GUTHASTALIĞININ TEDAVİSİ İÇİN YENİ BİR YAKLAŞIM: ÜRİKAZ BAĞLI NANOMAKİNELER Ulviye KİLİMCİ YÜKSEK LİSANS TEZİ DANIŞMAN Prof. Dr. Deniz AKTAŞ UYGUN Bu tez Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından FEF-19010 proje numarası ile desteklenmiştir. AYDIN-2021 alzheİmerhastaliĞinin tedavİsİnde yenİ bİr yaklaŞim: patlican yapraklari kİmya 6 necatİ kaan İnel renklİ qr(quİck response) kod bİlgİsayar 7 esma nur okudan serada yetİŞtİrİlen domates atiklarinin hİdrojene ve bİyoyakita dÖnÜŞÜm potansİyelİ bİyolojİ 8 ÇaĞatay soylu az enerjİ harcayan manyetİk ocak tasarimi fİzİk 9 matoryagents, have low rates of Alzheimer's disease. These drugs together with antioxidants and ginkgo biloba are the other treatment choices. These treatments can be combined. Key Words: Alzheimer's disease, tacrine, rivastigmine, donepezil, metrifonate. GÝRÝÞ Alzheimer hastalýðý tedavisinde kullanýlan ilaçlarý üç temel gruba kaybısöz konusudur. Yeni bir bilgi öğrenme tamamen durmuştur. Var olan bilgi de, geriye dönük bir krono-lojik seyirle, kaybolma sürdürmektedir. Ev dışında tek başlarına dolaşamazlar. Dışarı çıktıklarında kaybolmalar görülebilir. Alışveriş, parasal Buhastalığın tedavisinde erken tanı çok önemlidir. Yapılan tedaviyle, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve semptomları azaltılır. Amaç, hastanın yaşam kalitesini arttırmaktır. Ayrıca, psikolojik problemlerle başa çıkabilmek için de çeşitli ilaçlar (antidepresan gibi) kullanılır. Fakat bu ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır. Vay Tiền Nhanh. Giderek artan unutkanlık sıklığı, önemli detayların unutulması, bilinen kişi ve nesnelere ilk defa görüyormuş gibi davranma gibi belirtiler Alzheimer göstergesi olabilir. Alzheimer hastalığının görülme sıklığı özellikle yaşla birlikte artmaktadır. Örneğin 65 yaşında Alzheimer’a yakalanma oranı %5 iken, bu oran 80 yaşından itibaren %40’lara kadar yükselmektedir. Yavaş ilerleyen bir beyin hastalığı olan Alzheimer, unutkanlık, yeni bilgileri öğrenme zorluğu ve depresyona benzer belirtilerle kendini gösteriyor. Alzheimer belirtileri hakkında bilgi veren Nöroloji Uzmanı Dr. Gülümser Kızıltaş Tokmak, en çok merak edilen soruları yanıtladı. Alzheimer için bellek ve konuşma çok önemli! Geçmişteki anılarını çok net hatırladığı halde, çok kısa süre önce gerçekleşen olayları hatırlamıyorsa; ortak kelimelerinizi hatırlamak için çok uğraşıyorsa dikkat edin. Alzheimer nedir? Nedenleri, belirtileri, tedavisi ve korunma Davranış değişiklikleri uyarıcı olabilir Hafıza kaybına ek olarak davranış değişiklikleri görüyorsanız, tanıdığı yerlerde dahi kaybolmaya başladıysa, mantığa aykırı kararlar veriyor, gün geçtikçe değiştiğini görüyorsanız, kişisel hijyenine dikkat etmemeye lekeli kıyafetler, yıkanmamış saçlar gibi… başladıysa bu olumsuzlukları dikkate alın. İşaretleri doğru yorumlayın. Her unutkanlık Alzheimer kökenli olmayabilir. Alzheimer’le aynı belirtileri gösteren tiroid dengesizliği-B12 eksikliği ya da başka tedavi edilebilir hastalıklarla da karşılaşabilirsiniz. Alzheimer teşhisi için basit testlerden yararlanın Mental durum testi ya da diğer tarama testleri hastanın zihinsel fonksiyon ve kısa-süreli hafıza değerlendirmek yardımcı olabilir. Buna ek olarak, nörolojik muayene ve beyin taramaları, bir felç veya tümör gibi diğer sorunları ekarte etmek için kullanılabilir. Alzheimer ve Beyin ilişkisi Alzheimer hastalığı, beyin boyunca hücre ölümü ve doku kaybına yol açar. Hastalık ilerledikçe, beyin dokusu küçülür ve karıncıklar beyin omurilik sıvısı içeren beyin içindeki odaları daha büyük olur. Hasar beyin hücreleri, bellek, konuşma ve anlama arasındaki iletişimi bozar. Alzheimer’ın İlerleme Düzeyi Alzheimer her hastada farklı bir yol alır. Bazı