JoanErikson önceki psikososyal krizleri dokuzuncu aşamaya aşağıdaki gibi uygular: Dokuzuncu aşamada, “yaşlılar kendi yeteneklerine güvensizlik yapmaya zorlanır” çünkü kişinin “bedeni kaçınılmaz olarak zayıflar”. Yine de, Joan Erikson “ışık varken,” parlak ışık ve vahiy “için umut olduğunu iddia ediyor.
KişilikGelişimi Psikososyal Gelişim Kuramı (PPT) Kişilik Gelişimi Psikososyal Gelişim Kuramı | Mustafa Boyacioglu - Academia.edu Academia.edu no longer supports Internet Explorer.
PsikososyalGelişim Kuramı Kişiliğin yaşam boyu gelişimine ilişkin kapsamlı açıklamalardan birisi Erik Erikson (1950)’a aittir. Geliştirmiş olduğu psikososyal gelişim kuramına göre kişiliğin gelişimi yaşam boyu devam eder. Kişiliğin yaşam boyu geliştiği düşüncesini epigenetik ilkeye dayandırmıştır.
Değişim ve krizler normal mi? Erik Erikson’a göre hayatın her döneminde farklı değişim gelişim ve krizler vardır ve bunlar doğaldır. Bunlar, büyümemize ve kendimiz hakkında daha fazla şey öğrenmemize izin veren durumlardır. Kaç aşamadan oluşur? Erik Erikson, yaşam yolculuğunu sekiz aşamada değerlendirir. 1.
ERİC ERİKSON VE PSİKO SOSYAL GELİŞİM DÖNEMLERİ AÇISINDAN ÇOCUK VE DİN Erikson’a göre çocuğun motor ve dil gelişimi, onun fiziksel ve sosyal çevresini daha fazla araştırmasına katkı sağlar. Çocukta girişkenliğin artmasıyla, problem olan davranışları da artar. Çocuk ailenin ve toplumun geleceğidir. Aile, ebeveyn ve çocuklar dan oluştururken. Aileler de toplumu
Vay Tiền Nhanh. Erik Erikson ileri sürdüğü kişilik gelişim dönemleri nelerdir?Erikson yaşamı sekiz dönemine ayırırGüvene karşı güvensizlik 0-1 yaşBağımsızlığa karşı utanma ve şüphecilik 2-3 yaşGirişkenliğe karşı suçluluk duyma 4-6 yaşBaşarıya karşı aşağılık duygusu 7-11 yaşKimlik kazanmaya karşı rol karmaşası 12-18 yaşDostluk kazanmaya karşı yalnız kalma 19-26 yaşErikson hangi kuram?ERİK ERİKSON ve PSİKO SOSYAL GELİŞİM KURAMI. Erikson'a göre kişi, çevreyle etkileşim içerisinde, yaşam boyunca büyür. Bunun için Erikson'un kuramı “psiko-sosyal gelişim” olarak da adlandırılmıştır. Benlik, gücünü yavaş yavaş ve yaşam boyunca elde gelişimi ne demek?Kişilik gelişimi, bireyin sosyal ve fiziksel çevresi içinde tutarlı olarak gösterdiği kişilik özelliklerinin oluşumudur. Bu kuram bireyin bilişsel etkinlikleriyle ilişkili olup, insan davranışlarının bilinçten öte, bilinç altı ile ilişkili olduğunu nedir Eğitim Bilimleri?erikson biyolojik ihtiyaçlar temelinde , sosyal etkileşimlerle kişilik gelişimin oluştuğunu söylemiştir. ve bu süreç 8 dönemde, ömür boyu devam etmektedir. buna epigenetik ilke sekiz evresi 1963-1968 klasik tabloda sekiz basamaklı merdiven biçiminde bir köşegen oluşturur. Her döneme ait kriz yada krizin sonunda elde edilen psikososyal güçlülük, bütün diğer dönemlerdeki krizlerle ve egonun güçlenmesiyle ilişki gelişim dönemleri nelerdir?Jean Piaget, bilişsel gelişimi 4 ana evrede Motor Dönemi 0-2 Yaşİşlem Öncesi Dönem 3-6 yaşSomut İşlemler Dönemi 7-11 Yaş aralığıSoyut İşlem Dönemi 12-16 YaşPsikososyal gelişim kuram nedir?Psikososyal gelişim kuramı Alman psikolog Erik Erikson tarafından geliştirilmiştir. Bu kurama göre, insanın çevresiyle olan ilişkisi ve diğer sosyal etkenler, bireyin psikolojisinde belirleyici olmaktadır. Erikson'a göre insanın yaşamı toplamı 8 evreden oluşur ve her evreye özgü farklı risk etmenleri mevcuttur.
Psikoloji alanı neredeyse her insanın ilgi duyduğu bir alan olarak bilinmektedir. Çünkü bu alanın çok geniş sınırları bulunmaktadır. Doğal olarak her insan bu alan içerisinde dikkat çekici bir konu bulabilir. Erik Erikson ise psikoloji alanında tanınmış bir isim olarak çok önemli buluşlar yapmıştır. Özellikle gelişim kuramı üzerine yapmış olduğu çalışma büyük ilgi görmüştür. Erik Erikson Kimdir? Danimarka ve Alman kökenli olan psikolog olarak bilinmektedir. "Kimlik bunalımı" kavramını ilk kullanan psikolog olarak dikkat çekmiştir. 15 Haziran 1902 yılında doğmuş ve 12 Mayıs 1994 yılında ise ölmüştür. Erik Erikson'un Psikososyal Gelişim Kuramı Evreleri ve Aşamaları Nelerdir? Erik Erikson, bireylere odaklanarak oldukça ilgi gören bir gelişim kuramı ortaya koymuştur. Bu kuramın evreleri ve aşamaları bulunmaktadır. Her gelişim döneminde bireyde farklı özellikler olduğunu göstermiştir. 1. Bebeklik Evresi 0-1,5 yaş Temel güven ve güvensizlik ile umut bu dönemin sembolüdür. Bebek hayatını devam ettirmek için bakıcıya ihtiyaç duyar. Anne veya babanın dışında başka bir bakıcıda bebeğe bakabilir. Bebeğin bakıcısı kim olursa olsun bebeğin onunla iletişim kurma eğilimi ortaya çıkmaktadır. 2. İlk Çocukluk 1-3 yaş Bu dönemde çocuğun iradesi ortaya çıkar. Çünkü ilk çocukluk döneminde tuvalet eğitimi vs. çocuğa verilebilir. 3. Oyun Çağı 3-5 yaş Çocuk bu dönemde istediği her şeyi özgürce yapabilir ve bu yüzden istekleri artabilir. 4. Okul Çağı 5-11 yaş En önemli evrelerden biriside okul çağıdır. Çünkü çocuğun bilgi birikimi bu dönemde oluşmaya başlayacaktır. 5. Ergenlik 12-19 yaş Ergenlik dönemi oldukça önemli olmakla birlikte çocuğa bu dönemde anlayışlı davranmak gerekir. Çocuğun bu dönemde yapısal değişiklikleri de olacaktır. 6. İlk Yetişkinlik 20-30 yaş Bu evreye gelindiğinde ise sevgi ve yakınlık kavramları sıkça ortaya çıkar. Karşı cinle yakınlıkta bu dönemde önemli bir seviyeye gelmektedir. 7. Yetişkinlik 30-60 yaş Yetişkinlik evresinde bir süre durağanlık görülebilir. Özellikle bakım ve ilgi kavramları bu dönemin gelişen duyguları olarak görülmektedir. 8. Yaşlılık 60 yaş üzeri Bu evrede ise kişide umutsuzluk kavramı dikkat çeker. Ayrıca bilgelik seviyesi de oldukça yüksektir. Özellikle yaşlılık evresinde insanın geriye dönerek yaptığı hataları düşündüğü görülür.
