Türkiyenin en kapsamlı Küba turu. Avrupa Rüyası ile maceraya hazır mısınız! 9 gün boyunca tek seferde Havana, Trinidad, Varadero, Santa Clara, Cienfuegos'u keşfedelim mi? Türk Hava Yolları kalitesiyle, Küba Rüyası turunda 9 günde 5 şehir gezerek; her sabah başka şehirde uyanacağız.
Bidenyönetimi, Pfizer ve Moderna aşılarından 600 milyon doz satın almak için bir sözleşme imzaladı. Aşıların önümüzdeki temmuz ayına kadar teslim edilmesi bekleniyor. ABD aynı zamanda Johnson&Johnson aşısından da 87 milyon doz alacak. Bu da ABD'nin ihtiyacından çok daha fazlasına sahip olacağı anlamına geliyor.
Almanyadan Türkiye'ye seyahat kuralları güncellendi. 01.06.2021. 1 Haziran 2021. Yeni kademeli normalleşmeyle birlikte yurt dışından Türkiye'ye giriş yapacak yolculara yönelik Covid-19
VizeBaşvurusu ve Ortalama Açıklanma Süresi: Eğitim (lisans, yüksek lisans ya da dil eğitimi) ve vize randevuları şu an için Ağustos - Eylül 2022, turistik vizeler için en yakın randevu tarihleri 2023 ortalarını göstermekte. Akademik programlar için her zaman olumlu cevap alınamasa da randevu tarihini erkene çekme imkanı da
hacve umre ziyaretine gidecek kişilerin bu ziyaretleri gerçekleştirmeden önce muhakkak kendi sağlıkları ve çevresindekilerinin sağlıkları için aşılama yaptırması gerekir. bu aşılamalar ülkemizde 3 yerde bulunan aşı merkezleri tarafından yapılmaktadır. ülkemizden suudi arabistan’a umre ziyareti ve hacı adayı olmak için gidecek tüm kişilerin zorunlu menenjit
Vay Tiền Nhanh. Afrika'ya Türkiye'den yapılan sivil havacılık uçuşlarıının artması nedeniyle, bazı riskli hastalıklar Türk yolcularda da görülmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde THY'nin bir kabin amirinin sıtmaya yakalanarak hayatını kaybetmesi ve Nijerya uçuşunda sıtma virüsü kaptığı şüphesiyle THY kabin memuru 31 yaşındaki Murat Düzer'in Afyonkarahisar'da tedavi altına alınması haberlerinin basında yer alması üzerine hastalık açısından risk taşıyan bölgelere gidecek vatandaşlar, sağlık merkezlerine başvurmaya başladı. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Doktoru Bekir Lütfi Çelepçıkay, şu anda riskli kabul edilen ve en çok öldüren hastalığın 'sıtma' olduğunu vurgulayarak "Şu anda risk kabul edilebilecek en çok öldüren hastalıklar, en çok hastalandıran hastalıklar mesela sıtma. Sıtmanın aşısı yok. Sıtmadan korunmak için de ilaç kullanmak gerekiyor. Tabi ilaçtan önce cibinlik kullanmak gibi sivri sinek kovucu sprey kullanmak gibi uzun kollu elbiseler kullanmak gibi şeyler yapmak gerekiyor" diye konuştu. "ÜLKEYLE İLGİLİ RİSKLERİ VE YAPILMASI GEREKENLERİ ANLATIYORUZ" Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü de özellikle Afrika ve Güney Amerika gibi riskli kıtalara seyahat edecek Türk vatandaşlarının sıtma ve sarıhumma hastalıklarına yakalanmaması için gerekli önlemleri almalarını istedi. Genel Müdürlüğün oluşturduğu Seyahat Sağlığı Merkezi, riskli bölgelere seyahat edecek yolcular için ücretsiz aşı yapıp hap dağıtıyor. Sağlık Bakanlığı'na bağlı, Karaköy'de bulunan Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Doktoru Bekir Lütfi Çelepçıkay, seyahat edecek yolcuların gidecekleri ülkede riskli bir hastalık bulunup bulunmadığına dair bilgilendirildiklerini kaydederek "Randevu usulü çalışıyoruz. İnsanlar bize telefon açıp randevu alıyorlar. Buraya geldikleri zaman oturup beraber konuşuyoruz. Nereye gideceklerini bize anlatıyorlar. O ülkeyle ilgili riskleri ve yapılması gerekenleri anlatıyoruz. Hangi aşıları ve hangi ilaçları kullanmaları gerektiğine dair karar veriyoruz" dedi. "SITMANIN AŞISI YOK" Hastalık açısından riskli bölgeler olarak tabir edilen Sahraaltı Afrika ülkeleri ile Güney Amerika ülkelerinde özellikle Amazon bölgesini içeren ülkelerde rastlanan 'sarıhumma hastalığı'na karşı aşının yüzde 100'e yakın koruma sağladığını belirten Doktor Çelepçıkay, şu anda riskli kabul edilen ve en çok öldüren hastalığın 'sıtma' olduğunu vurguladı. Sıtmadan korunmak için herhangi bir aşının olmadığını söyleyen Çelepçıkay, sıtmadan korunma yöntemlerini sıralayarak "Riskli bölgeler daha çok Afrika ülkeleri, özellikle Sahraaltı Afrika