kişilerde belirtiler birkaç yıl içinde ciddi hafıza kaybı ve karışıklığa yol açarak hızla kötüleşebilir. Bazı kişilerde ise 20 yıl içerisinde hastalık kademe kademe ilerler. Alzheimer Günlük Yaşam Nasıl Etkiler? Kişinin konsantrasyonu bozulur. Yemek pişirmek, faturaları yatırmak gibi sıradan görevleri yönetme yeteneğini bile kaybedebilir. Semptomların kötüleşmesi ile sevilen tanıdık kişi veya yerleri tanımayabilir. Kolayca kaybolur. Çatalla saç tarama gibi yanlış eşyaları yanlış işlerde kullanır. Denge problemleri ve dil kaybı ileri aşamalarda yaygındır. Alzheimer bulaşıcı mıdır, yoksa genetik mi? Neden unutuyoruz? Alzheimer ile Yaşama Kılavuzu Alzheimer hastası bir yakınınız varsa ve ne yapacağınızı bilmiyorsanız bu önerileri dikkate almanızda fayda var. Egzersizi hayatına sokun Egzersiz, Alzheimer hastalarının kas gücü ve kondisyon sağlamasına yardımcı olur. Ayrıca ruhsal durumunu iyileştirerek anksiyete riskini azaltır. Yürüme, çamaşır katlama gibi tekrarlanan faaliyetlerden hangisinin uygun olduğunu öğrenmek için mutlaka hekime başvurun. Araba yerine alternatif ulaşım ihtiyaçları oluşturun Araba kullanmayı seven biriyse ulaşım ihtiyaçları için alternatifler üretmeye başlayın. Hekiminizin önerdiği ilaçları kullanmasını sağlayın Alzheimer hastalığında beyin içindeki sinir hasarını yavaşlatmak için bilinen bir yolu yoktur. Ama zihinsel fonksiyonunu korumak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı ilaçlar kullanılır. Bu tedaviler Alzheimer erken aşamalarında verilirse, hastalığın ilerleme süreci yavaşlatılarak günlük hayatına daha uzun süre sorun yaşamadan devam etmesi sağlanabilir. Bunama nedir? Unutkanlığı ne zaman önemsemek gerekir? Yönlendirme ve hatırlatıcılardan yararlanın Eşyalarının bulunduğu dolapları etiketle tanımlayın ve günlük görevlerini hatırlatıcı yapışkan notlar kullanın. Ruhsal değişiklikler konusunda hekime danışın Alzheimer’in erken evrelerinde hastalar için neler olduğunu anlamak ve utanç ya da endişeli verici olabilir. Bu durum genellikle ilaç ile tedavi edilebilir. Ancak depresyon belirtilerini mutlaka izleyin. Daha ileri aşamalarda sevdiğiniz kişi paranoya ya da şiddete eğilim gösteriyor olabilir. Bunun hastalığından kaynaklandığını unutmayın ve bu durumu mutlaka hekimiyle paylaşın. Işıktan yararlanın Bazı Alzheimer hastaları güneş battığında sıkıntılı olabilir. Bu durum gece boyunca devam edebilir. Nedeni bilinmese de bu sıkıntıyı hafifletmek için gün batımından önce perdelerinizi kapatın ve evin içini ışık yakarak aydınlatın. Resimlerin altına isimlerinizi yazın Alzheimer hastaları öncelikle isimleri sonra yüzleri unutmaya başladığı için, bulunduğu ortama isimlerinizin altında yazdığı resimleri koyun. Hastalık ileri aşamaya geldiğinde hasta yakınlarına yabancı, yabancılara ise yakını gibi davranabilir. Çok üzülseniz de bu durumun hastalıktan kaynaklandığını unutmayın. Karşınızdakinin yetişkin olduğunu unutun O artık size muhtaç bir çocuk. Alzheimer hastalığı ilerledikçe hasta çocuklaşır. Tepkileri, korkuları, hassasiyeti giderek artar. Bu dönemde ona bir karalama defteri oluşturarak çocukluk dönemindeki mutlu anlarını paylaşmasını ve kendini daha iyi hissetmesini sağlayın. Tükenmişlik sendromu yaşamamak için destek alın Alzheimer hastası yakınınıza baktığınız süre içinde öfke, üzüntülü bir ruh halindeyseniz, baş ve sırt ağrıları, uyku problemleri, konsantrasyon bozukluğu yaşıyorsanız yanında mutlu olduğunuzu hissettiğiniz insanlardan destek alın. Evde bakım konusunda destek alın Birçok Alzheimer hastası mümkün olduğunda evinde yaşamayı arzu eder. Ancak hastalık ilerledikçe kişisel bakımını yeterince karşılayamadığı için başka sağlık sorunları da yaşayabilir. Bu nedenle kişisel hijyen ve bakımını sağlamak, rutin ihtiyaçlarını gidermek için evde bakım yapabilecek bir kişiden destek alın. Alzheimer, unutkanlık ve bunama ile seyreden, genellikle belli bir yaşın üzerinde görülen ve beyindeki sinir hücrelerinin yaşlanması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastalık ilerledikçe, kişi günlük yaşamını bir başkasının yardımı olmadan devam ettiremez hale gelebilir. 