Erikson Psikososyal Gelişim KuramıYaşlara göre Erikson psikososyal gelişim kuramı dönemleri1- Güven Duygusu Gelişimi Erikson psikososyal gelişim kuramı2- Utanç ve Şüphe Erikson psikososyal gelişim kuramı3- Girişimcilik ve Suçluluk Erikson psikososyal gelişim kuramı4- Çalışkanlık ve Yeterlilik Duygusu Erikson psikososyal gelişim kuramı5- Kimlik Gelişimi Erikson psikososyal gelişim kuramı6- Yakınlık Erikson psikososyal gelişim kuramı7- Üretkenlik Erikson psikososyal gelişim kuramı8- Dürüstlük ve Umut Erikson psikososyal gelişim kuramı Psikososyal gelişim teorisyeni Erikson, kişiliğin bir dizi aşamada geliştiğine inanıyordu. Freud’un psikoseksüel aşamalar teorisinin aksine, Erikson’un teorisi, sosyal deneyimin tüm yaşam boyunca etkisini tanımladı. Erikson, sosyal etkileşim ve ilişkilerin insanoğlunun gelişimi ve büyümesinde nasıl bir rol oynadığıyla ilgileniyordu. Bu teoride her aşama, önceki aşamalara dayanır ve sonraki gelişim dönemlerinin yolunu açar. Erikson, her aşamada insanların gelişimde bir dönüm noktası olarak hizmet eden bir çatışma yaşadığına inanıyordu. Gelişim psikolojisinde Erikson psikososyal gelişim kuramı görüşüne göre, bu çatışmalar ya psikolojik bir nitelik geliştirme ya da bu niteliği geliştirememe üzerine odaklanır. Bu zamanlarda, kişisel gelişim potansiyeli yüksektir, ancak başarısızlık potansiyeli de yüksektir. İnsanlar çatışmayla başarılı bir şekilde başa çıkarsa, sahneden hayatlarının geri kalanında kendilerine iyi hizmet edecek psikolojik güçlerle ortaya çıkarlar. Bu çatışmalarla etkili bir şekilde başa çıkamazlarsa, güçlü bir benlik duygusu için gereken temel becerileri gelişemez. Erikson’a göre, yeterlilik duygusu davranışları ve eylemleri motive etmektedir. Her gelişim aşaması, yaşamın bir alanında yetkin hale gelmekle ilgilidir. Aşamalar iyi idare edilirse, kişi bazen ego gücü veya ego kalitesi olarak adlandırılan bir ustalık duygusu hissedecektir. Aşama kötü yönetilirse, kişi gelişimin bu yönünden bir yetersizlik duygusuyla ortaya çıkacaktır. Yaşlara göre Erikson psikososyal gelişim kuramı dönemleri 1- Güven Duygusu Gelişimi Erikson psikososyal gelişim kuramı Doğum ile 1 yaş arasında meydana gelir ve hayatın en temel aşamasıdır. Bir bebek tamamen bağımlı olduğu için, güven geliştirmek, çocuğun bakıcılarının güvenilirliğine ve kalitesine dayanır. Gelişimin bu noktasında çocuk, yiyecek, sevgi, sıcaklık, güvenlik ve beslenme dahil olmak üzere hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu her şey için yetişkin bakıcılara tamamen bağımlıdır. Bir bakıcı yeterli bakım ve sevgiyi sağlayamazsa, çocuk yaşamlarındaki yetişkinlere güvenemeyeceğini veya güvenemeyeceğini hissedecektir. Sonuçlar Bir çocuk güvenini başarıyla geliştirirse, çocuk kendini dünyada güvende ve güvende hissedecektir. 2 Tutarsız, duygusal olarak ulaşılamaz veya reddeden bakıcılar, bakımları altındaki çocuklarda güvensizlik duygularına katkıda bulunur. Güveni geliştirememek, korkuya ve dünyanın tutarsız ve öngörülemez olduğuna dair bir inanca neden olacaktır. Psikososyal gelişimin ilk aşamasında, bakıcılar güvenilirlik, ilgi ve sevgi sağladığında çocuklar bir güven duygusu geliştirirler. Bunun olmaması güvensizliğe yol açacaktır. Hiçbir çocuk% 100 güven veya% 100 şüphe geliştirmeyecektir. Başarılı gelişme, tamamen iki karşıt taraf arasında bir denge kurmaya bağlıdır. Bu gerçekleştiğinde, çocuklar umut kazanırlar ve yeni deneyimlere açık olurlar. 2- Utanç ve Şüphe Erikson psikososyal gelişim kuramı Erken çocukluk döneminde Erikson psikososyal gelişim kuramına göre, kişisel kontrol duygusu geliştiren çocuklar ön plandadır. Gelişimin bu noktasında, çocuklar biraz bağımsızlık kazanmaya başlıyor. Temel eylemleri kendi başlarına yapmaya ve tercih ettikleri şey hakkında basit kararlar almaya başlıyorlar. Ebeveynler ve bakıcılar, çocukların seçim yapmalarına ve kontrolü ele geçirmelerine izin vererek çocukların bir özerklik duygusu geliştirmelerine yardımcı olabilir. Bu aşamanın temel teması, çocukların fiziksel beceriler üzerinde kişisel bir kontrol ve bağımsızlık duygusu geliştirmeleri gerektiğidir. Tuvalet eğitimi, çocukların bu özerklik duygusunu geliştirmelerine yardımcı olmada önemli bir rol oynar. Tuvalet eğitimi, bu sürecin hayati bir parçasıdır. Bir kişinin bedensel işlevlerini kontrol etmeyi öğrenmek, bir kontrol ve bağımsızlık duygusunu sağlar. Diğer önemli olaylar arasında yiyecek seçimleri, oyuncak tercihleri ve kıyafet seçimi üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmak yer alıyor. Sonuçlar Mücadele eden ve kazalarından utanan çocuklar, kişisel kontrol duygusundan mahrum kalabilirler. Psikososyal gelişim bu aşamasında başarı, özerklik duygularına yol açar; başarısızlık, utanç ve şüphe duygularıyla aşamayı başarıyla tamamlayan çocuklar kendilerini güvende ve kendinden emin hisseder. Tamamlamayan çocuk ise yetersizlik ve kendinden şüphe duyar. Psiko Sosyal Gelişim Kuramı 3- Girişimcilik ve Suçluluk Erikson psikososyal gelişim kuramı Üçüncü aşama Erikson psikososyal gelişim kuramı açısından, okul öncesi yıllarda gerçekleşir. Çocuklar, oyun ve diğer sosyal etkileşimleri yönlendirerek dünya üzerindeki güçlerini ve kontrollerini sağlamaya başlarlar. Bu aşamada başarılı olan çocuklar, başkalarına liderlik etme konusunda yetenekli ve yetenekli hissederler. Bu becerileri edinemeyenler, suçluluk duygusu, kendinden şüphe duyma ve inisiyatif eksikliği ile baş başa kalırlar. Sonuçlar Çocukların çevre üzerinde kontrol ve güç sağlamaya başlaması gereklidir. Bu aşamadaki başarı, bir amaç duygusuna götürür. Çok fazla güç uygulamaya çalışan çocuklar onaylamama deneyimi yaşayarak suçluluk duygusuyla sonuçlanır. İdeal bir bireysel inisiyatif dengesi ve başkalarıyla çalışma isteği elde edildiğinde, amaç olarak bilinen ego kalitesi ortaya çıkar. Erikson Kuramı Nedir? 