ülkeleri, Güney Amerika ülkeleri, Uzak Doğu özellikle Güney Asya ülkeleri belli açılardan riskli kabul edilebilir. Ancak hastalıklara göre risk haritası değişebilir. En riskli hastalık dönemine göre değişiyor. Biliyorsunuz bir ara Ebola çok riskli kabul ediliyordu. Şu anda risk kabul edilebilecek en çok öldüren hastalıklar, en çok hastalandıran hastalıklar mesela sıtma. Sıtmanın aşısı yok. Elimizdeki aşılar sarıhumma aşısı, tifo aşısı, menenjit aşısı mevcut. Sarıhumma aşısını en az 10 gün önceden olmak gerekir. Sıtmadan korunmak için de ilaç kullanmak gerekiyor. Tabi ilaçtan önce cibinlik kullanmak gibi sivri sinek kovucu sprey kullanmak gibi uzun kollu elbiseler kullanmak gibi şeyler yapmak gerekiyor" diye konuştu. "SITMADAN ÖZELLİKLE KORKUYORUM" Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne seyahat etmeden önce aşı olmak için randevu alarak gelen yolculardan 29 yaşındaki öğretmen Tülay Taş, turist olarak Hindistan'a gideceğini ve sıtmadan korktuğunu belirterek "Hindistan'a gidiyorum iki hafta sonra. Tifo aşısı olmaya geldim buraya. Hindistan Konsolosluğu sitesinden zaten vizeye başvurmak için girmem gerekiyordu. Oradan aşı olmam gerektiğini okudum. Aynı zamanda Hepatit A, Hepatit B aşılarını da olmamız gerekiyormuş. Burada yapılmadığını söylediler. Sağlık Ocağı'na gideceğim. Orada olacağım. Bir ay kadar kalmayı düşünüyoruz. Dağ bayır gezebiliriz. Sıtmadan özellikle korkuyorum" ifadelerini kullandı. İstanbul'da oturma izni olan ve Kongo Cumhuriyeti'ne seyahat etmeden önce aşı olmaya Sağlık Genel Müdürlüğü'ne aşı olmaya gelen Hindistanlı yolcular da sarıhumma aşısı olacaklarını söyleyerek "Kongo'ya gidiyorum. Afrika'ya taşınıyorum. Sarıhumma aşısı olacağım. Afrika'ya giderken yapılan aşının bu olduğunu biliyorum. Umarım aşı beni koruyacak. Öyle inanıyorum. Buraya gelme sebebim de koruyacağını düşünmem" dedi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde öğretim üyesi Ayten Zara ise oğluyla birlikte ikinci kez Afrika'ya gideceklerini belirterek geçen yıl Asya'ya giderken aşı olmadıklarını söyledi. Riskli bölgelere sıklıkla seyahat ettiğini kaydeden Zara, "Afrika'ya gidiyoruz. Uganda, Kenya ve Tanzanya'da hem gezi hem gönüllü çalışmalar yapacağız. Hem insanlarla temas hem hayvanlarla temas olacağı için hazırlık yapmamız gerekiyordu. Aşı vurulmamız gerektiğini öğrendik. Ben o bölgeye sık seyahat eden insanlardan biriyim. Şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. Geçen sene Asya'daydık. Hiçbir şey olmadı. Orası için aşı bile vurdurmadık. Sadece dikkat ettik. Hasta olmadan da geri döndük" şeklinde konuştu. Annesi ile birlikte daha önce de Afrika'ya gittiklerini söyleyen 11 yaşındaki Can da "İlk defa değil, 3 yıl önce olmuştum son aşımı. Hiç çekinmiyorum. Hiç korkum yok. Güveniyorum ve deneyimli olduklarını da biliyorum. Bir önceki sene de gittiğim için Afrika'ya hiçbir çekincem yok" ifadelerini kullandı. - İstanbulDemirören Haber Ajansı / Güncel Güney Amerika Türkiye Afrika Asya Politika Güncel Haberler
Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali Kenya gibi uzak ülkeler ha deyince gidilebilen yerler değiller maalesef. Aylar öncesinden alınan biletler, Kenya öncesi olunan aşılar, yanınıza almanız gerekenler var. İlk etapta Kenya’ya gitme zamanı kesinleşince en az on gün öncesinden aşı olmanız gerekiyor. Ülkeye giriş gerekliliği Sarıhumma bulaşma riski olan ülkeden gelen 1 yaşın üzerindeki tüm yolcuların Sarıhumma aşısı ile aşılandığını gösteren uluslararası aşı sertifikası bulundurması zorunludur. Beni instagram hesabımdan takip etmeyi unutmayın. Hikayeler ve öne çıkanlarda çok şey anlatıyorum 😉 İnstagram Nerdesinbahar Aşıyı Nerede Yaptırabilirsiniz? Sağlık bakanlığı bu şekilde açıklamış. Bu aşıyı Devlet Hastanesinde yada sağlık ocaklarında yaptıramazsınız. Arkadaşlarımla konuştuğumda ve internetten araştırdığımda her ilde bulunan Seyahat Sağlığı Merkezleri’nde bu aşının yapılabileceğini öğrendim. Gitmeden önce evinize en yakın merkezden randevu almanız gerekiyor. Randevusuz gidenlerde olmuş. Aşılarını olabilmişler ama siz yine de randevunuzu alın derim. Her ilde farklı yerlerde