80 yaş üzerinde binde 40-60 oranında görülen hastalık ile ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar, düzenli uyku ve yeterli su tüketiminin, Alzheimer bulgularının ortaya çıkmasını geciktirdiğini ortaya koymaktadır. Konunun uzmanlarından, Alzheimer belirtileri, nedenleri ve tedavisi hakkında kapsamlı bilgiler aldık. Alzheimer belirtileri Alzheimer’in erken belirtisi genellikle yakın hafıza kaybıdır. Bununla birlikte konuşma problemleri, kelimeleri hatırlayamamak, nerede olduğunu ve kiminle görüştüğünü unutmak gibi bulgular verebilir. Alzheimer’in ilerleyen yaşla ilgisi olduğu bilinmektedir. 65 yaş ortalamasında bin kişide 3 hastada görülürken, 80 yaş sonrası bu sayı binde 40-60’a çıkmaktadır. Hastalık; % 70 oranında genetik olduğu düşünülmektedir. Alzheimer nedir? Nedenleri, belirtileri, tedavisi ve korunma Ancak travma, depresyon ve hipertansiyon gibi nedenlere bağlı olarak daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Alzheimer hastalarının tümünde unutkanlık görülür. Ancak her unutkanlık Alzheimer olarak değerlendirilmemelidir. Aşırı stres, yoğun iş temposu, ağır üzüntü ve depresyon durumlarında da unutkanlık yaşanabilmektedir. Alzheimer nedenleri Alzheimer’in nedeni kesin olarak bilinmese de ileri yaş dışında; kalıtımsal faktörler, beyin hücrelerinin ölümü, sinirsel iletimin bozulması, çeşitli zehirli maddelerin hastalığa yol açabileceği düşünülmektedir. Sinir hücrelerinin çalışırken arkalarında bıraktıkları Beta-amiloid ve tau gibi protein birikintilerinin beyinden temizlenememesi Alzheimer’ın oluş mekanizması olduğu düşünülmektedir. Alzheimer hastalarının beyninde biriken protein birikintileri de patolojik olarak görülebilmektedir. Beyinde temizlenmeyen protein birikintileri, sinir hücrelerinin kendi aralarında iletişim kaybı yaşanmasına neden olmakta ve beyindeki sinir hücreleri arasında elektriksel bağlantılar azalmakta ve Alzheimer Hastalığı belirtileri ortaya çıkmaktadır. Alzheimer teşhisi Tükürük analizi hastalık tanısında yardımcı bir yöntem Günümüzde Alzheimer tanısı için en önemli tetkiklerden birisi halk arasında “belden su alma” diye bilinen Beyin-Omurilik Sıvısı analizidir. Bu sıvıda hastalıkta biriken proteinlerin yansımalarına bakılır. Bu yöntem girişim gerektirmesi ve işlemin yapılmasının süre alması nedeni ile kan alma işlemi kadar kolay değildir. Bu yıl yapılan bilimsel çalışmalar, basit bir tükürük analizinin hastalık tanısında yardımcı bir yöntem olabileceğini göstermiştir. Gelecek için umutvadeden bu basit yöntemin rüştünü ispat etmesi için daha geniş ve kapsamlı çalışmaların yapılması gerekir.” Beyinde biriken hastalık proteinleri boyanarak görüntülenebiliyor Alzheimer hastalarının beyinlerinde biriken bazı proteinlerin tanı konusundaki ayırıcı özelliğine dikkat çeken Doç. Dr. Başar Bilgiçbu alanda kaydedilen gelişmeleri şöyle özetledi “Alzheimer hastalığında beyinde bazı protein birikimleri olmaktadır. Bunlar plaklar içinde biriken “amiloid” ve yumaklar içinde biriken “tau” adlı proteinlerdir. Günümüzde gelişmiş nükleer tıp yöntemleri ile her iki protein de kendilerine yapışan ve ışıma yapan moleküller ile işaretlenip görüntü alınabilmektedir. Geçmişte amiloid proteini boyanarak görüntü alınabiliyorken artık geliştirilen yeni moleküller ile “tau” proteini de işaretlenerek görüntü alınabilmektedir. Yani beyinlerinde bu proteinleri bulunduran