarf, “ama, fakat” anlamlarında kullanılırsa bağlaç olur. Ancak kelimesinin yerine bu anlamlardan hangisi getirilebiliyorsa sözcük türü de o olur. ÖRNEKLER Ancak kendisi bu işi başarabilirdi. Sadece = Edat Yollar buzlu olduğundan eve ancak gelebildi. Güçlükle = Zarf Cenazesine katılamadı ancak kargo ile çelenk gönderdi. Fakat = Bağlaç Yalnız kelimesi bir ismi nitelerse niteleme sıfatı, bir fiili veya fiilimsiyi nitelerse durum zarfı, “ama, fakat” anlamlarında kullanılırsa bağlaç, ya da bir isim olarak kullanılabilir. Yalnız kelimesinin cümle içindeki anlamlarına göre sözcük türü belirlenir. ÖRNEKLER Kırşehir’e kadar yalnız onun için gittim. Sadece = Edat Kırşehir’e kadar gittim; yalnız Boztepe’ye uğramadım. Ama, fakat = Bağlaç Kırşehir’e kadar yalnız gittim. Yalnız = Zarf Ankara, yalnız bir hayat sürmek için ideal yerdir . Sıfat Kİ BAĞLACI Bağlaç olan “ki” daha çok cümleleri bağlama görevi ile kullanılır. Ki bağlacından sonra gelen cümle önceki cümlenin açıklayıcısı olur. Diğer sözcüklerden daima ayrı yazılır. Bu bağlacın sesli ve sessiz harflerinde değişiklik olmaz kı, ku, kü şekilleri yoktur. ÖRNEKLER Canı sıkılmış ki bizimle gelmedi. Neden-sonuç Artık erken yatmalı ki okula geç kalmasın. Koşul-Şart Nietzsche der ki “En büyük delilik, denize tuz atmaktır.” Sen ki beni çok iyi tanırsın. Özneyi pekiştirme Yarın buraya döner mi ki? Kuşku, kaygı Beni anlamıyor ki… Yakınma Dışarı çıktım ki ortalığı sel götürüyor. Şaşma KARIŞTIRILABİLEN DURUMLAR İlgi eki olan “ki”, sıfat yapan “ki” eki ve bağlaç olan “ki” karıştırılmamalıdır. İlgi eki adı üstünde ek olduğu için birleşik yazılır. Bir ismin yerini tutar. Sıfat yapan ki de birleşik yazılır; ancak bağlaç olan “ki” başlı başına bir sözcüktür ve ayrı yazılır. ÖRNEKLER Odanınki salonun perdesinden daha gösterişliydi. İlgi zamiri Odanın perdesi yıkanmadı ki takayım. Bağlaç Odadaki eşyaları topladım. Sıfat yapan ki DE BAĞLACI Bağlaç olan “de” Her zaman kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır. Ünsüz benzeşmesine göre çeşitleri yoktur. Yani “d” sesi sertleşerek “t” olmaz. Sadece de, da şekilleri vardır. Bulunduğu cümlede çeşitli anlam ilgileri kurabilir. Cümlede var olan anlam ilgilerini eşitlik, gibilik, katılma vb pekiştirir. ÖRNEKLER O dergiyi ben de okudum. Eşitlik, gibilik Size de bir tablo yapabilirim. Başkasına yaptığım gibi-gibilik Burayı da görmemiştim. Başka bir yeri görmediğim gibi-gibilik Önce kendin çalış da sonra benden çalışmamı iste. Kızgınlık Size ne oluyor da işimize karışıyorsunuz.Azarlama Okula bir gel de oradan çarşıya gidersin. İstek Ne iyi ettiniz de yemek getirdiniz. Memnuniyet Okuyacak da bana yardım edecekmiş. Alay Buraya gelmişsin de bize uğramamışsın. Yakınma Oyuncak da oyuncak diye tutturdu. İnat Bu sınavı kazanacak da ben göreceğim. Küçümseme KARIŞTIRILABİLEN DURUMLAR Bağlaç olan de ile bulunma hal eki olan “de” ve yapım eki olan “de”yi karıştırmamak gerekir. De bağlacı ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı bozulmaz. Hal eki olan ve yapım eki olan “de” hem birleşik yazılır hem de çıkarıldığında cümlenin anlamında bozulma olur. Bağlaç olan “de”nin sadece “da, de” şekilleri varken diğerlerinin “da, de, ta, te” şekilleri mevcuttur. ÖRNEKLER Bugün bahçede mangal yakacağız. Hal eki Bugün bahçe mangal yakacağız. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı bozulur. Bugün sabah bahçe de temizlendi. Bağlaç Bugün sabah bahçe temizlendi. Cümlenin anlamı bozulmaz ancak daralma meydana gelebilir. Sözde bize gelecektin Yapım Eki ÇÜNKÜ, ZİRA BAĞLACI Bu bağlaçlar başına geldikleri cümleyi kendisinden önceki cümlelere bağlarlar. ÖRNEKLER Düğününüze gelemedim; çünkü hastalandım. Bu soruyu çözemedim; çünkü konuyu kavrayamamışım. İpleri sıkıca bağlamalısın zira yıkılacak gibi duruyor. Bu yıl ürünler iyi çıktı zira yağmurlar boldu. MADEM, MADEMKİ BAĞLACI Bu bağlaçlar başına geldikleri cümleyi daha sonrakilere bağlarlar. Mademki buraya geldiniz, bir çayımızı için. Kitabı okumayacaktın madem, neden satın aldın? VEYAHUT, YAHUT, VEYA, YA DA BAĞLACI Bunlar birbirine denk olan, birbirinin yerini tutabilecek olan iki unsuru birbirine bağlayan, birbiriyle karşılaştıran bağlaçlardır. Bağladıkları iki unsurun, iki kelime, kelime gurubu veya cümlenin arasına girerler. ÖRNEKLER Roman veya öykü ikisini de okumayı çok severim. Kardeşin yahut baban okula gelsin. Müzik ya da resim dersini seçebilirsin. Akşam veyahut gece yarısı yola çıkarız. ŞAYET, EĞER, İSE BAĞLACI Bu bağlaçlar koşul-şart ifade eden veya şart anlamını kuvvetlendirirler. Başına geldikleri cümleyi daha sonraki cümle veya cümlelere bağlarlar. İse bağlacı kendinden önceki sözcükle birleşik yazılabilir. Eklendiği sözcüğe göre “se, sa” şeklinde değişiklik gösterebilir. ÖRNEKLER Eğer son soruyu bilseydik, yarışmayı kazanacaktık. Şayet paranız biterse beni arayın. Bügün güzel yemekler olduğu için yemekhaneye gittik, Ahmet ise bizle gelmedi. Ben hızlı hızlı yürüdüm annemse arkamdan ağır adımlarla geliyordu. KARIŞTIRILABİLEN DURUMLAR Not “İse” sözcüğü ek-fiil olarak da kullanılabilir. Ek fiiller isim soylu sözcükleri yüklem yaparken, basit zamanlı fiilleri de bileşik zamanlı yapar. Cümlede koşul-şart anlamı sağlar. Baglaç ile farkı ek fiilin olumsuzu yapılabilirken bağlaç olan “ise” nin olumsuzu yapılamaz ve şart anlamı da sağlamaz. ÖRNEK Yola erken çıkarsa yetişebilir. ek-fiil Tansiyonu yüksek, ateşi ise normalin üstünde. Bağlaç ÖYLEYSE, O HALDE, KISACASI, DEMEK Kİ, NİTEKİM BAĞLACI Özet anlamı kazandıran bağlaçlardır. Kendinden önceki cümle veya cümleleri özet veya sonuç cümlesine bağlarlar. Sınıfta çok ses var; o halde dersi burada bitiyorum arkadaşlar. ÖRNEKLER O halde bu konuyu anlamadığını düşünüyorum. Öyleyse bu işten vazgeçelim artık. Kısaca seninle aynı ortamda bulunmaktan çok memnunum. Demek ki onu bugüne kadar kimse anlayamamış. Nitekim yapayalnız kaldığını kendisi de anlamıştı. Sonuç olarak YOKSA, ANLAŞILAN BAĞLACI Olasılık anlamı kazandıran bağlaçlardır. Yoksa bu akşam bana sürpriz mi yapacak. Anlaşılan yemeği hemen yapamayacak. NE……….NE DE, YA……..YA DA, GEREK…GEREKSE, İSTER……..