bulunan bu aşı merkezlerine ulaşmak için tıklayınız. Aşı Olurken Yaşayacaklarınız Neler? Bana en yakın yer Karaköy’deki merkezdi. Doktor size gideceğiniz tarihi ve kaç gün kalacağınızı soruyor. Doktor aşı öncesi size bir test yapıyor. Bu teste doğru cevaplar vermelisiniz. Yumurtaya alerjisi olanlar bu aşıyı olamıyormuş mesela. Hamilelere yapılmıyor yada 6 ay içinde hamile kalmamamız gerekiyor. Gitme tarihinden en az on gün önce başvurmalısınız. Aşı en az bu kadar sürede etkileşime geçiyor. Aşıyı yaptıktan sonra kalacağınız gün kadar antibiyotik veriyor. Gitmeden 1 gün öncesinden haplara başlıyorsunuz. Kaldığınız sürece ve döndükten sonra da içmeye devam ediyorsunuz. Aynı saatte ve tok karna içmeniz gerekiyor. Antibiyotikler sıtma için ama dünya da sıtmadan koruyabilen bir ilaç yok. Bu sadece eğer yakalanırsanız hafif atlatmanız için. Aşı canınızı yakmıyor. Korkmaya gerek yok. Bunların hepsi ücretsiz. Graffe Center, Nairobi Kenya göllerinde ki Safari maceramı da okumak isterseniz tıklayın. Kenya Masai Mara bozkırlarında ki safari maceramı da okumak isterseniz tıklayın. Masai Mara yerlilerinin köyünde ki maceramı da okumak için tıklayın. Aşının Yan Etkileri Neler? İlaçlar özellikle dudaklarda kuruluk yapıyor. Bir nemlendirici çok işinize yarayacak. Yan etki olarak hafif ateş, kas ağrısı ve halsizlik yapıyormuş. Ben de hiç birisi olmadı. Uzun süreli Afrika gidişlerinde sadece aşı yapılıyor hap verilmiyor. Giden arkadaşlarımın yönlendirmesi bu şekilde. 24 saat alkol tüketmemelisiniz ve hamam sauna gibi bir yere 24 saat gitmemelisiniz ama duş alabilirsiniz. Biz on gün kalacağımız için haplarımızı aldık. Bunlarla birlikte bir de aşı karneniz oluyor. Bunu göstermeden ülkeye giriş yapamazsınız dendi ama hiç soran olmadı. Hatta Avrupa ülkelerine girerken bu karnenizi göstermezseniz sizi ülkeye sokmazlar dendi ama o gün bugün yanımda taşıyorum. Hiç bakan ya da soran olmadı. En son yapılan aşılar ömür boyu sizi sarıhummadan koruyormuş. Bir kere olmanız yeterli. Bir sonraki Afrika yolculuğum için çok güzel bir haber. Afrika’nın gittiğiniz bölgesine göre yapılacak aşılar değişiyor ama en çok görülen ve en tehlikelisi sarıhummaymış. Yatarak istitahatten başka tedavisi de yokmuş. Ölüme kadar götürebilen bir hastalık olduğu için ben gitmeden bu aşıyı olmayı tercih ettim. Diğer Dikkat Edilecek Hususlar Doktorumuzun diğer tavsiyeleri şu şekilde Sadece kapalı şişeden su için. Kapağını mutlaka siz açın. Dişinizi bile musluk suyuyla fırçalamayın Buz kullanmayın Salata tüketmeyin. Sadece pişmiş yemek tüketin. Meyve yiyeceğiniz zaman kendiniz yıkayıp soyun. Sıtmadan korunmak için Uzun kollu kıyafetler giyin. Sivrisinekler için bileğe takılan sinek kovuculardan alın. Sprey şeklinde sinek kovucu alın. Cibinliksiz yatmayın. Tüm bunlar gözünüzü korkutmasın. Turistik bölgeler devamlı ilaçlanıyor. Ben gittiğimde sinek bile görmedim. Eylül ayıydı. Belki oranın kış ayı olduğu içindir ama gerçekten korkacak bir şey yok. Son önlemleri kendi ülkemizde bile alıyoruz. Dikkat etmeniz gerekenler gerekenler Doğaya uygun renkte, toz göstermeyen kıyafetler götürün. Kolları ve paçaları uzun olursa rahat edersiniz. Dikkat çekici renkler hayvanların fazla ilgisini çekiyor. Uluslararası fiş almalısınız. Kenyanın prizleri bizimkilerden farklı. Almadıysanız bir kürdan soktuğunuzda da çalışabiliyorlar. Çarpılmamaya bakın. Mutlaka rahat bir ayakkabı tercih etmelisiniz. Ben spor ayakkabı yanında lastik tabanlı sandaletle çok rahat ettim. En iyi bavullarınızı götürmeyin. Bavullarımız safariye giderken Range Rover’ın üst tarafında toz toprak oldu. Havaalanlarında atılmaktan kırıldı. Bir daha kullanamadık. Çöpe attık. 2011’de tam zamanlı işinden istifa edip tutkusu olan seyahat etmeyi iş haline getirdi. 2017 yılından beri Hürriyet Seyahat’te gezgin yazar, 2018’den beri de blogunda yazılar yazıyor. Blog ilk etapta gazetedeki yazılarının arşivi olarak düşünüldü ancak daha sonra istediği gibi özgür yazmanın tadına vardı. Gezdiği yerler kadar yollarda tanıştığı, dokunduğu hayatlarında hikayesini yazıyor. Belki bir gün bir hikayenin kahramanı da siz olursunuz kim bilir?