kişiler basit görüntüleme yöntemleri ile tespit edilebilmektedir. Eskiden bu proteinlerin sadece otopsi ile gösterilebildiği düşünülürse bu yöntemlerin ne kadar yararlı olduğu ve devrimci oldukları daha iyi anlaşılacaktır.” Alzheimer tedavisi Düzenli uyku beyni temizler mi? Alzheimer’in nedeni ve tedavisi için yapılan çalışmalar, beyinde bulunan protein birikintilerinin temizlenmesi üzerine yoğunlaşmaktadır. İleri yaştaki her kişide bu tür birikintiler görülmeyebilir. Bu nedenle Alzheimer hastalarında ortaya çıkış nedeni araştırılmaktadır. İnsan bedeninde yaklaşık 37 trilyon hücre olduğu sanılmaktadır. Bütün bu hücreler çalışırken bir miktar çöp çıkarırlar. Bu çöpler, hücreler arası aralıkta birikir. Bütün bu birikintiler Lenf Sistemi ile temizlenir. Beyin kabuğunda 85 milyar hücre vardır. Bu hücrelerin çalışırken ürettiği artıkları, çöpleri temizleyen bilinen bir lenfatik sistemi beyinde yoktur. Son yıllarda ABD de yapılan çalışmalarda beyinin de bir lenfatik sistemi olduğu ve buna Glimfatik sistem adı verildi. Alzheimer hastalığı ile ilgili en çok sorulan sorular ve cevapları Bu sistem beyindeki akuaporin denilen su kanallarının yardımıyla yapılmaktadır. Beyin, kendi ürettiği yaklaşık 150 ml’lik bir su içinde, beyin omurilik sıvısının BOS içinde yüzmektedir. İleri sürülen bu hipoteze göre BOS sadece beynin etrafında yer almaz. Tıpkı diğer dokularda olduğu gibi beyin hücreleri arasındaki birikintileri çöpleri; Alzheimer hastalığına neden olan beta-amiloid gibi birikintileri de temizler. Bu beyin lenfatik sistemi çalışırken beyin omurilik sıvısı beyin kan damarları boyunca hareket ederek beyin derinliklerine sokulur ve hücreler arasındaki çöpleri alarak kan dolaşımına katılmalarını sağlar. Farelerde yapılan çalışmalarda bu temizlenmenin uykuda daha çok yapıldığı gösterilmiştir. Beyin uyku sırasında istirahate geçtiği için, sinir hücreleri arasındaki boşluklar genişlediği ve beyin omurilik sıvısının daha iyi dolaştığı için temizlik daha hızlı olmaktadır. Günlük düzenli 8 saat uyuyan bir kişinin beyninde bulunan protein birikintileri daha iyi temizlenebildiği için Alzheimer’in belirtilerini geciktirmek mümkündür. Yeterli su tüketimi Alzheimer tedavisinde önemli Su, vücut için temel ihtiyaçtır ve sağlıklı bir bünye için suyun yeteri kadar tüketilmesi gerekmektedir. Bazı zararlı bileşenler de dolaşımda bulunan suyun etkisi ile vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Normalde yaklaşık 1400 gram ağırlığında olan beyin, beyin omurilik sıvısının içinde yer aldığı için 25 gram olarak hissedilmektedir. Beynin içinde bulunduğu beyin omurilik sıvısı, düzenli su tüketiminde günde 3 kez yenilenmektedir. Alzheimer tedavisi ve hastalıkla yaşama rehberi Öneriler ve uyarılar Bu yenilenme durumu da beynin protein birikintilerinden daha iyi temizlenmesine olanak sağlamaktadır. Kişinin susuz kalması ya da günlük düzenli su tüketimini aksatması vücutta birçok soruna neden olabileceği gibi beyin omurilik sıvısının azalmasına da yol açmaktadır. Düzenli uyku ve su tüketimiyle erken dönemde ortaya çıkabilecek Alzheimer belirtileri, daha ileri yaşlara ertelenebilir. Alzheimer teşhis ve tedavisinde umut verici gelişmeler var! Türkiye Alzheimer Derneği, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye Alzheimer Derneği’nin faaliyetlerinin ve planlarının aktarıldığı toplantıda Alzheimer aşısı konusunda gelinen son aşamanın yanı sıra, tükürük analizi, protein boyama yöntemleriyle tanı koyma gibi umut verici gelişmeler üzerinde de duruldu. Alzheimer’dan korunma konusunda ise Akdeniz tipi beslenme tarzının, sosyal ve hareketli bir yaşamın önemine dikkat çekildi. Dünya Alzheimer Federasyonu’nun 2014 raporuna göre dünyada 44 milyon Alzheimer hastası var ve bu sayı 