İSTERSE, KÂH……..KÂH, DE…….DE BAĞLAÇLARI Çoğunlukla karşılaştırma anlamı sağlayan bağlaçlar olmakla birlikte cümlede değişik anlam ilgileri oluştururlar. Bu bağlaçlar ile ilgili sorular daha çok “hangi öğeleri bağlamıştır” şeklinde gelmektedir. ÖRNEKLER Memlekete ne seni ne de annemi götürüyor. Nesneleri bağlamıştır Ya bu odayı temizlersin ya da bir daha buraya gelmezsin. Cümleleri bağlamıştır. Gerek milletimiz gerekse devletimiz bu uğurda her şeye hazırlıklıdır. Özneleri bağlamıştır. İster bu ceketi ister yeşil paltoyu alabilirsin. Nesneleri bağlamıştır. Evini de arabasını da çok ucuza satmış. Nesneleri bağlamıştır. Edat-Bağlaç-Ünlem Denemesi 1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde "yalnız" sözcüğü hem edat hem de bağlaç görevinde kullanılmış izlenimini vermektedir? A Yalnız perilerin diyarından şarkılar getirirdi. B Kendisi ortada yok, ah, yalnız gölgesi var. C Yalnız yaşardı konak yavrusu eski evinde. D Sokakta yalnız dostlarını tanır, onlarla konuşurdu. E Her programında yalnız bir şiiri açıklardı. 2. Hâlbuki işte Mümtazla Nuran kendisine muhtaç olmadan birbirleriyle anlaşıyorlardı. Bu cümlede ile -le/-la için aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A İkisi de edattır B İkisi de bağlaçtır C I. edat, II. bağlaçtır D I. bağlaç, II. edattır E I. zarf, II. bağlaçtır I. Ak gömlekle gözyaşımı silerim, II. Şahin aşkınla deli olmuştur. III. Kara taşla bıçağımı bilerim. IV. Eşimle dostumla buluşamadım. 3. "İle -le/-la numaralanmış dizelerin hangi ikisinde aynı işlevde kullanılmıştır? A I. ile II. B I. ile III. C II. ve IV. D III. ve IV. E II. ile IIL 4. Gözü, zafer vadeden sanat eserlerinde Parlayan mükemmellik ateşiyle ışıldar. Yukarıdaki dizeler için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A Belirtisiz ad tamlamasına yer verilmiştir. B Sıfat – fiillere yer verilmiştir. C Birleşik sözcük kullanılmıştır. D "Gözü" ismin -i hal ekini almıştır. E "ile" edat görevinde kullanılmıştır. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ile -le/-la diğerlerinden ayrı bir tür ve görevde kullanılmıştır? A Parayı, ondan nefret edermiş gibi öfkeyle harcarlar. B Hayatı, kırmızı pelerinleriyle kumların üstünde yaşarlar. C Çiçeklerle kan lekeleri yan yanadır kumların üstünde. D Güvenliğin, zevkle ve heyecanla yan yana düşmesi parçalar bizi. E Yaşamak, bir parçalanmayı başarıyla sürdürmek midir? IHer çocuk IIkendine imrendiği IIIiçin kaybolur Üzerinden neşeyle uçuşur IVçocuksu yel Şimdiye Vkadar çıkmadı cehennemi içinde taşıyan 6. Yukarıdaki dizelerde numaralanmış sözcükler tür bakımından eşleştirilirse, hangisi bu eşleştirmenin dışında kalır? A I. B II. C III. D IV. E V. IYıllar ne IIkadar meraklı IIIayrılıklara Şimdi çıksam, IVküçük parka Vbaşka çocuklar gider. 7. Yukarıdaki dizelerde numaralanmış sözcükler tür bakımından eşleştirilirse hangisi bu eşleştirmenin dışında kalır? A I. B II. C III. D IV. E V. 8. Aşağıdaki dizelerin hangisinde "edat" cümleye "çokluk" anlamı katmıştır? A Ah, kolum kanadım olsaydı eğer Uçardım o güzel dağlara kadar. B Kim bilir yaşamak ne kadar güzel! O sonsuz güneşin ışıklarında. C Haydi çabuk atla, durma, çekinme Yelkenler rüzgârla canlanmış gibi. D Seni yalnız bir mucize götürür O güzel, harika memleketine E Nehir ulaşmıyor asla denize kadar Bir büyük çölde kayboluyor sular. 