Sağlık Bakanlığı, Somali, Kenya, Cibuti gibi ülkelere gidenlere sivrisinekle bulaşan sarıhumma, sıtma gibi öldürücü hastalıklara karşı aşılamayı daha sıkı takip etmeye başladı. Aşılamayı yaparak uluslararası sertifika veren Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü sürekli yurt dışına çıkan 50 bin kişiye bu hafta içinde aşı olun mesajı geçecek. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da Somalililere yardım götürmesi dikkatleri dünya üzerindeki bulaşıcı hastalıklara çevirdi. Aşılanmadan yapılan seyahatlerin ölümcül sonuçlar doğurduğunu dikkate alan Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, aşılama merkezlerini arttırdı. 8 AYDA 12 BİN KİŞİYE SARIHUMMA AŞISI Merkezlerde yurtdışına çıkacaklara ülkelere göre aşılama yapan kurum, ayda ortalama bin 500 kişiyi sarıhummaya karşı aşıladı. Türkiye'nin Afrika'ya yardımlarıyla artan geliş gidişlerle birlikte patlama yapan aşılama son 8 ayda 12 bin kişiye ulaştı. Yurt dışına seyahat edenlere sıtmaya karşı 30 bin kutu ağızdan kullanılan tablet verildi. Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, bulaşıcı ve salgın özelliği taşıyan hastalıkların Türkiye'ye gelmesini önlemek amacıyla yeni bir uygulamaya daha geçme kararı aldı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın talimatıyla sürekli yurt dışına çıkan 50 bin kişiye 'aşı olun' mesajı gönderilecek. Pazartesi gününden itibaren başlayacak bilgilendirme mesajlarında seyahat sağlığıyla ilgili bilgilere de yer verilecek. VİZE YETMEZ AŞI SERTİFİKASI ŞART İnternet sayfasında da seyahat sağlığıyla ilgili detaylı bilgiler veren bakanlık, ülke ülke görülen bulaşıcı hastalıkları sıraladı. Kurum'un aşı ve hastalık haritasına göre özellikle Afrika, Güney Amerika'nın bazı ülkelerine giderken tifo, difteri, tetanoz, menenjit gibi rutin aşıların yanı sıra sarı humma ve sıtma aşıları da isteniyor. Dünyanın birçok ülkesi pasaport ve vizenin yanında söz konusu aşıların yapıldığına dair verilen 'Uluslararası Aşı veya Profilaksi Sertifikası' istiyor. Sivrisinekle bulaşan Sarıhumma hastalığına karşı sürekli kırmızı alarm halinde bulunan ülkeler, sertifikası olmayanları hava alanlarından geri çeviriyor. Yurt dışına çıkmadan önce adresinden seyahat edilecek ülkeler listesinden yapılacak aşılar ve karşılaşılabilecek hastalıklar konusunda bilgi alınabiliyor. 25 SEYAHAT SAĞLIĞI MERKEZİ Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'nün Türkiye genelinde, yurt dışına çıkacaklara seyahat sağlığı hizmeti veren 25 Seyahat Sağlığı Merkezi bulunuyor. Bu merkezlerde, hastalıklara karşı aşı yapıldıktan sonra bazı ülkelere giriş için zorunlu olarak gösterilmesi istenen ve İngilizce, Fransızca, Türkçe olarak hazırlanan "uluslararası aşı sertifikası" düzenleniyor. Uluslararası aşı sertifikası düzenleme yetkisi yalnızca Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü seyahat sağlığı merkezlerinin yetkisinde olduğu için "sarıhumma" aşısı sadece genel müdürlüğe ait seyahat sağlığı merkezlerinde yapılıyor. Seyahat sağlığı merkezlerinde, bulaşık bölgelere giden kişiler için zorunlu olan "sarıhumma aşısı" yapma ve "uluslararası aşı sertifikası" düzenleme hizmetleri dışında vatandaşlara, seyahat öncesi muayene, seyahat süresince karşılaşılabilecek sağlık sorunları ve korunma, aşılama, seyahat süresince ihtiyaç duyulabilecek ilaçlar konuların da hizmet veriliyor.
Incredible India Toplayın bavulları Hindistan’a gidiyoruz! Desem de bunun aslında bu kadar da bir çırpıda verilecek bir karar olmadığını biliyorum. Tabii sizi de benim gibi deli dürtüyorsa arada bir, siz de bir anda karar verip, hiçbir araştırma yapmadan Hindistan bileti alırken bulabilirsiniz kendinizi. Şimdi, Hindistan’a gitmek her baba yiğidin harcı değil, bu konuda bir anlaşalım. Öncelikle büyük bir sabır, sağlam bir mide, hanım evladı olmayan bir bünye, pazarlıktan anlayan bir kafa ve kendiyle barışık bir ruh hali gerektirir kişide. Kafaya koyup, gitmeye karar verdiğinizde etraftan çıkacak seslere aldırış etmemenizi tavsiye ederim, aksi takdirde yol alamazsınız. Çünkü söz konusu Hindistan gibi pisliğiyle dünyada nam salmış, kalabalık nüfusu ve ağır yemekleriyle adından çok söz ettirerek cırcırda bir dünya markası olmuş, fakirlik, hastalık… gibi olumsuz konularla dünya basınında yer almış bir ülke olunca, giden gitmeyen herkesin bir fikri oluyor kardeşim. Misal; hayatından Avrupa’dan öteye parmağının ucunu çıkarmamış anneannem “Hindistan’a gidiyorum” deyince ben, yüzü şekilden şekle girerek “Bizim Ayten’in oğlu gitmişti, döndüğünde bir hasta oldu, bir hasta oldu aylarca hastanede yattı. Sonradan anladılar ki sıtma olmuş, ölüyordu çocuk” dedi, “Aman Irmak gidecek başka yer mi kalmadı” diye de bir klişe cümle ekledi. Dedem; “Allah akıl fikir versin” dedi, ki böyle kesin tavırları her zaman takdir etmişimdir. Gelecek her türlü karara karşı bünyeleri bağışıklık kazanan annem ve babam da “ne yaparsan yap” bakışı atarak konuya son noktayı koydular. Seyahat günlüğüm, Hindistan biletleri ve daha bir sürü şey Hindistan’da Muson, bavula ne koyuyon? Evet, THY’den gidiş-dönüş TL’ye aldığım biletle üç hafta sonra Hindistan’a gitmeye hazırdım. Fakat atladığım bir şey vardı; Muson Yağmurları. Haritada rota çizmekte zorlanırken -bazı düşüncesiz hareketlerimin sonucunda sık sık yaptığım gibi kendime kısaca küfür ederek- muson yağmurlarının bizi en az etkileyeceği yerleri seçmeye çalıştık. Ağustos sonu, millet gidiyor Nice’e, Cannes’a, biz gidiyoruz kana kana Hindistan’a! Millet bavuluna mayo, bikini koyuyor, biz yağmurluk ve yağmur botu! Dedem haklıymış işte, Allah akıl fikir versin… Ben ömrü hayatımda hiçbir tatile giderken bu kadar alışveriş yapmamıştım. Başımı eczanelerden, marketlerden çıkaramadım arkadaş. Hee tabii, bir de sağlık sitelerinden! Gerçekten Hindistan’a giderken her kafadan çıkan sesi dinlemeyin, ama beni dinleyin. Çünkü en kısa ve öz bilgileri sizlerle paylaşacağım. Özellikle muson zamanında gidiyorsanız sinek kovar sprey ve yağmurluğunuzu eksik etmeyin. Ama yağmur botuna hiç gerek yok, çünkü hava o kadar sıcak ve nemli ki, o bot ayaklarınızdan geçmeyecektir. Plastik terlik, crocs, gibi alet edevatınızı yanınıza almanız yeterli. Erkekler de, bana ultra itici gelen “Joshua sandaleti” diye adlandırdığım, çirkin, cırtcırtlı sandaletlerden alabilirler ya da en temizi parmak arası terlik bence. Pislik konusunda dillere destan olmuş bu ülkenin bavulunun bel kemiklerinden biri de pürel ve ıslak mendil. Bütün gün yüzlerce -abartmıyorum- yüzlerce insanla el sıkışacağınız için bayağı bir ihtiyacınız olacak. İnanılmaz bir doğası olmasına rağmen iklimi konusunda aynı fikirde olamayacağım Incredible India İnanılmaz Hindistan’da bir gün giydiğiniz tişörtü bir daha giyemeyeceğiniz için yanınıza bol bol tişört almanızı öneriyorum. Çünkü hem etraf çok pis, hem hava acaip nemli ve sıcak. Defile yapıyormuş gibi özenli kıyafetler seçmenize gerek yok ama giysilerinizin ince ve rahat olmasında ve mutlaka her güne farklı bir kıyafet ayrılmasında fayda var. Hindistan bavulunun bel kemikleri Tifo, sıtma, aşı, ilaç ve daha bir sürü şey… Gelelim yurdum insanının Hindistan’ı Afrika zannetmesine. Bazı sağlık sitelerinde Hindistan’a gitmeden önce 8 ayrı aşı yapılması gerektiği yazıyor. Tifo’dan, sarılığa, Japon ensefalitinden, tetanosa kadar gerekli, gereksiz 8 aşı! İnternette kısa bir araştırma yapıp, Hindistan’a tur düzenleyen şirketlerle ve konsoloslukla konuştuktan sonra bu aşıların hiçbirinin zorunlu olmadığını öğreniyoruz. Dediğim gibi Afrika’ya gitmiyoruz ya! Tabii ki alınması gereken belli başlı tedbirler var ama bünyeye o kadar aşı saplamak gerçekten gereksiz. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü ve Aşı Danışma Merkezi’nin resmi sitelerinden bütün hastalıklarla ilgili detaylı bilgileri, yapılması gereken aşılar ve alınması gereken ilaçlarla ilgili kapsamlı bilgileri edinebilirsiniz. Hindistan’ın bel kemiği; cırcır! Benim buralarda görüştüğüm doktorlar, bu aşıların yapılmasından ziyade yediğimiz yemeklere ve özellikle içtiğimiz sulara dikkat ederek kendimizi koruyabileceğimizi söylediler. Yemekler çok yağlı ve aşırı baharatlı olduğundan midesi hassas olan arkadaşlarımızın kendini bilerek, her gördüğü yemeğe atlamaması onların iyiliğine olacaktır. Ayrıca etrafta bolcana bulunan Mc Donald’s, Dominos Pizza… gibi bir çok fast food restoranının bulunduğunun altını çizerek aç kalmayacağınızı garanti edebilirim. Yok ben çok huysuzum, fast food yemem derseniz yanınıza bir koli sunta diye adlandırdığım altınbaşak, etiform ve kuru kayısı zırıltısı atabilirsiniz, ben atmıştım, ara öğünlerimi bayağı kurtardı! İçme sularındaki hassasiyete gelince… Suların kakasitalı olma ihtimalinden dolayı, mutlaka kapalı şişelerden aquafina ve kinley gibi markalar test edilip onaylanmıştır içerek, dişlerimizi fırçalarken musluk suyuyla değil de bu pet şişelerdeki