2030 yılında 76 milyona ulaşacak. Türkiye’de ise ila Alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor. Yaşlı nüfusun artış hızı göz önüne alındığında, 2050 yılında dünya çapında 135 milyon demanshastası olması bekleniyor. Artan yaşlı nüfusla birlikte Alzheimer Günü her geçen yıl daha da önem kazanırken, bilim dünyasında kaydedilen gelişmeler teşhis ve tedavi konusunda umut vadediyor. “Alzheimer aşısı” çalışmalarında ikinci bahar Daha önceki yıllarda olumlu sonuç elde edilemeyen Alzheimer aşısı çalışmalarının bu yıl ikinci baharını yaşayacak şekilde tekrar gündemde olduğunu anlatan Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Başar Bilgiç şöyle konuştu “Geçmişte yapılan ve maalesef olumlu sonuç alınamayan aşı çalışmalarından gerekli dersler çıkarılarak, bu doğrultuda atılan adımlar tekrar hız kazandı. Bu yıl daha uygun hasta grupları ile daha erken dönemde ve de daha uygun dozlar ile yapılan yeni aşı çalışmaları olumlu sonuçlar ortaya koydu. Halen devam eden bu çalışmalarda ülkemiz de uluslararası konsorsiyumun bir parçası olarak yer alıyor. Alzheimer aşısı çalışmalarının sonuçlarını tüm dünya ile birlikte biz de heyecanla bekliyoruz.” İsveç’te ilginç bir çalışma Çalışan kadınlarda bunama riski düşük! Son yıllarda yapılan çalışmalarda Alzheimer hastalığının köklerinin çocukluk çağına kadar inebildiğini ve çalışkan bir beynin Alzheimer’e daha az oranda yakalandığını gösteren bulgulara da rastlandığını belirten Doç. Dr. Başar Bilgiç, bu çalışmalardan birini şöyle özetledi “Bu sene İsveç’te ilgi çekici bir çalışma yapıldı ve bu çalışmada yaşlı kişilerin geçmişlerine dönülerekkişilerin 10 yaşındaki okul karnelerine bakıldı. Alzheimer’dan korunma ve alınacak yedi basit önlem! Öneriler ve uyarılar… Karneleri kötü olanlarda bunama riskinin daha yüksek olduğu, karneleri pekiyi olanların ise daha az oranda bunama geliştirdikleri görüldü. Ayrıca ilkokul eğitiminin üzerine eğitim alanlardave yüksek eğitimine devam edenlerde, ayrıca karmaşık işlerde daha fazla iletişim gereken işler, kişinin yönlendirme yaptığı ve talimat verdiği işler gibi çalışan kadınlarda bunama riskinin daha düşük olduğu ortaya çıktı.” Tek başınıza yaşamayın, saatlerce televizyon izlemeyin! Alzheimer hastalığındaki bilinen risk faktörlerinden birinin de yalnızlık olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Başar Bilgiç “Alzheimer hastalığında yalnızlığın bir risk faktörü olduğu biliniyordu. Bu sene bu bilgiyi destekler şekilde az hareket eden, çok TV izleyen ve de yalnız yaşayan kişilerde zihinsel işlevlerin daha kötü olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak son bilgiler doğrultusunda eğer bu hastalıktan korunmak istiyorsak hareket edelim, dostlarımızla, konu komşularımızla, akrabalarımız ile bol bol güzel vakitler geçirelim, zihnimizi çalıştıracak faaliyetlerde kitap okumak, Sudoku çözmek gibi bulunalım ve de gelecek kuşaklarımıza yüksek ve kaliteli bir eğitim sağlayalım. Görünen o ki bilim ve teknoloji hem tanı, hem de tedavi alanında büyük gelişmeleri desteklemeye devam koruyalım” dedi. Akdeniz tipi diyet hem koruyor, hem de Alzheimer’i yavaşlatıyor! Beslenme tarzının da Alzheimer hastalığının yavaşlaması üzerinde büyük bir etkisi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Başar Bilgiç, Akdeniz tarzı beslenmenin hayat kurtarıcı olabileceğini belirtti. “Yapılan tüm çalışmalar Akdeniztarzı beslenmenin ve sebze/meyve açısından zengin bir diyet benimsemenin çok faydalı olduğuna işaret ediyor. Ayrıca düzenli egzersiz de çok önemli.” Son olarak Doç. Dr. Başar Bilgiç, bunamanın toplum nezdinde çok yanlış anlaşılabildiğine değinerek, Alzheimer’e karşı yürütülen savaşta toplumsal farkındalığın hayati önem taşıdığının altını çizdi. “Demansyani