4- Çalışkanlık ve Yeterlilik Duygusu Erikson psikososyal gelişim kuramı Okulun ilk yıllarında Erikson psikososyal gelişim kuramı açısından yaklaşık 5 ila 11 yaşları arasında gerçekleşir. Sosyal etkileşimler yoluyla çocuklar, başarılarından ve yeteneklerinden gurur duymaya başlar. Çocukların yeni sosyal ve akademik taleplerle baş etmeleri gerekiyor. Başarı bir yeterlilik duygusuna yol açarken, başarısızlık aşağılık duygularıyla sonuçlanır. Sonuçlar Ebeveynler ve öğretmenler tarafından cesaretlendirilen ve övülen çocuklar becerilerine yönelik bir yeterlilik duygusu ve inanç geliştirir. Ebeveynlerden, öğretmenlerden veya akranlarından çok az teşvik alan veya hiç almayanlar, başarılı olma yeteneklerinden şüphe duyacaklardır. Psikososyal gelişim bu aşamasında başarılı bir şekilde bir denge bulmak, çocukların kendilerinden önce belirlenen görevleri yerine getirme yeteneklerine dair bir inanç geliştirdikleri yeterlilik olarak bilinen güce yol açar. 5- Kimlik Gelişimi Erikson psikososyal gelişim kuramı Beşinci Erikson psikososyal gelişim kuramı aşaması, genellikle çalkantılı gençlik yıllarında gerçekleşir. Bu aşama, bir kişinin hayatının geri kalanı boyunca davranış ve gelişimi etkilemeye devam edecek bir kişisel kimlik duygusu geliştirmede önemli bir rol oynar. Gençlerin bir benlik ve kişisel kimlik duygusu geliştirmeleri gerekir. Başarı, kendinize sadık kalma becerisine yol açarken, başarısızlık rol karmaşasına ve zayıf bir benlik duygusuna yol açar. Ergenlik döneminde çocuklar bağımsızlıklarını keşfederler ve bir benlik duygusu geliştirirler. Kişisel keşif yoluyla uygun cesaretlendirme ve güçlendirme alanlar, bu aşamadan güçlü bir benlik duygusu ve bağımsızlık ve kontrol duyguları ile çıkacaklar. İnançlarından ve isteklerinden emin olmayanlar kendilerini güvensiz hissedecekler ve kendileri ve gelecek hakkında kafaları karışacaktır. Bu aşamayı başarıyla tamamlamak, toplumun standartlarına ve beklentilerine göre yaşama yeteneği olarak tanımladığı sadakate götürür. Ego kimliği gelişimi özel bir durumdur. Ego kimliği, sosyal etkileşim yoluyla geliştirdiğimiz bilinçli benlik duygusudur. Psikososyal gelişimin kimlik-kafa karışıklığı aşamasında merkezi bir odak haline gelir. Başkalarıyla günlük etkileşimlerimizde edindiğimiz yeni deneyimler ve bilgiler nedeniyle ego kimliğimiz sürekli değişir. Yeni deneyimlerimiz olduğu için, kimliğin gelişimine yardımcı olabilecek veya engelleyebilecek zorluklar da üstleniyoruz. 6- Yakınlık Erikson psikososyal gelişim kuramı Genç yetişkinlerin Erikson psikososyal gelişim kuramına göre, diğer insanlarla samimi ve sevgi dolu ilişkiler kurması gerekir. Başarı, güçlü ilişkilere yol açarken, başarısızlık yalnızlık ve izolasyonla sonuçlanır. Bu aşama, insanların kişisel ilişkilerini keşfettikleri erken yetişkinlik dönemini kapsar. İnsanlar, diğer insanlarla yakın ve kararlı ilişkiler geliştirmelidir. Bu aşamada başarılı olanlar, kalıcı ve güvenli ilişkiler kurarlar. Her adımın önceki adımlarda öğrenilen becerilere dayanır. Güçlü bir kişisel kimlik duygusu, yakın ilişkiler geliştirmek için önemlidir. Zayıf bir benlik duygusu, daha az bağlı ilişkiler kurma eğilimini getirir. Bu aşamanın başarılı bir şekilde çözülmesi, aşk olarak bilinen erdemle sonuçlanır. Diğer insanlarla kalıcı, anlamlı ilişkiler kurma yeteneği belirleyici faktördür. 7- Üretkenlik Erikson psikososyal gelişim kuramı Yetişkinler, Erikson psikososyal gelişim kuramı açısından genellikle çocuk sahibi olarak veya diğer insanlara fayda sağlayan olumlu bir değişiklik yaratırlar. Kendilerinden daha uzun süre dayanacak şeyler yaratmak, üretmek değerlidir. Başarı, yararlılık ve başarı duygularına yol açarken, başarısızlık dünyaya sığ bir katılımla sonuçlanır. Yetişkinlik döneminde, kariyerimize ve ailemize odaklanarak yaşamlarımızı inşa etmeye devam ediyoruz. Bu aşamada başarılı olanlar, evlerinde ve toplumlarında aktif olarak dünyaya katkıda bulunduklarını hissedeceklerdir. Bu beceriye erişemeyenler ise kendilerini verimsiz ve dünyaya karışmamış hissedeceklerdir. Bakım, bu aşama başarıyla yürütüldüğünde elde edilen erdemdir. Başarılarınızdan gurur duymak, çocuklarınızın yetişkinlere dönüşmesini izlemek ve hayat arkadaşınızla bir birlik duygusu geliştirmek bu aşamadaki önemli başarılardır. 8- Dürüstlük ve Umut Erikson psikososyal gelişim kuramı İlerleyen yıllarda Erikson psikososyal gelişim kuramı, yaşlılıkta ortaya çıkar ve hayata geri dönmeye odaklanır. Gelişimin bu noktasında, insanlar hayatlarındaki olaylara dönüp bakarlar ve yaşadıkları hayattan mutlu olup olmadıklarını veya yaptıkları veya yapmadıkları şeylere pişman olup olmadıklarını belirlerler. Daha yaşlı yetişkinleri, Erikson psikososyal gelişim kuramı açısından, hayata geri dönmeleri ve bir tatmin duygusu hissetmeleri gerekir. Bu aşamadaki başarı bilgelik duygularına yol açarken, başarısızlık pişmanlık, acı ve çaresizlikle sonuçlanır. Bu aşamada insanlar hayatlarındaki olayları geri yansıtır ve durumu değerlendirir. İyi yaşandığını hissettiği bir hayata dönüp bakanlar, kendilerini tatmin ve huzur duygusuyla yaşamlarının sonuyla yüzleşmeye hazır hissedeceklerdir. Geriye bakıp sadece pişmanlık duyanlar, bunun yerine yaşamlarının, sahip olmaları gerektiğini düşündükleri şeyleri başaramadan sona ereceğinden korkacaklar. Sonuçlar Bu aşamada başarısız olanlar, hayatlarının boşa gittiğini hissedecek ve birçok pişmanlık yaşayabilirler. Kişi acı ve çaresizlik duygularıyla baş başa kalacaktır. Başarılarından gurur duyanlar bir bütünlük hissedeceklerdir. Bu aşamayı başarıyla tamamlamak, birkaç pişmanlıkla ve genel bir tatmin duygusuyla geriye bakmak anlamına gelir. Bu bireyler, ölümle yüzleşirken bile bilgeliğe erişecekler. 👨⚕️ Dr. Bora Küçükyazıcı Klinik Psikoloji PhD & Meditasyon Eğitmeni Çocuk ve Genç Kliniği