suyla fırçalayarak, içeceklerimize buz atmayarak tifodan korunabilir ve tabii cırcırı önleyebiliriz. Her ne kadar “Cırcırı önleyebiliriz” gibi iddialı bir cümle kursam da önleyemeyiz efendim. Sadece erteleriz. Zira, üzerinize afiyet ben sekizinci günde cırcır olmak zorunda kalmıştım. Çünkü ziyaret ettiğiniz bütün tapınaklara çıplak ayak giriyorsunuz, üzerine bir de yağmur yiyince adı kadar sevimli olmayan bu hastalıktan kaçmanız imkânsız oluyor. Ama bu duruma da bir çare var. Normix; cırcırın en baba düşmanı! Sabah bir, akşam bir tane attınız mı geceden sabaha 2 kilo vererek durumu toparlayabilirsiniz. Söylemiştim, Hindistan’a gitmek her baba yiğidin harcı değil… Karayipler’de sivrisinek ısırığından hastaneye kaldırılmış bir zavallı olarak Hindistan’a giderken bu sıtma konusu beni derin düşüncelere sürükledi. Bunun sonucunda yaptığım araştırmalarda sıtmanın aşısı olmadığını, fakat Tetradox denen ilacı, Aşı Danışma Merkezi’nden reçetesini alıp gitmeden bir gün önce içmeye başlayarak sıtmaya karşı savaş açabileceğimizi öğrendim. Biraz meşakkatli gibi görünse de öyle değil. Büyüleyici bir doğa, bambaşka bir kültür, alışık olmadığımız dinler karmaşası, şaşırtıcı inançlar, kalabalık, keşmekeş, pisliğin kucağında kutsal topraklar, hayret ettiren yoksulluğa rağmen hayata olan inanç, sabır ve sevgi… Hindistan’ın çeyreğini anlatmaya yetmez bu kelimeler. Hazırsanız haftaya hep birlikte gidiyoruz Hindistan’a… Gençler ve ben Unutmadan Sinek kovar spreyleri, pürelleri, ilaçları, ıslak mendilleri, arada sırada kemireceğiniz altınbaşakları insan yiyecek, insan sürecek ve daha bir sürü şey. O nedenle benim yaptığım gibi her şeyden 900 paket koymayın bavula. Yazarın tüm yazıları için tıklayın.
Türkiye ve Dünya’da sayısız firma, Afrika Mangosu içeren mucize ! zayıflama ilacı ile fazla kilolarından kurtulmak isteyenleri avlıyor. Uzun bir zamandır Yalansavar ekibi olarak bitkisel destek ürünler ve mucize zayıflama ilaçları konusunda eğilmeyi planlıyorduk. Ancak bundan birkaç gün önce Radikal Gazetesinde rastladığımız üzücü bir haber, bu konuya acilen değinmemiz gerektiğini bize anımsattı. Televizyon izleyenler görmüşlerdir. Son dönemde gerek Türkiye, gerek tüm dünyada bir Afrika Mangosu özü ile zayıflama furyası var. Her yaz olduğu gibi, pek çok kişi fazla kilolarından kurtularak, plajlarda boy gösterme sevdasında. Bu zayıflama furyası bu sene genç bir insanın canına mal olmuş durumda Balıkesir ’de 35 yaşındaki zayıflamak için internetten satın alarak kullandığı gıda takviyesi’ adıyla satılan mango özlü ilaç, 4 drajelik kullanımdan sonra kalbinin durmasına yol açtı. Genç kadın halen yoğun bakımda ölüm kalım savaşı verirken, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Dr. Saim Kerman, son günlerde benzer olayların peşpeşe yaşandığını belirterek, “Bu ürünlerin analizlerde mango, acaiberry, altınçilek gibi tamamıyla bitkisel olduğu iddia edilen ürünlerin içinde hiç bulunmaması gereken ve önemli bir ilaç etken maddesi olan sibutramin’e çok yüksek oranda rastladık. Sibutraminin aşırı dozu kalp kaslarında, kardiyolojik toksik etki yaratarak kalp durmasına yol açıyor” dedi. Çok üzücü bir olay, ancak bu olaydan birkaç ders çıkararak benzer kayıpların olmasını önleyebiliriz belki. Bu trajedinin ortaya çıkmasında birden çok faktör üst üste binmiş durumda, gelin bunları teker teker inceleyelim Mucize Diyet Hapları Kilo vermenin yolu az yemek ve egzersiz. Ne yazık ki, hem yiyip hem kilo verdirecek bir mucize ilaç yok. Gerek yazılı gerek görsel basında sık sık rastladığımız bir konu mucize diyetler. Elbette, canımızın istediğini yiyip içtikten sonra, sihirli bir hap alıp fazla kilolarımızdan kurtulabilsek süper olurdu. Kim istemez suçluluk duymadan kocaman bir dilim pasta yiyip, gönül rahatlığıyla mayo bikini giymeyi? Kilo almak, aslında vücudumuza ihtiyacı olandan daha fazla kalori içeren besinler almamızın kaçınılmaz bir sonucu. Fazla kalori içeren besin maddeleri, vücut açısından en verimli enerji depolanma şekli olarak yağa dönüştürülüp, vücut yapımıza göre bel, göbek, kalça, bacak vs bölgelerde depolanıyor. Bu süreci durdurmanın son derece basit iki yolu var Ya vücudumuzun ihtiyacından fazla kalori almayacağız hatta kilo vermeye çalışıyorsak, ihtiyacımızdan daha düşük kalori alacağız, ya da vücudumuzun daha çok kalori yakmasını sağlayacağız. Yani kilo vermenin anahtarı son derece basit az yemek ve daha çok hareket