bunama utanılacak bir şey değildir. Bunama bir hastalık adıdır, akılsızlık değildir. Halkımızı aydınlatmayı düşündüğümüz konulardan biri de bu konudaki olumsuz sosyal algı, utanç ve buna bağlı gizleme ihtiyacı. Halkımıza bunun bir hastalık olduğunu, kişinin kendi yanlış tercihlerine bağlı olmadığını ve hasta kişilerin “yaşayan ölüler” olarak değil, “hasta” kişiler olarak algılanmasının ve onurlu bir şekilde yaşamasının, hastalara ve topluma yararlarını anlatmayı amaçlıyoruz”. Türkiye Alzheimer Derneği 15 yıldır evlere ücretsiz hemşire gönderiyor! Türkiye Alzheimer Derneği’nin, hastaların kısa ve uzun süreli kaliteli vakit geçirmeleri ve bakımları için gündüz bakımevleri, yatılı bakımevleri, ve rehabilitasyon merkezleri oluşturma çabasını artan bir gayretle sürdürdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu derneğin bu çerçevedeki çalışmalarını şöyle özetledi “Yatağa bağlı hastalar için başlattığımız ve her hastaya dört kez ikişer saatlik hemşire ziyareti şeklinde tasarladığımız, ücretsiz “Evde Bakım Hizmeti” kapsamında, 200’den fazla ziyaret gerçekleştirdik ve bu hizmetimizi 15 yıldır sürdürüyoruz. Ayrıca Okmeydanı’ndaki “Gündüz Yaşam Evi”nde haftada 30 farklı hastaya ücretsiz bakım ve rehabilitasyon sağlıyoruz. Gündüz bakımevlerinin ülkenin başka bölgelerinde de yaygınlaşmasına da liderlik ediyoruz.” İSMAİL SAYMAZAlman Nörodejeneratif Hastalıklar Merkezi DZNE laboratuvarında görev yapan Türk bilim adamı Doç. Dr. Çağhan Kızıl ve ekibi Alzheimer’a alışılmışın dışında tedavi imkânları açabilecek yeni bir deneysel sistem geliştirdi. İlaç geliştirmek için kullanılabilecek bu sistemle Alzheimer koşullarında insan beyninin, kök hücreler kullanarak kendisini nasıl yenileyebileceğine dair ipuçlarına Developmental Cell’ adlı bilimsel dergide yayınlanan çalışmaya göre, laboratuvarda üç boyutlu beyin ağları oluşturulduktan sonra Alzheimer içeren proteinlere maruz tutularak, tepkimeler incelendi. Böylece Alzheimer hastalığında beyindeki sinir hücrelerini onarmasının yolunu açacak bulgular ortaya kondu. Hastalık mekanizmalarını incelemek ve ilaç geliştirmek için kullanılabilecek bu sistemle Alzheimer koşullarında insan beyninin, kök hücreler kullanarak kendisini nasıl yenileyebileceğine dair ipuçları var.ALTERNATİF BAKIŞ’Çalışmada; Alzheimer’ı incelemek için beyin dokusunun özelliklerini yansıtan yeni bir sistem geliştirildi. Projenin ana yürütücüsü Doç. Dr. Çağhan Kızıl, bu deneysel aracın, Alzheimer’ı daha önce mümkün olmayan şekilde incelemek ve yeni tedavi yolları bulmaya yardım etmek için kullanılabileceğini belirtti. Kızıl, bu yönteme sinir sistemi rejenerasyonu’ adını verdiklerini belirterek, şunları söyledi“Nöral kök hücreler sinir hücrelerinin öncülleridir. Bu hücreler beyinde doğal olarak oluşur, yeni nöronlar için bir kaynak oluşturur. Ancak Alzheimer’lı beyinlerde nöral kök hücreler bu yetenekleri yitirir ve hastalığa bağlı olarak kaybedilen nöronların yerini yenileri alamaz. Sonuçlarımız, bağışıklık sistemini modüle etmenin nöron kök hücrelerinin yeni nöronlar inşa etme potansiyelini açığa çıkarabileceğini gösteriyor. Bu yeni hücreler rejenerasyonu güçlendiriyor ve beynin hastalıkla daha iyi başa çıkmasına yardımcı oluyor. Bu, Alzheimer’ın tedavisine yönelik çalışmalara alternatif bir bakış açısına işaret ediyor.”Kızıl ve ekibinin çalışması prestijli Developmental Cell’ dergisinde yayımlandı.BENZERSİZ BULUŞ’Doç. Kızıl’ın verdiği bilgiye göre yeni hastalık modeli, yumuşak ve şeffaf bir jel içine yerleştirilmiş insan kök hücrelerine dayanıyor. Hücreler daha sonra küçük, başparmak büyüklüğünde plastik kaplarda büyütülüyor. Bir hidrojel ile insan beynine benzeyen üç boyutlu ağlar oluşturuluyor. Bu yönteme göre büyütülen hücreler, Alzheimer