Bu yazıda sizi neler bekliyor? ERIK H. ERIKSON’UN PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI1 1. Gelişim evresi2 2. Gelişim evresi3 3. Gelişim evresi4 4. Gelişim evresi5 5. Gelişim evresi6 6. Gelişim evresi7 7. Gelişim evresi8 8. Gelişim evresi Son İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız ERIK H. ERIKSON’UN PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI Anna Freud’un öğrencilerinden biri olan Erik Erikson önde gelen ego psikologlarından biridir. Erik Erikson kendi psikososyal gelişim kuramını geliştirirken Sigmund Freud’un varsayımlarını tamamen reddetmek yerine genişletmeyi seçmiştir. Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramı sekiz evreden oluşmaktadır. Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramındaki gelişim evreleri Freud’un oral anal fallik vb. dönemlerine denk gelmektedir. Erik Erikson’a göre her gelişim evresinde bireyin belirli hedefleri vardır. Her hedef, önceki ve sonra gelecek olan hedeflerle sistematik bir ilişki içindedir. Ve bu hedefler gerçekleştirildiğinde sağlıklı bir ruh sağlığına erişebileceğini söyler. Hedeflerde ise bir çatışma ve sonuç vardır. Her gelişim evresinin başarı ile sonuçlandığı taktirde ego güçlenmektedir. Evrelerin her birinde ego güçlendikçe duygular ortaya çıkar. Bunlar sırasıyla umut, irade, amaç, yeterlilik, sadakat, sevgi, ilgi ve akıl olarak belirtilmiştir. Erik Erikson gelişim basamaklarını şu şekilde tablolaştırmıştır. 1. Gelişim evresi Bebeklik 0-1,5 yaş Psikososyal kriz Temel güven ve güvensizlik Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Umut Erik Erikson bu dönemde bebeğin ağız yoluyla tadarak öğrenmeye çalıştığını söyler. O yüzden bu döneme oral dönem olarak da söylenebilir. Bebek bu dönemde güven duygusunun gelişmesi ihtiyaçlarının düzenli bir şekilde karşılanmasına bağlıdır. Bu dönemde bebek ihtiyaçlarının karşılandığı durumda güven duymayı; karşılanmadığında ise güvenmemeyi öğrenecektir. Her iki duyguyu da öğrenmesi bunlara uygun tutumlar geliştirmesi gereklidir. Çok fazla güven kolay aldanan saf bir kimse olmasına; az güven ise öfke, engellenme düşmanlık gibi duyguların gelişmesine neden olur. Bu dönemin gelişen duygusu umut; güven güvensizlik arasındaki çelişkinin sonucu olarak ortaya çıkar. Temel patoloji ise umudun tersi olarak “geri çekilme”dir. 2. Gelişim evresi İlk Çocukluk 1,5-3 yaş Psikososyal kriz Özerkliğe karşı utanç ve şüphe Ego güçlenmesi sonucu gelişen duygu İrade Erikson’a göre bu dönem Freud’un anal dönem diye adlandırdığı döneme denk gelmektedir. Bu aşamada çocuk, kendi davranışlarının kendine ait olduğunun farkına dediği gibi sadece dışkılarını tutmak ve bırakmaktan zevk almazlar. İşeme, yürüme gibi bedensel işlevlerini kullanmaktan da zevk alırlar. Bu dönemde çocuk kontrol etmeyi öğrenir. Buna bağlı olarak inatçılık çatışma gerçekleşebilir. Çocuk keşfettiği, kullanabildiği bedensel işlevlerini kullanmaktan haz duyar. Bu haz karşısında katı bir tutum sergilemek çocukta utanç ve kendinden şüpheye yol açar. Katı tutumun sorunlar yaratması gibi, aşırı gevşek tutum da çocukta patoloji gelişmesi yol açar. Sağlıklı bir özerklik sağlamak çocukta irade duygusunu kazanmasını sağlar. Çocuk irade duygusunu kazanmaz ise dönemin patolojisi olan “zorlantı” gelişecektir. 3. Gelişim evresi Oyun Çağı 3-5 yaş Psikososyal kriz Girişimciliğe karşı suçluluk duygusu Ego güçlenmesi sonucu gelişen duygu Amaç Erikson’a göre bu dönem Freud’un fallik dönem diye adlandırdığı döneme denk gelmektedir. Bu dönemde çocuk kendi başına girişimlerde bulunur. Cinsellik dışında çocuk kendi cinsiyetinden olan ebeveyn ile özdeşim kurma, hareket yeteneklerini, dil becerilerini, meraklarını, imgeleme güçlerini ve hedef oluşturma yeteneklerini de geliştirirler. Önceki dönemde gelişen iradelerini amaca yönelik kullanmaya başlarlar. Bu dönemde öğrenme merakı ve girişimcilik oldukça fazladır. Bu tür durumda çocuk cezalandırıcı bir tutumla karşılaşırsa suçluluk duyguları ortaya çıkacaktır. Süperego geliştiği bu dönemde temel patoloji “çekingenlik”tir. Yine cezalandırıcı tutumun yerine aşırı serbest bırakılması çocuğun, amaçlara ulaşırken başkalarının sınırlarını gasp etme, hakları çiğnemesine sebep olacaktır. Bu dönemde çatışma sağlıklı ilerlerse “amaç” duygusu ortaya çıkacak ve hedefler doğrultusunda ilerlemeyi öğrenecektir. 4. Gelişim evresi Okul Çağı 5-11 yaş Psikososyal kriz Çalışkanlığa karşı aşağılık duygusu. Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Yeterlilik. Erikson’a göre bu dönem Freud’un gizil dönem diye adlandırdığı döneme denk gelmektedir. Gizil dönemde çocuk cinsel arzularını bastırır. Okul çağına girmesi ile beraber sosyal dünyasına yaşıtları, öğretmenleri ve diğer yetişkinler girer. Çocuk oyun çağındaki arzularını bir kenara bırakıp toplumsal ve kültürel gerekliliklere göre bir şeyler yapmayı öğrenmesi gerekecektir. Bu dönemde çocuk çalışkan olmayı öğrenmektedir. Çocuğun kendi yetenekleri ölçüsünde görevlerin verilmesi, desteklenmesi ve çalışkanlığının taktir edilmesi yeterlilik duygusunu oluşturur. Diğer yandan başkaları ile kıyaslanması aşağılanması, başarısından çok başarısızlıklarının gündemde tutulması dönemin temel patolojisi olan “tembellik” ortaya çıkacaktır. 5. Gelişim evresi Ergenlik 11-20 yaş Psikososyal kriz Kimliğe karşı kimlik kargaşası. Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Bağlılık. Kimlik oluşturma Erikson’a göre ne ergenlikle başlar ne de ergenlikle biter. Kimlik oluşturma sürecinin tavan yaptığı yerdir. Kimlik oluştururken üç temel bileşen cinsiyet rolü, mesleki tercih ve toplumsal rollerdir. Kimlik karmaşası içinde olan ergen kendini diğerleri ile kıyaslama içinde toplumsal konumunu öğrenmeye, kendi ile ilgili fikir edinmeye çalışacaktır. Bu dönemde ergen toplumsal rollerin ve normların sınırlarını zorlayacaktır. Bu zorlama ile farklı inanç ve rolleri deneme fırsatı bulacaktır. Bu denemeler ergeni asi olarak tanımlanması sebep olacaktır. Ancak buradaki temel mesele kimlik karmaşasının devam ediyor oluşudur. Kimlik karmaşası kimlik arayışında önemli bir durum olsa da çok fazla kargaşa yaşanması regresyona, uyum bozukluklarına neden olur. Bu dönemin sağlıklı atlatılması sonucu “bağlılık” gelişirken; aksi halde dönemin temel patolojisi olan “rol yadsıması” ortaya çıkacaktır. 