9. Aşağıdaki cümlelerin/dizelerin hangisinde "kadar" cümleye diğerlerinden farklı bir anlam katmıştır? A Cihan gönül kadar geniş değildir. B Sen rüyalarım kadar sâde, güzelsin C Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur D Ey gün kadar güzel çocuğum, uyu E Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. 10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde "ne… ne" bağlaç görevinde kullanılmamıştır? A Ve sakin ol, ne kapıl umuda ne de umutsuzluğa B Ne kışlar, ne yıkımlar, ne yokluklar tanıdım. C Ne yüzünü getirebiliyorum ne bakışlarını D Ne bir sözümü dinler, ne bir arzumu yapar. E Oraya ne bir yol, ne bir köprü var. I. Ölmek kaderde var bize ürküntü vermiyor Lâkin vatandan ayrılışın ıstırabı zor II. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır. III. Bu vatandaş biraz ahşapla, biraz kerpiçten Yapabilmiş bu güzellikleri birkaç hiçten IV. Bir saltanat sürer sanırsın beni Ancak ben bir viranedeyim. 11. Yukarıdaki dizelerde altı çizili sözcüklerden hangi ikisi anlamca birbirine yakındır? A I. ile II. B II. ile III. C II. ile IV. D I. ile IV. E I. ile III. 12. Edatlar, ad soylu diğer sözcükler gibi ek-eylem alarak yüklem görevinde kullanılabilir. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bu duruma örnek bir kullanım vardır? A Gökler bir rüya gibi eğilmiş üstüme B Komşular etrafımda ailem gibidir. C Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi D Vazgeç, dili neşter gibi kullanmaktan E Bir veda gibi her nefes, alışılmış kıyılardan geçer. Ben ölürsem ölürüm bir şey değil Ne olursa garip eşyama olur Bir hayır sahibi çıkar mı dersin Mektuplarımı iade edecek? Ya kitaplarım, ya şiir defterim Yanarım bakkal eline düşerse 13. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi, yukarıdaki dizelerde geçen "ya… ya" bağlacının anlamca yerini tutacak niteliktedir? A Madem ki B Ne..ne C Hele D Oysa ki E Veya 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat ilgeç'a yer verilmemiştir? A Babasından aldığı doğru düşünceleri uygulayabilmek için daha iyi fırsat olmazdı. B Ev sahiplerinin yardımı ile içeriye girdim ve sedire uzandım. C Gözleri yarı karanlıkta ateş parçası gibi parlıyordu. D Köyde bu yalnız yaşayış ne kadar sürdü bilmiyorum. E Bâki ve Nedim'in devrini, onların divanlarını okurken içten yaşarız. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bağlaç" iki özneyi bağlamıştır? A Çocuğun yüzü sapsarıydı ve terli alnına saçları yapışmıştı. B Istırap ve sıkıntı insanlara en önemli gerçekleri öğretir. C Şehrin pazar yerinde ve küçük bir dükkânda kasaplık yapıyordu. D İyiliğe, güzelliğe, doğruluğa ve aşka bütün kalbimle inandım. E Bir kız okulunda matematik öğretmeni ve müdür yardımcısıydım. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, hem zarf hem edat türünü çağrıştıracak şekilde kullanılmıştır? A Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım B Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım C Artık ey yolcu bırak ben yalnız ağlayayım D Bir güler çehre görüp güldüğü yoktur yüzümün E Bütün gün evde oturmak ne olsa pek hoştur. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ne… ne" bağlacı iki nesneyi bağlamıştır? A Onun ne dünü var artık ne bugünü. B Ne aklım kaldı benim, ne gönlüm. C Ne kararım kaldı benim, ne sabrım. D Ne lezzet kaldı bende, ne tat. E Ne bir gazel söyledim, ne şarkı, yokluğunda. I. Erzurum halkı Aziziye Tabyaları'nı savunmak üzere savaşa katıldı. II. Meram bağlarının tadını alabilmek için ona yerli hayatın içinden gitmek lâzımdır. III. Öyleyse cehalet denilen yüz karasından Kurtulmaya azmetmeli baştanbaşa millet. IV. Zavallı Abdullah Efendi, onları bir vakitler ne kadar ciddiye almıştı. 18. Yukarıdaki cümlelerde altı çizili edatlar anlamca birbirine yakındır? A I. ile II. B II. ile III. C I. ile IV. D III. ile IV. E II. ile IV. 19. Edatlar kendilerine bağlı sözcüklerle cümlede sıfat ve zarf görevinde kullanılabilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "gibi" edatı sıfat görevinde kullanılmıştır? A Artık, yeryüzü vahşi bir hayvan gibi saldırıyor üstüme. B Genç kadının dudakları siyah bir lâle gibi kapanmıştı. C Ağır sonbahar akşamlarında yağan karmaşa yağmuru gibisin. D Çocuk yağmur damlası gibi gözleriyle bakıyordu çevresine E Senin gibisini de kimse görmemiştir bu kentin sokaklarında. 20. Aşağıdaki dizelerin hangisinin sonuna ünlem ! işareti gereksiz konulmuştur? A Dolaş da yırtıcı arslan kesil, behey miskin! B Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum Ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün! C Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar Yaşlı gözlerinle kal anneciğim! D Ey yarım adalarım, açılan hür denize Yelken bulamadımsa bayrak getirdim size! E Erzurum dağları duman dildedir Başım yastıktadır, gözüm yoldadır! 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ile -le, -la" sözcüğü diğerlerinden farklı bir tür ve görevde kullanılmıştır? A Artık çarşıda bu sofra örtüleri ile karşılaşmazsınız. B Pazar yeri şehrin doğal yapısıyla uyumlu değil. C Pirit madeni teleferikle limana taşınıyordu. D Suçla zevk arasında inanılmaz bir ilişki vardı. E Bu pazar orijinal görüntüsü ile herkesi büyülüyor. 22. Aşağıdaki dizelerin hangisinde edat yoktur? A Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar. B Üstümüzde deniz gibi bir gökyüzü var. C Ah, yazık ki bütün insanlık güneşsiz. D Çözmek mi istemiş o çetin düğümü? E Sınırım yok, taa sonsuzluğa kadar yürürüm. 23. Tam beni bu yolculuğa iten nedenlerden söz etmeye başlayacaktım ki birden Habib girdi odaya. Beni suçüstü yakalamayı umarcasına, sessizce, yalınayak yaklaştı. Yukarıdaki parçada aşağıdaki sözcük türlerinden hangisi yoktur? A Zamir B Sıfat C Zarf D Edat E Bağlaç 24. Saat epeyce geç olmasına karşın bizim onurumuza büyük bir şölen vermek için ısrar etti. Yukarıdaki cümlede altı çizili sözcük yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? A karşılık B göre C kadar D için E rağmen 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç cümleleri bağlama göreviyle kullanılmıştır? A Bildiği ya da duyduğu şeylerle ilgili soru soruyordu. B Senin için iyi olan başkaları için de iyidir. C Ona cevap vermek istiyordum ama elini kaldırdı. D Her yanda şerbetçiler ve vişne suyu satıcıları var. E Bir ara yanlarında başka yolcular da vardı. CEVAP ANAHTARI 1-B 2-D 3-B 4-D 5-C 6-B 7-B 8-B 9-E 10-B 11-D 12-B 13-C 14-E 15-B 16-C 17-E 18-A 19-D 20-E 21-D 22-C 23-D 24-E 25-C
edat bağlaç zarf zamir sıfat