hastalığında yer alan Amyloid-beta plaklarına’ maruz kaldıklarında, tipik patolojik özellikler gösteriyor. Çalışmada yer alan bilim insanları, Alzheimer’in bir başka özelliği olan nöronlar içindeki Tau’ proteinlerinin birikimlerini gözlemledi. Dahası, sinir sistemi hücrelerinin bağlantılarında hasarlar buldu. Bunlar, şu ana kadar başka hayvan deneyi modellerinde görülmeyen, yalnızca Alzheimer hastalarında görülen klinik bulgular. Bu sistem ile Alzheimer, daha gerçekçi şekilde modellenmiş oldu. Kızıl “Kök hücreler beynin içinde nasıl davranıyorsa bizim sistemimizde de o şekilde davranıyor. Bu buluşun pek çok açıdan benzersiz olduğunu düşünüyoruz” diyor.ÇÖZÜME BİR ADIM DAHA YAKLAŞTIK’“Sonuçlarımız, beyindeki belli mekanizmalar ile oynayarak Alzheimer ile mücadele edebileceğimizi ortaya koyuyor. Tedavisi olmayan bu hastalığın çözümüne bir adım daha yaklaştırıyor” diyen Kızıl bu yöntemin yalnızca hastalık süreçlerini incelemek için değil, ilaç endüstrisinde de kullanılabileceğini kaydetti “Uzun zamandır yanlış yere bakıyorduk, beyinde araştırmalar yapamadığımız için bulduğumuz sonuçlar gerçeği yansıtmıyordu. Biz, yarattığımız sistemle şimdi bu sorunu aşıyoruz.” Alzheimer hastalığının tedavisi ile ilgili önemli açıklamalar yapan Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, erken dönemdeki Alzheimer hastalarında başarılı sonuçlar veren yeni ilaçlar hakkında konuştu. Alzheimer tedavisinde yeni bir dönemin başlayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Bilgiç, konu ile ilgili şunları söyledi “2021 yılı ortasında Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA “aducanumab” adlı bir ilaca şartlı onay vererek erken dönemdeki Alzheimer hastalarında kullanılabileceğine karar verdi. Bahsi geçen ilaç, Alzheimer hastalığında, henüz hastaların şikayetleri başlamadan beyinde birikmeye başlayan bir protein olan “amiloid”i etkin bir şekilde beyinden temizliyor. Buna karşın bu ilacın erken sonlandırılan Faz 3 çalışmalarında sadece yüksek doz ilaç alan belli bir grupta kısmi bir klinik fayda görülüyor. Bu gelişme ile birlikte bulunduğumuz yıl içinde aynı mekanizma ile etki eden başka bir ilacın da erken dönemdeki Alzheimer hastalarında kısmi bir etkisinin olduğu gösterildi.” Bu iki önemli çalışma ile birlikte, ilaçların kısmi denebilecek klinik etkisi göz önüne alındığında, Alzheimer hastalığı tedavisinde farklı bir döneme girildiğinin altını çizen Prof. Dr. Bilgiç, tedavideki yeni gelişmelerin yarattığı tartışmaları da aktardı. Özellikle beyinde biriken amiloid proteinin zararlı bir karakterde olmadığını düşünen çevrelerin ilacın onaylanmasına tepki gösterdiklerini belirten Prof. Dr. Bilgiç, bu protein ve hastalık arasındaki ilişkinin ortaya konmasıyla tartışmaların da sona ereceğini belirtti. Bu hararetli tartışmalar devam ederken Dünya Alzheimer Kongresi’nde “masitinip” isimli başka bir ilacın daha faz 3 çalışmasının olumlu sonlandığı duyuruldu. Prof. Dr. Başar Bilgiç tüm bu gelişmelerin Alzheimer hastalığı ile ilgili son yıllardaki en önemli gelişmeler olarak sayılabileceğini belirtti. Basın toplantısına katılan Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısı Nurettin Tan, “Şişli Belediyesi olarak Türkiye Alzheimer Derneği ile birlikte hayata geçirdiğimiz Şişli Gündüz Yaşam Evi’nin her zaman destekçisi olduğumuzu belirtmek isterim. Çok kutsal bir görev yapıyorsunuz. Ben de sizlerle olmaktan çok mutlu oldum. Hocalarıma, sağlık ekiplerimize saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum” diyerek desteklerini iletti. PROF. DR. TÜRKER ŞAHİNER HAVA KİRLİLİĞİNİ KONTROL ALTINA ALMAK ALZHEİMER RİSKİNİ %14 AZALTABİLİR Toplantıda hava kirliliğinin Alzheimer üzerindeki etkisi ile ilgili konuşan Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Türker