6. Gelişim evresi Genç yetişkinlik 20-30 yaş Psikososyal kriz Yakınlığa karşı yalıtılmışlık Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Sevgi. Ergenlik döneminden kimlik oluşturmuş şekilde çıkan birey, bu kimliği ile topluma karışmaya hazır hale gelmiştir. Ancak bu dönemde toplumun diğer üyeleri ile yakınlık kurarken kimliğini kaybedeceği korkusu ya da hiç kimlik oluşturamamış olması bireyi yalıtılmışlığa sürükleyebilir. Bu dönemde yakınlığa karşı yalıtılmışlık karmaşası başarı ile çözümlendiğinde “sevgi” aksi halde dönemin patolojisi “dışlama” gelişecektir. 7. Gelişim evresi Yetişkinlik 30-60 yaş Psikososyal kriz Üretkenliğe karşı durgunluk Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu İlgi. Genç yetişkinliğin sona ermesi ile birlikte altmışlı yaşlara kadar süren yetişkinlik dönemi bireyin toplumdaki yeri ve sorumlulukları belirlenmiştir. Bu dönemin karmaşası olan üretkenliğe karşı durgunluktur. Erikson üretkenliği gelecek kuşakların oluşturulması, onlara rehberlik edilmesi üretim yapılabilmesi ve yaratıcılık anlamlarında kullanmıştır. Buradan da anlaşılacağı üzere üretkenlik cinsel üretkenlikten daha fazlasıdır. Bu dönemde yetişkinler, kendilerine gereksinim duyulmasını bekler. Buradaki üretkenlik kavramına ek olarak bilim ve sanatta da üretkenlik bu kapsama girer. Bu dönemde yaşanan karmaşanın başarılı bir şekilde çözülmesi “özenli ilgi”nin oluşmasını sağlar. Aksi durumda yani kişinin kendi içine aşırı dönmesi dönemin patolojisi olan “reddedicilik” gelişecektir. 8. Gelişim evresi Yaşlılık 60+ yaş Psikososyal kriz Bütünlüğe karşı umutsuzluk Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu Akıl. Yaşlılık dönemi Erikson’un psikososyal gelişim kuramının sekizinci ve son dönemidir. Artık insan kendi biricik tüm yaşamını gözden geçirdiğinde, yaşam sürecini kabullenmesi ve istese de değiştiremeyeceğini kabullenmesi durumunda benlik bütünlüğü oluşacaktır. Yaşamından memnun olmayan, başka yaşamlara özlem duyan, pişmanlık yaşayan, başka türlü yaşamak için yeterli zamanının olmadığını bilen insanda umutsuzluk ortaya çıkar. Benlik bütünlüğü ile umutsuzluk karmaşasının başarılı çözülmesi sonucunda “akıl” yani bilgelik ortaya çıkar. Bu dönemin temel patolojisi ise “hor görme”dir. Son söz Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramı sekiz evreden oluşmakta ve birbiri ile bağlantı içinde ilerlemektedir. Kuramın bilimsel veriler yerine etik ilkeleri baz alması, psikanalize bağlılığını yinelemesine rağmen id psikolojisini yok sayması, toplumsal süreçlere fazla önem vermesi kurama yöneltilen eleştirilerdir. Kuramın iç tutarlılığının yüksek olması, terimlerin özenli seçilmesi ve kuramın temel teşkil ettiği deneysel araştırmaların kuramı verimli göstermesi güçlü yanlarını temsil ettiği söylenmektedir. Psikolog Özgür KOÇAK Kaynak Yazgan-İnanç, B., & Yerlikaya, E. E. 2012. Kişilik kuramları.6. baskı. Ankara Pegem Akademi. İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız Depresyondan Çıkış Yolu – Hakan TÜRKÇAPAR SOKRATİK SORGULAMA TEKNİĞİ NEDİR? SOSYAL MEDYANIN BENLİĞİ YOK EDİŞİ TERS PSİKOLOJİ NEDİR? TOKSİK ANNE-BABALAR KİMLERDİR? SERBEST ÇAĞRIŞIM TEKNİĞİ NEDİR?
Kişiliğin gelişimi ile ilgili olarak hazırlanan çalışmalar incelendiğinde karşımıza çıkan en önemli kuramlardan birinin Erikson tarafından geliştirilen Psikososyal Gelişim Kuramı olduğu görülmektedir. Erikson, ergenlik döneminde bireyin gerçekleştirmesi gereken en önemli görevin ego kimliğini oluşturmak olduğunu belirtmektedir. Yazara göre ergenliğin en önemli görevi kimliğin biçimlenmesidir ve bu durum yetişkinliğe geçiş noktasında önemli bir gerekliliktir. Yazara göre ergenlik dönemindeki bireyler kimliğin oluşturulması noktasında çok ciddi bir çaba göstermektedirler. Bu durumda biri olumlu diğer olumsuz olmak üzere iki tane kutup bulunmaktadır. Olumlu kutupta, bireyin olumlu ve tutarlı bir kimlik oluşturması söz konusudur. Burada zaman faktörü önemli olmaktadır. Olumsuz kutupta ise bireyin bir rol karmaşası yaşaması 61 MEB, Kişiliğin Dönemleri ve Kişilik Bozuklukları, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 2012, s. 12. 62 Civelek, s. 24. 63 Ümit Morsünbül ve Hasan Atak, “Ego Kimlik Süreci Ölçeği Türkçe Versiyonunun Geçerlilik ve Güvenirlik Çalışması”, Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 2013, Cilt 13, Sayı 4, ss. 2043- 2058, s. 2043. 32 Özgüngör ve Kapıkıran 2011`in aktardığına göre bilişsel, biyolojik ve genetik etkiler sonucu ortaya çıkan ve yaşam boyu süren bir süreç olan kişilik gelişimi geçmiş ve gelecek başarıların ışığında hiyerarşik ve sırası değişmeyecek bir biçimde sekiz farklı evreden oluşur. Söz konusu evreler sırasıyla; güvene karşılık güvensizlik, özerkliğe karşı utanç, girişimciliğe karşı suçluluk, başarıya karşı aşağılık duygusu, kimliğe karşı rol karmaşası, yakınlığa karşı yalıtılmışlık, üretkenliğe karşı durağanlık ve benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluğun yer aldığı sekiz Söz konusu evreler ve genel özellikleri Şekil 4`de özetlenmektedir. 