etmek. Bu basit denkleme rağmen piyasa, çoğu bitkisel ürünler olan mucizevi zayıflama ürünleri ile kaynıyor. Hemen her zaman albenili ambalajları üzerinde tamamen doğal olduklarını belirten ibarelerle ve ünlü birinin adı ve yüzü kullanılarak, mucize ilaç olarak piyasaya sürülüyorlar. Reklamlara bakarsanız hepsi “metabolizmayı hızlandırıyor“, hepsi “yağ yaktırıyor“, hepsi “diyet ve egzersiz yapmadan kilo verdiriyor“! Bu ibarelerle satılan bu sözde “mucize” ilaçların bir çoğu hiç bir işe yaramıyor ve para tuzağı olmaktan ileri gidemiyor. Ancak bazıları paranızdan çok, sağlığınızı da çalmaya aday. Zira bu tip diyet ilacı üreticileri, ilaçları alan kişilerin bu ilaçları kullanırken gerçekten de kilo vermesini istiyor. İlacı kullanan kişi kilo vermeli ki, yakınlarına ürünün reklamını yapabilsin, “inanamazsın şekerim, hiç bir yediğimden kısmadım, iki haftada 5 kilo verdim!” diyebilsin. Bu etkiyi sağlamak için bu ilaçların içine genelde hızlı ve sağlıksız kilo vermeyi sağlayacak çeşitli bileşiklerin ve bitkilerin karıştırıldığını görüyoruz. En sık rastlanan uygulama ilaçların içine müshil veya diüretik idrar söktürücü etkisi veren maddelerin eklenmesi. Müshil veya diüretik etkili bileşenleri alan kişinin vücudu su kaybına uğruyor, böylece terazi üzerine çıktığında kilosunda 3-4 kilo düşme gözlüyor. Bu durumun kilo vermeyle ilgisi yok, sadece vücudun kaybettiği suya bağlı bir hafifleme. Aradan bir iki gün geçip kişinin vücudundaki su miktarı eski halini aldığında kaybolduğu sanılan kilolar geri geliyor. Diüretik veya müshil ile vücuttan su atmanın ise riskleri büyük. İki yöntem de vücut ve kan kimyasının bozulmasına neden olarak mineral ve sıvı kaybına bağlı ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Yaşanan mango hapı trajedisinde, ilaca eklenen şey müshil veya diüretik etkili maddelerden çok daha ciddi bir bileşen sibutiramin. Sibutiramin, beyindeki yeme merkezini etkileyerek kilo vermeyi sağlayan bir ilaç. Yakın zamana dek Türkiye’de de Burna, Nadyak, Reductil ve Zelium adlarıyla pazarlanan ve şişmanlık tedavisinde kullanılan bu ilaç, 2010 yılında özellikle kalp ve damar sistemiyle ilgili neden olduğu ciddi yan etkiler nedeniyle önce FDA ABD’de ilaç düzenlemelerinden sorumlu Food and Drug Administration kurumu tarafından ABD’de yasaklandı, hemen ardından da tüm dünyada piyasadan çekildi. Haberde bahsi geçen hastanın kullandığı Afrika Mangosu tabletinin üreticileri, mango’nun mucizevi! zayıflatıcı gücünü yeterli bulmamış olacaklar ki, 2010 yılında yasaklanmış olan bu ilacı, etiketlerinde belirtme ihtiyacı görmeden tabletlerine eklemişler. Bitkisel İlaçlar Mango tabletlerine çaktırmadan eklenen Sibutiramin aktif maddesi, yaşanmış olan bu üzücü olaydaki bir diğer problemli konuya parmak basmamızı gerektiriyor Bitkisel ilaçlar ve bu alandaki regülasyon eksikliği. Bitkisel ürünler, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ilaç düzenlemelerine tabi olmadan, Tarım Bakanlığı izni ile besin takviyesi adı altında satılıyorlar. İlaç sektörü ile ilgili ciddi problemler var, ama bu sorunlara rağmen, herhangi bir ilaç firmasının sattığı ilacın içeriğini eksik bildirmesi, ilacın içindeki aktif maddeyi ilaç prospektüsüne yazmaması gibi bir uygulama olması söz konusu bile değil. Hangi ilaç firması olursa olsun, böyle bir şey yaptığı anda çok ciddi yasal yaptırımlara tabi olacak, belki de ruhsatını bile kaybedecektir. Ancak bitkisel destek ürünlerde bunun tersini görüyoruz. İlaç firmaları çok ciddi kontrol ve yaptırımlara tabi iken, bitkisel ilaçlar genelde Sağlık Bakanlığı onayına bile tabi değil. Ne içerikleri, ne kullanım alanları ile ilgili hemen hemen hiç bir regülasyon olmadan, Tarım Bakanlığı onayı ile besin takviyesi adı altında satılıyorlar. Gün geçmiyor ki, bir bitkisel ürünün içinden halk sağlığını ciddi anlamda tehdit eden tehlikeli ve bir o kadar da garip maddeler çıkmasın. Güney Kore’deki bitkisel ilaçların içinden çıkan kurutulmuş insan embriyosu tozundan tutun da içine ağır metaller civa, kurşun, hatta arsenik karışmış bitkisel destek ürünlere kadar pek çok olay geçtiğimiz yıllarda basına yansıdı. Türkiye’de yaşanan bu olaydakine benzer başka vakalar da var. Geçtiğimiz yıllarda, dünyanın pekçok yerinde tamamen doğal’ sloganı ile satılan pekçok mucize diyet’ hapında benzer aktif maddeler tespit edilmiş durumda. O kadar çok bitkisel zayıflama ürününden sibutiramin veya benzer maddeler bulunmuş