Şahiner, önemli veriler paylaştı. Dünyada giderek artan hava kirliliğinin bunama hastalığı için ciddi bir risk faktörü olduğunun bilimsel olarak gittikçe daha çok kabul gördüğünü vurgulayan Prof. Dr. Şahiner, Dünya Alzheimer Kongresi’nde bu konuda sunulan ve 10 yılı aşkın süreli izlem sonuçları olan bir çalışmayı aktardı “Bu araştırma; motorlu araçlardan kaynaklanan zehirli gazlar NO2 ve havada asılı kalabilen çok küçük parçacıkların PM 2,5 düzeyini en az 10 yıl olacak şekilde düşük tutabilirsek, Alzheimer hastalığı riskini %14 azaltabileceğimizi gösterdi. Benzer bir şekilde Fransa’da yapılan bir başka çalışma ise sadece çok küçük parçacıkların PM 2,5 havada azalması ile tüm bunamaların %15 düzeyinde azaltılabileceğini gösterdi.” Havada salınan zehirli atıkların kan-beyin bariyerine bağlanarak beyinde mikrobik olmayan bir iltihabi reaksiyona neden olduğunu ve Alzheimer hastalarının beyninde biriken Beta-Amiloid protein düzeylerini yükselttiğini belirten Prof. Dr. Şahiner, “Tüm bu sonuçlar, bunama riskimizi düşürmek için temiz hava solumamız gerektiğini ve içten yanmalı motorların yerine elektrik motorlarının kullanılması ve çevreci enerji kaynaklarına yönelmemiz gerektiğini göstermektedir” mesajını verdi. PROF. DR. BARIŞ TOPÇULAR ALZHEİMER TANISI İLE İLGİLİ ÖNEMLİ GELİŞMELERE TANIK OLDUK Son iki yılda Alzheimer tanısını kolaylaştıran önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Barış Topçular, şunları söyledi “Alzheimer hastalığının tanısında hali hazırda beyin-omurilik sıvısı belirteçleri kullanılmakta. Bu berrak sıvıya ulaşmak için lomber ponksiyon ismi verilen bir girişim gerekmekte ve bu da bu tanısal yöntemin yaygınlaşması ve kullanılmasını sınırlayan en temel etken. Bu nedenle günümüzde özellikle serumdan yani kandan yapılan testler ile hastalığı tanıyabilmek ve seyrini takip edebilmek için çalışmalar sürüyor ve son iki yılda bu alanda önemli gelişmelere tanık olduk. Bu alanda en öne çıkan yöntem ise hastaların serumlarında Tau ismi verilen proteinin düzeylerine bakmak.” Bunların dışında nörofilament adlı proteinin kanda saptanması da özellikle hastalık ayırıcı tanısı ve seyri için önemli bilgiler sağladığını belirten Prof. Dr. Topçular, yakın dönemde hastalığın tanısı aşamasında bu yöntemlerin yaygınlaşmasını beklediklerinin altını çizdi. DOÇ. DR. NİL TEKİN ULUSAL DEMANS STRATEJİK PLANIMIZI OLUŞTURDUK Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Nil Tekin ise yaşlı nüfusu giderek artan Türkiye’de demans hastalıklarına yönelik bir ulusal stratejik plana gereksinim duyulduğunun altını çizdi. Demans hastalığından korunma, erken tanı, bilgilendirme, kaliteli bakımın sağlanması, hastanın ve ailelerinin yaşam kalitesinin arttırılması için verilecek destek hizmetlerini içeren planlamaların gerekliliğine vurgu yapan Doç. Dr. Tekin, konu ile ilgili yaptıkları çalışmayı şöyle aktardı “Ulusal Stratejik Plan Çalışması ile hastalık bilincinin arttırılarak, ülkemize özgün yaklaşımların ortaya konabilmesi, ulusal eylem ve etkili değişim oluşturulmasının sağlanması amaçlanmıştır. Bu amaç dâhilinde Türkiye Alzheimer Derneği Demans Çalışma Grubu tarafından hazırlanan çalışma raporu Ekim 2020 itibariyle ilgili kurumlara sunulmuş olup iş birliği süreçleri devam etmektedir.” FÜSUN KOCAMAN “MART 2020’DEN İTİBAREN TÜM HİZMETLERİMİZİ ÇEVRİM İÇİ MECRALARA TAŞIDIK” Bu süreçte hastaların iyi vakit geçirmesini ve bilgilenmesini sağlamak adına dijital araçlardan oldukça faydalandıklarının altını çizen Kocaman, Dijital Çay Saati’, Dijital Torun’ ve Bana Bir Hikâye Anlat’ gibi yenilikçi uygulamalarla hastaları bu süreçte de yalnız bırakmadıklarının altını çizdi.

alzheimer hastaliğinin tedavisinde yeni bir yaklaşim patlican yapraklari