64 Sevgi Özgüngör ve Necla Acun Kapıkıran, “Erikson’un Psikososyal Gelişim Dönemleri Ölçeklerinin Türk Kültürüne Uygunluğunun Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi Ön Bulgular”, Türk Psikolojik 33 Şekil-4 Psiko-Sosyal Gelişim Kuramı İlgili kaynaklardan elde edilen bilgilerden faydalanılarak hazırlanmıştır. Temel Güvene Karşı Güvensizlik Annenin temel bakımları zamanında gerçekleştirmesi çocukta "umut" ve "güven" duygularının gelişmesini sağlar. Aksi durumda "tutarsızlık" ve "güvensizlik" duyguları gelişir. Özerkliğe Karşı Utanç Çocuğun yemek, giysileri toplamak ve benzeri bir biçimde yapabileceği işleri yapması desteklenmelidir. Bu durum ilerleyen yaşlarda çocuğun özerk bir birey olmasını sağlar. aksi durumda utanç duygusu gelişir. Girişimciliğe Karşı Suçuluk Çocuk çevreyi anlamak için çok afzla soru sorar. Sorulara sabırlı bir biçimde cevap verilmesi girişimcilik, sorulara karşı azarlanması suçluluk duygusu geliştirir. Başarıya Karşı Aşağılık Bu dönemde çocukta iki durum ortaya çıkar. elde ettiği sonuçlar başarı olarak görülürse çocuk ilerleyen dönemlerde de başarılı olacağını düşünür ve bu yönde tutum geliştirilir. Başarısız olduğu vurgulanırsa aşağılık duygusu gelişir. Kimliğe Karşı Rol Karmaşası Birey daha önceki inançlarını sorgular. Kendisine yeni bir kimlik arar. Ne yapacağına karar verememesi kimlik akrmaşaösına, karar verebilmesi kimlik oluşumuna götürür. Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık Eş seçimi, arkadaş seçimi ve meslek seçimi konularında başarılı olunması yakınlık duygusunu geliştirir. Bu konularda başarısız olunması ise uzaklık duygusunu geliştirir. Üretkenliğe Karşı Durağanlık Önceki dönemlerin etkisi büyüktür. Birey ya işinde üretken olduğunu düşünür yada başarısızlık duygusu gelişir. Sonuçta işinde mutlu ve üretken olma yada mutsuz ve işe yaramama durumları ortaya çıkar. Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk Yaşlılık dönemini kapsar. Birey geçmişte üretken ve başarılı olduğunu düşünürse mutlu olur ve ölümü normal bir durum olarak kabul eder. Aksi 34 Bireyin doğumu ile başlayan dönem Temel Güvene Karşı Güvensizlik dönemidir. Bu dönem 0-1 yaş aralığını kapsamaktadır. Bu dönemde bağımlı olduğu kişinin, bebeğin altını değiştirmek ve karnını doğurmak gibi temel gereksinimlerini karşılayıp karşılamadığı temel konu olmaktadır. Bu dönemde bebeğin söz konusu ihtiyaçları zamanında ve düzgün bir biçimde karşılandığında bebekte bir “güven” duygusu oluşmaktadır. Bu kurama göre söz konusu ihtiyaçların giderilmesi istenilen şekilde gerçekleşmez ise bebekte bir “güvensizlik” duygusu gelişecektir. Bu dönemin başarılı bir biçimde geçilmesi temel güven duygusunun gelişmesini sağlar. Temel güven duygusunun gelişmesinde annenin bebeğin ihtiyaç duyduğu huzuru vermesi belirleyici olacaktır. Dahası, bu dönemin başarılı geçmesi bireyin ilerleyen yıllarda inancında tutarlılık göstermesini de sağlayacaktır. Umut ve uyum duygularının gelişmesi için bu dönmeme dikkat edilmelidir. Ayrıca Erikson dini duyguların oluşumunu da bu dönemle Bu dönemi önemli yapan, temel güven duygusunun bireyin hayat boyunca başarılı olmasını sağlayacak birçok noktayı etkilemesidir. Bu durum bireyin psikolojik olarak sağlıklı olması açısından önemlidir. Beslenme, ilgi, sevgi ve uyku gibi gereksinimlerin karşılanması söz konusu psikolojik sağlıklı olma durumunu etkilemektedir. Anne-baba ya da varsa diğer bakıcıya olan bağlılık/bağımlılık üst seviyededir. Güven ve güvensizlik duygularının oluşmasında da bakım veren kişinin bebeğin gereksinimlerini zamanında gerçekleştirip gerçekleştirmemesi ana belirleyici olmaktadır. Burada önemli olan nokta, bebeğin bu dönemde edineceği güven ya da güvensizlik duygusunu ilerleyen yaşlarda diğer insanlara da genelleyecek olmasıdır. Sonuç olarak temel güven duygusu bireyin hayatının tamamındaki sosyal ilişkileri üzerinde belirleyici olabilecektir. Temel güven duygusunun geliştiği bir birey dünyanın iyi bir yer olduğunu düşünür ve geleceğe her zaman umutla bakar. Bu birey yaşadığı dünyaya karşı olumlu bir tutum Özerkliğe karşı utanç duygusu 1-3 yaşları arasında yaşanmaktadır. Bu dönemde çocukların hayatlarında iki önemli değişim yaşanmaktadır. Bunlardan birisi çocukların yürümeye başlamalarıdır. Diğeri ise çocukların diğer bireylerle iletişime geçebilecek kadar konuşabilmeleridir. Bu dönemde çocuklar kendi çevrelerini kontrol etmek istemekte ve güçlerini göstermeye hevesli olmaktadırlar. Çocuk bu 65 İbrahim Gürses ve M. Âkif Kılavuz, “Erikson’un Psiko-Sosyal Gelişim Dönemleri Teorisi Açısından Kuşaklararası Din Eğitimi ve İletişiminin Önemi”, Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, 2011, Cilt 20, Sayı 2, s. 153-166, s. 155. 66 35 dönemde yapabileceği ve yapamayacağı şeylerin neler olduğu noktasında diğer insanları test eder. Temel güvene karşı güvensizlik dönemini başarılı bir biçimde geçmiş olan çocuklar için bu dönemde daha esnek bir çevre bulunmaktadır. Eşyaların toplanması, kendi kendine yemek yenmesi, elbiselerin seçilmesi, giyinilmesi, soyunulması ve karşılaşılan bazı sorunların çözülmesi noktasında çocuğun kendi başına iş yapabilmesi desteklenmelidir. Bu sayede bağımsızlık duygusunun kazanılması sağlanır. Diğer tarafta, çocuk sürekli olarak koruma altına alınır ve engellenirse kendi yeteneklerinden şüphe duymaya başlar ve utanç duygusu 3-6 yaşları arasında çocuk çevreye karşı daha duyarlı hale gelir. Bu sebeple çevreyi anlamak ister. Çevreyi anlamak isteyen çocuk sürekli olarak sorular sorar. Bu soruların sayısı oldukça fazla olmaktadır. Çocuğun sorduğu sorulara sabırlı bir biçimde cevaplar verildiğinde çocuğun girişimcilik duygusu artmaktadır. Diğer tarafta çocuğun sorularına karşılık çocuk azarlanırsa çocukta suçluluk duygusu gelişir. Çocukların bu dönemi başarılı bir biçimde geçmeleri ve girişimcilik duyguların gelişmesi için sorulan sorulara sabırlı bir biçimde cevap verilmeli ve çocuğun öğrenme merakı anlayışla 7-11 yaşları başarıya karşı aşağılık dönemidir. Bu dönemi başarılı bir biçimde geçiren çocuk “başarılı olacağım” duygusunu geliştirir. Bu dönemin sağlıklı bir biçimde geçirilmesi durumunda birey ilerleyen yaşlarında karşısına çıkan durumlarda başarılı olacağını düşünür. Bu durum bir güven duygusunu da ortaya