ki, FDA bu konuda bir duyuru yayınlamış ve bu konuya bir sayfa ayırmış. Bu ürünlerin çoğuna eklenen ve listelenmeyen aktif maddelerin kalp yetmezliği, taşikardi kalp çarpıntısı, felç gibi yan etkilere neden olduğu konusunda tüketiciler uyarılmış. Bu ilaçları üreten ve pazarlayan kişiler, doğaya yönelim safsatasını Naturalistic Fallacy kullanarak, bu ilaçların tamamen bitkisel olduğunun üzerine basarak müşteri toplamaya çalışıyorlar. Ancak bunu yaparken de ilaçların içine insan sağlığını tehdit edecek maddeler eklemekten çekinmiyorlar. Otoriteye tapma Bir Bilen Safsatası Afrika Mangosu ile ilgili ürünleri internette aradığınızda, karşınıza binlerce sayfa çıkıyor. Bu sayfaların hemen hepsinde ise tanıdık bir isim var Türkiye’de ve dünyada satılan hemen tüm Afrika Mangosu tabletlerinde aslında bir kalp damar cerrahı olan Dr. Mehmet Özün ya adı, ya da resmi geçiyor. İnternette satılan tüm Afrika Mango tableti reklamlarında Dr. Öz’ün adı veya resmi mevcut. Amerika’dan popüler kadın kuşağı programlarının vazgeçilmez ismi haline gelmiş olan, ve eskiden tıp doktoru kimliğiyle boy gösterirken son yıllarda doktor kimliğini bir kenara bırakıp sözde-bilimin savunucusu olmuş bir isim Dr. Mehmet Öz. Konuk olarak çıktığı programlarda artık bilimsel, tıbbi önerilerden çok mucize ilaçların tanıtımını yapıyor, garip ve egzotik meyvelerin süper güçlerinden bahsediyor, duayla iyileşme, medyumlar, dil okuma, feng-shui, reiki gibi sözde-bilim yöntemlerinin promosyonunu yapıyor. Daha önceki promosyon ataklarını yakından takip ettiğim Dr. Öz’ün zayıflamak için Afrika mangosu kullanımını önerip önermediğini epey araştırdım. Gördüğüm kadarı ile, Dr. Mehmet Öz, First For Women dergisinin Ocak 2012 sayısında Afrika Mangosu’nun mucizevi kilo verdirici özelliğinden bahsetmiş. Yalnız bu derginin yazısındaki önerisi piyasada sıklıkla görülen diyet tabletleri için değil, meyvenin kendisi içinmiş. Ancak Dr. Öz’in web sitesine baktığımızda, kendisinin olmasa da ekibindeki doktorlardan biri olan Dr. Tanya Edwards’ın Irvingia ismiyle satılan Afrika Mangosu tabletlerini 3-5 kilo vermek isteyenlere tavsiye ettiğini ve bu tabletlerin yan etkisi olmadığını yazdığını görüyoruz. Gene aynı sitede Dr. Öz’in programında Afrika Mangosu’nu görüp, kullanıp kilo verenlerden geri bildirim toplamak amacıyla düzenlenmiş bir anket de var. Sayfanın uçma ihtimaline karşı ekran görüntüsü almayı ihmal etmedim 🙂 Dr. Mehmet Öz, daha sonra Afrika mangosu tableti pazarının çığ gibi büyüdüğünü farkedip, bu işin içinde bir bit yeniği olabilir diye düşünmüş olmalı ki, yukarıdaki sayfalara rağmen “bu ürünleri tavsiye etmediğini, ve bu tip tabletlerin sahtekarlık olduğunu” kendisi de net olarak açıklamış. İzleyelim Ancak, buna rağmen bu ürünler Dr. Öz’ün tavsiyesi adıyla satılmaya devam ediyor. Kilo verme hevesindeki kişileri, Bir Bilen Safsatasıyla Argument from Authority avlama niyetinde olan uyanık tücarlar, insan hayatını hiçe sayarak bu ürünleri satmaya devam ediyorlar. Ne yapmalı? Bu acı olaydan çıkarılacak pek çok ders var. İstediğimiz kadar yemek yememizi ve bu sırada kilo vermemizi sağlığımızdan ödün vermeden sağlayacak mucize bir yöntem yok. Bu iddialarla pazarlanan bitkisel ilaçlara temkinli yaklaşmak gerekli, “Bitkisel destek ürün” adı altında satılan bu tip ilaçların içinde ne olduğunu net olarak bilemiyoruz. Bu tip bitkisel destek ürünler pazarlayan firmalar, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ve ilaç firmalarının tabi olduğu ciddi yaptırım ve kurallara tabi değiller. Bir ürünün üzerinde ünlü birinin adı veya resmi olması o ürünün işe yaradığını, ve de güvenilir olduğunu göstermez. Bizim ve yakınlarımızın başına benzer olayların gelmemesi için, bu hususlara dikkat etmekte, çevremizi ve yakınlarımızı bilgilendirmekte, bilinçlendirmekte, ve bu tip ürünlerin olası tehlikeleri konusunda uyarmakta fayda var. Kaynaklar Sibutiramine. PubMed Health 34 Weight loss products are recalled. WebMD Herbal diet product poses health risk. CBC News. Natural’ diet pills tainted with banned prescription drug. NBC News Tainted Weight Loss Products, Public Notifications. FDA Web sitesi Chinese Slimming Capsules Containing Sibutramine Sold Over the Internet Müller, et al. Study Finds Supplements Contain Contaminants. The New York Times Irvingia A Magic Pill?. Did You Buy the African Mango Diet After Seeing It on the Show?
afrika ya giderken yapılacak aşılar