çıkarabilir. Çocuk çalışmaktan zevk alır ve başarı bir gurur kaynağı haline gelir. Çocuğun kendisini başarısız hissetmesi durumunda ise aşağılık ve yetersizlik duyguları gelişmektedir. Örnek vermek gerekirse, ilkokul döneminde bir öğretmen öğrencisine matematik dersinde başarılı olamayacağını, bu sebeple matematik ile ilgili bir bölüm seçmemesi gerektiğini söylerse, çocuğun diğer derslerin iyi olmasına rağmen matematik dersinin başarısız olması beklenir. Öğretmenin çocuğu desteklemesi ve başarılı olacağını söylemesi durumunda ise çocuğun daha başarılı sonuçlar alması Bu dönemde bedensel gelişim bir önceki döneme göre biraz daha yavaşlamaktadır. Cinsel ve sosyal roller ise daha belirgin hale gelir. Bu dönemde çocukta disiplin, görev dağılımı ve bir şeyi yapabilme duygularında gelişimler 67 MEB, Sosyal Gelişim, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 2013, s. 11-13. 68 Erişim Tarihi 69 36 görülür. Çocuk bir şeyleri yapmaya daha istekli hale gelmektedir. Bu dönemin en önemli gereksinimi ise takdir edilme ve beğenilme gereksinimidir. Çocuk takdir edildiğinde kendine olan güveni artmakta ve daha başarılı olmaktadır. Zira başarılı olacağına inanmaktadır. Aile tarafından cezalandırıldığında ya da ilgisiz kalındığında ise aşağılık duygusu gelişmektedir. Erikson`a göre ilerleyen yaşlarda bireyin çalışmaya ve başarıya karşı olan tutumları bu dönemin etkisi Başarıya karşı aşağılık döneminden hemen sonra “Kimliğe Karşı Rol Karmaşası” dönemi gelmektedir. Bu dönem kişilik gelişimi için son derece önemlidir ve ergenlik döneminde yaşanmaktadır. Morsünbül ve Atak 2013`e göre ergenlik bireylerin pek çok alanda yaşadıkları bir değişim dönemi olarak görülmektedir. Bu değişim döneminde ergenler yaşamla ilgili temel yapılandırmaları gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu dönemde yaşamla ilgili temel yapılandırmalar kimlik gelişimi etrafında gerçekleşmektedir. Kimlik kavramı çok farklı alanlarda ve şekillerde kullanılmaktadır. Kimlik kavramının ne olduğu hakkında bir inceleme yapıldığında çoğu çalışmada kimliğin kısaca “ben kimim?” sorusuna verilen yanıt olarak değerlendirildiği görülmektedir. Erikson`a göre kimlik, bilinç belirli bir koşulda farklılığı ifade eder ve süreç olarak değişen koşullarda aynılığı ifade eder Bu dönemde kimlik kazanımı ya da kimlik karmaşası yaşanmaktadır. Bu dönem çocukluk ve yetişkinlik dönemleri arasında bulunmaktadır. Belirgin ve bilinçli bir evredir. Bu dönemde bireyde bir kriz bulunmaktadır. Bu kriz kimlik geliştirme ile ilgilidir. Bu dönemde kimlik gelişimi için önemli olan bazı konular bulunmaktadır. Bu konular arasında meslek seçimi, arkadaşlarla iletişim, sosyal ve politik konular, karşı cins ile olan ilişkiler, cinsel roller, eleştirel düşünme ve soyut düşünme öne çıkan konulardır. Bu konular kimlik gelişimi açısından önemli olan konulardır. Bu dönemde bir kimlik krizinden geçilmesi normal hatta kaçınılmaz bir durumdur. Bu durum gelişimin bir parçasıdır. Bu dönemde daha önceden öğrenilmiş olan inançlar ve sistemler sorgulanırken yeni değerler, inançlar ve düşünceler üzerinde durulmaktadır. Farklı hayat tarzlarını öğrenme isteği vardır. Bu dönemde öğretmenlerin ve ebeveynlerin kimlik arayışına izin vermeleri faydalı olacaktır. Aile dışına yönelme isteği vardır ve güvenilen kişiler model alınmaktadır. Herkesin kendisini izlediğini düşünen ergen sınırlamaları istemez. Bu dönemde ergen ne yapacağı noktasında bir belirsizlik yaşar. Bu belirsizlik onu kimlik karmaşasına 70 MEB, Kişiliğin Dönemleri ve Kişilik Bozuklukları, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 2012, s. 12. 37 götürür. Ne yapacağı noktasında karar sahibi olunması ise kimliğin kazanılmasını Morsünbül 2010`un aktardığına göre Erikson kimliği, “bireyin biricikliğinin bilinçli duygusu; deneyimlerin sürekliliği için bilinçsizce çaba; ve grubun düşünceleri ile dayanışma” olarak tanımlamaktadır. Erikson’un tanımlamasında üç yapı kimlik duygusunun oluşması için gereklidir. İlki kişi, içsel aynılığı ve bütünlüğü deneyimlemelidir. İkincisi içsel aynılık duygusu zaman içerisinde sürmelidir ve son olarak da kimlikle ilgili içerikler toplumsal yaşam içerisinde deneyimlenmelidir. Erikson kimlik gelişimi sürecini iki dinamik öğenin karşılıklı etkileşimi olarak görmektedir. Bunlar kimlik sentezi ve kimlik karmaşasıdır. Kimlik sentezi bireyin benlik duygusuyla ilgili çeşitli içerikleri işlevsel ve içsel olarak tutarlı bütünler haline getirme yeteneğini gösterir. Kimlik karmaşası ise tutarlı ve işlevsel benlik duygusunun yokluğunu ve kimlikle ilgili içeriklerin tutarlı bir bütün haline Ergenlikten sonraki dönem yakınlığa karşı yalıtılmışlık dönemidir. Bu dönem 17-30 yaşları arasını kapsamaktadır. Bu dönemde karşı cins ile evlilik kararının alınması söz konusudur. Birey yakınlık ya da uzaklık duygularını bu dönemde geliştirir. Söz konusu bireyler birbirlerine belirli bir samimiyet ile yaklaşırlar. Meslek seçimi de bu dönemin önemli özellikleri arasındadır. Arkadaşlık, evlilik ve meslek seçimi konusunda başarılı olan bireylerde yakınlık duygusu oluşurken bu konularda başarısız olan bireylerde uzaklık duygusu oluşur. Başarısız olan kişilerde yetersizlik duygusu oluşmaktadır. Bu yetersizlik duygusu bireyi toplum içerisinde yalnız hale 30-60 yaşları arasında Üretkenliğe Karşı Durağanlık dönemi yaşanmaktadır. Bu dönem orta yetişkinlik yıllarını kapsamaktadır. Bu dönem daha önceki dönemlerden fazlasıyla etkilenir. Bu dönemde daha önceki dönemleri başarılı bir biçimde geçen bireylerin çalışma hayatlarında daha üretken ve mutlu olmaları beklenir. Önceki dönemlerde sorun yaşayan bireylerin ise işlerinde başarısızlık duygusunu yaşamaları beklenir. Üretmek ve üretilen ürünleri sevmek bu dönemin istendik kazanımlarıdır. Olumsuz bir durum söz konusu ise birey kendisini bir işe 72 MEB, Kişiliğin Dönemleri ve Kişilik Bozuklukları, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 2012, s. 12-13. 73 Ümit Morsünbül, “Ergenlikte Kimlik Gelişimini Açıklayan Yaklaşımlar/Modeller Ergen Ruh Sağlığı Açısından Sonuçları”, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 2010, Cilt 17, Sayı 2, ss. 105-111, s. 106. 38 yaramaz hisseder ve çevreye karşı kayıtsız hale gelir. Bu durum mutsuz olması ile Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk dönemi 60 yaş ile beraber başlamaktadır. Bu dönem bireyin yaşlılık yıllarını kapsamaktadır. Yaşlılık yıllarında birey sürekli olarak geçmişi düşünmektedir. Geçmiş yaşantılar ve geçmiş yıllarda elde edilen başarılar ile başarısızlıklar mutluluk ya da mutsuzluk kaynağı haline gelmektedir. Geçmiş yıllarda birey kendisini başarılı görüyorsa bu dönem olumlu bir biçimde geçiyor demektir. Birey başarısız bir hayat sürdüğünü düşünür ise mutsuzluk duygusu yaşanacaktır. Birey kendisini iyi hissederse ölümün de bu hayatın bir parçası olduğunu kabul eder. Bu yaşlarda o döneme kadar ürettiği şeyleri başkalarının kullanıyor olmasını görmek mutluluk kaynağı olacaktır. Bireyin üretkenlikten yoksun olarak yaşadığını düşünmesi durumunda ise ölümü kabullenmeme durumu ve ölüm korkusu hisse ortaya Gürses ve Kılavuz 2011`e göre yaşlılık yıllarını kapsayan bu dönemde birey ya önceki yedi dönemin olumlu birikimi sonucu benliğini tam olarak bulmuştur ya da önceki dönemlerde yaşadığı çatışma tecrübeleri sağlıklı olarak geçirmeme sonucu umutsuzluklar içinde bulunmaktadır. Bu dönem, üretken geçen bir yaşamın sağlamış olduğu doyum ile yıllarını anlamsız geçirmiş olmanın mutsuzluğu arasındaki çatışmayla belirlenir. Diğer tüm gelişim süreçlerini ve gelişim dönemlerini başarı ile tamamlamış olan yaşlı birey artık hikmete ulaşmakta ve ölümü Erikson tarafından geliştirilen Psikososyal Gelişim Kuramı`nın söz konusu sekiz evresi Tablo 3`de özetlenmektedir. 75 MEB, Sosyal Gelişim, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 2013, s. 13. 76 MEB, Kişiliğin Dönemleri ve Kişilik Bozuklukları, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 2012, s. 16. 39 Tablo-3 Psikososyal gelişim Kuramının Sekiz Evresi Temel Güvene Karşı Güvensizlik Bebekler doğumdan sonraki ilk on iki ay içinde ebeveynleriyle ilişkilerinin sonucu ya temel güven duygusu kazanır ya da güvensizlik geliştirir. Erikson’a göre temel güven yaşamsal bir kişiliğin ve bir kimlik duygusunun temel yapısıdır. Özerkliğe Karşı Utanç Çocuklar bu dönemi başarıyla atlatırlarsa, yeterlik duygusunu, kendine güveni, ayrıca öz değerlerini kazanmış olurlar. Bu yeterliliği yerine getiremeyen veya engellenen çocuklar ise bağımlılık duyguları yanında utanma ve kendi değerliliklerine yönelik şüpheyi yaşarlar. Girişimciliğe Karşı Suçluluk Okul öncesi yıllarda çocuklar oyunları yöneterek ya da diğer sosyal etkileşimlerle güçlerini ve dünyayı kontrollerini ispat etmeye başlarlar. Bu basamakta başarılı olan çocuklar kendilerini güçlü hissederler ve diğerlerini yönetebilirler. Başarıya Karşı Aşağılık Bu dönemde çocuk ya çalışkan olma duygusunu kazanır ya da yaptığı şeyler yeterince ödüllendirilmediği veya engellendiği için bu duyguyu kazanamaz. Başarısız olduğu her deneyimden sonra yetersizlik, aşağılık duyguları geliştirir. Kimliğe Karşı Rol Karmaşası Ergenlikte bir kimlik krizinden geçmek normal gelişimin bir parçasıdır. Bu kriz dönemi, önceden kabul edilen fikirlerin, değerlerin ve inançların sorgulanmasını, farklı inanç sistemlerinin ve hayat tarzlarının keşfini içerir Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık Bu basamak insanların kişisel ilişkileri keşfettikleri erken erişkinliği dönemini kapsar. Erikson`a göre insanların diğer insanlarla yakın ilişkiler geliştirmeleri önemlidir. Bu basamakta başarılı olan insanlar güvenli ilişkiler geliştirirler. Üretkenliğe Karşı Durağanlık Erişkinlik döneminde kariyerimize ve ailemize önem vererek hayatımızı yapılandırmaya devam ederiz. Bu basamakta başarılı olanlar evlerinde ve cemiyette aktif olarak dünyaya katkıda bulunduklarını hissederler. Benlik Bütünlüğüne Bu basamak yaşlılıkta ortaya çıkar ve kişinin geçmiş yaşamına bakması üstüne odaklanır. Bu basamakta başarısız olanlar 40 Karşı Umutsuzluk yaşamlarının boşa geçmiş olduğunu hisseder ve çok fazla pişmanlık hissederler. Kaynak Zekeriya Hamamcı ve Ezgi Hamamcı, “Çocuk Gelişimi Kuramları ve Dil Öğretmenleri İçin Yansımaları”, Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi Bu dönemlerle ilgili olarak belirtilmesi gereken önemli bir nokta her dönemin birbirine zıt iki unsuru barındırmasıdır. Örnek vermek gerekirse, “temel güvene” karşı “güvensizlik” durumu söz konusudur. Bu öğeler çekirdek halinde bulunmaktadırlar. Dengenin olumlu yönde mi yoksa olumsuz yönde mi olacağı Psikososyal Gelişim Kuramı içerisinde bulunan her evre gelişimin özelliklerine uygun bir biçimde sosyal kaynaklarla etkileşim içerir. Bu etkileşim süreçlerinin her birisi bir krizi içermektedir. Bu krizler neticesinde psikolojik olarak daha güçlü bir seviyeye gelmenin önü açılmaktadır. Özgüngör ve Kapıkıran 2011`e göre her bir krizin sağlıklı çözümü sonucu bireyi psikososyal olarak daha yetkin kılan umut, irade, amaç, yeterlilik, sadakat, sevgi, bakım/ilgi ve bilgelik ego özellikleri ya da güçleri ortaya çıkar. Bireyin benlik bütünlüğü oluşturmasına izin vermeyen sosyopsikolojik ağların sonucunda krizin oluşturduğu olumsuz deneyimler içe çekilme, yükümlülük, çekingenlik, tembellik, red, dışlanmışlık, reddedicilik, aşağılama ego patolojilerini ortaya çıkarır. Benliğin olumlu yönlerinin oluşmasını sağlayan önceki deneyimler, gelişimin daha sonraki evrelerindeki krizlerin etkin bir şekilde çözümünü destekleyici bir temel oluştursa da, sağlıklı bir benliğin bazı olumsuz yönleri de bütünleştirdiği Aslı
erikson ve psikososyal gelişim kuramı